Kale Mahallesi'nin 'çocuk işçileri' haklarından mahrum

  • 09:09 11 Aralık 2017
  • Çocuk

 

Habibe Eren 
 
ANKARA - Kale Mahallesi’nde  zamana direnen yıkılmaya yüz tutmuş evlerde yaşayan çocuklar, çalışmak zorunda bırakıldıkları için eğitim hakkından yararlanamıyor.
 
Her aranın bir sokağa çıktığı Ankara’daki Kale Mahallesi’nde zamana direnen yıkılmaya yüz tutmuş evlerde yaşayan çocuklar, yaşıtları gibi sokaklarda oynamak yerine çalışmak zorunda bırakılıyor. Kış koşullarına ve her geçen gün artan soğuk havaya incecik bluzlarla direnmeye çalışan çocuklar buna aldırış etmeseler de, onları ucuz iş gücü görerek eğitim hakkından mahrum bırakan sistem karşısında korumasızlar.  Bir yandan önlenebilir sebeplerle yaşamlarını yitiren, istismara maruz kalan, çalıştırılan, çalıştırılırken iş cinayetlerinde yaşamını yitiren, tutuklanan, işkence ve kötü muameleye maruz kalan çocuklar, çalışmak zorunda bırakıldıkları iş yükünün altında eziliyor. Kale’de yaşayan çocuklardan 13 yaşındaki Azad Demirkıran, dört yıldır Kale’de darbuka çalıyor. 7 kardeş olan Azad’ın diğer kardeşleri de onun gibi çalışıyor. Babası yaşamını yitirdikten sonra çalışmaya başladığını söyleyen Azad’ın annesi de temizlik işinde çalışıyor. 
 
'Kale'de bütün çocuklar böyledir'
 
İsminin "Özgürlük " anlamına geldiğini bildiğini söyleyen Azad, 7'inci sınıfa gitmesi gerekirken; kalede çalışmak zorunda olduğu için üç yıldır okula gidemiyor. Müzik eğitimi almak istediğini söyleyen Azad,  “Kale de çalışmak yerine okulda olmak isterdim “ diyor. Günde 20 ile 30 lira arasında para kazanan Azad, “Kale’de yaşamanın zorlukları da var kolaylıkları da” diyerek, "Koşullarımın daha iyi olmasını isterdim. Kale'de bütün çocuklar böyledir. Biz hepimiz sokaklarda çalışırız” ifadelerini kullanıyor. 
 
'Hastalara yardım etmek istiyorum'
 
En büyük hayalinin doktor olmak olduğunu söyleyen Azad, “ Hastalara yardım etmek istiyorum ve sağlıklarına kavuşsun istiyorum” diyor. 12 yaşındaki Ali Turan’da, Kale Mahallesi’ndeki okulda okuyor. Üç kardeş olan Ali’nin babası da, Kale içinde darbuka çalıyor.  Çalışmak yerine okula gitmek istediğini, en büyük hayalinin ise “Süperman” olmak olduğunu söyleyen Ali,  nedenini ise, “Mahalledeki kötüleri yakalamak” diye açıklıyor. 11 yaşındaki Umut Demirkıran ise 5’inci sınıfa gidiyor. “Ben de uçmak ve insanları kurtarmak istiyorum” diyen Umut’a yanında darbuka çalan arkadaşı Ahmet, "Bilim adamı olmak daha güzel” şeklinde cevap veriyor. 
 
'Ufak tefek hayallerim var'
 
15 yaşındaki Berkan Turan ailesi ise atık kağıt işçiliği yaparak yaşamını devam ettiriyor. Büyüyünce müzisyen olmak isteyen Berkan, ara sıra da okulda arkadaşlarına konser verdiğini söylüyor.  Müzisyen olma isteğini,  "Ufak tefek hayallerim var" diyerek anlatan Berkan, “Tek hayalim konservatuara gidebilmek” diyor.