Adıyamanlı kadınlar HES’e karşı direnişte

  • 17:14 2 Aralık 2017
  • Ekoloji

 

ADIYAMAN - Kâhta Çayı üzerine yapılmak istenen HES projesine karşı çıkan kadınlar, “Suyumuzun gitmesi demek, bizim ölümümüz demektir” dedi. 
 
Adıyaman’ın Kâhta ilçesindeki Milli Park Havzası’nda yer alan Kahta Çayı üzerine yapılmak istenen Hidroelektrik Santrali’ne (HES) karşı tepkiler sürüyor. Murat Enerji Elektirik Üretim Ticaret A.Ş.'ye ihale edilen ve “Karakuş” ismi verilen HES projesi için mahkeme kararı beklenmeden çalışmaların başlatılmasına karşı, Kâhta Çayı’nın önünde daha önce köylülerce yapılan protesto eylemine jandarma müdahale etmiş, müdahale sırasında 1 kişi fenalaşarak hastaneye kaldırılırken 3 kişi de gözaltına alınmıştı. Müdahaleye rağmen bölgeden ayrılmayan köylülerin tepkileri sonucu gözaltına alınan 3 kişi bir süre sonra serbest bırakıldı.
 
Koçtepe, Erikdere, Gölgeli, Bağözü, Yolaltı, Teymenli, Esendere ve Askeren köylerinin de aralarında olduğu 15 köyü olumsuz etkileyecek olan santrale karşı çalışma sahasındaki protestolara devam eden kadınlarsa santral yapımıyla tek su kaynakları olan çayın kurutulmak istendiğini belirtti. Kadınlar engellemelere rağmen sonunda ölüm bile olsa HES’in yapılmasına izin vermeyeceklerini ifade etti.
 
63 yaşındaki köylülerden Feride Kakarakaş,su kaynaklarının kurutulmasına izin vermeyeceklerini belirterek, “Bizi öldürmeden suyumuzu alamazlar. Buraya HES yapılmasını bugün de bırakmayız, yarın da bırakmayız. Ölümle sonuçlansa bile biz bunlara izin vermeyeceğiz. Bu su, hayvanlarımız, bahçelerimiz, topraklarımız için olmazsa olmazımızdır” diye konuştu.
 
‘Su olmazsa yaşayamayız’
 
Ne olursa olsun hiçbir şekilde yaşam kaynakları olan çayın üzerine santralin yapılmasına izin vermeyeceklerini belirten 70 yaşındaki Hatice Erşahin de, tepkisini şu sözlerle dile getirdi: “Bu suya yazıktır, günahtır. Bu halka yapılan bir zulümdür.  Bir su kaynağımız var, bunu da bize çok görüyorlar. Suyumuzun gitmesi demek, bizim ölümümüz demektir. Bu HES bizi öldürmeleri anlamına geliyor. HES’le birlikte biz, suyun dışında yaşamaya mecbur bırakılan balık gibi oluruz. Bu su olmasa burada yaşayamayız, gidecek yerimizde yoktur. Bunların merhameti yok mudur? Karşı olmamıza rağmen zorla yapmak istiyorlar.” 
 
55 yaşındaki Huriye Yücel de can pahasına da olsa kadınlar olarak HES’i yaptırmayacaklarını vurguladı. Seçim dönemlerinde kendilerinden oy isteyen partilere de seslenen Huriye, “Bizim yaşamımız, gelirimiz hepsi bu çaya bağlıdır. Seçim döneminde gelip bizden oy isteyenler nerededir ve neden yaşadıklarımızı görmüyorlar” diye sitem etti.