Evi atölyeye dönüştüren kadınlar: Yeter ki bir araya gelin!

  • 09:01 9 Ocak 2018
  • Emek/Ekonomi

 

Hikmet Tunç/Zeynep Turgut 
 
VAN - Süphan Mahallesi sakini kadınlar kolektif bir şekilde üretim yaparak evlerini adeta bir atölyeye dönüştürüyorlar. Hem kadın dayanışmasını hem de ortak yaşamı örgütleyen kadınlar, “Evdeki hiçbir kadın kendini çaresiz hissetmesin. En büyük çare yine kadının kendisidir. Yeter ki bir araya gelin” diyor. 
 
Van'ın Edremit İlçesine bağlı Süphan Mahallesi’nde yaşayan kadınlar el işi örgülerini kolektif bir üretimle açığa çıkarıyorlar. Hemen her gün belirli saatlerde bir araya gelen kadınlar bez bebekten tutun da şal ve patiğe kadar birbirinden renkli ürünleri dayanışma duygusunun naifliğiyle ilmek ilmek örüyorlar. 
 
Oldukça zahmetli olan bez bebek üretimini yapan Sevinç Erol, yapım sürecini şöyle anlatıyor: "İlk olarak ipin inceliğine göre seçtiğimiz tığla bebeğin elbiselerini örüyoruz. Ördükten sonra başka bir arkadaş içine pamuk yerleştirerek ve altına kullanılmış yoğurt kapağı yerleştirerek dikiyor. Yıllardır komşularımla bir araya gelerek böyle ortaklaşa el işi yapıyoruz. Kendi müşterilerimiz var. Bunları uygun fiyata satıyoruz. Elde ettiğimiz gelirle de çocukların okul ihtiyaçlarını evin mutfak masrafını çıkarıyoruz." 
 
‘Yeter ki kadın inançlı olsun’
 
Her kadının kendi ekonomisini oluşturarak erkeğe bağımlı yaşamın önüne geçmesi gerektiğini ifade eden Sevinç, “Çünkü erkek yaptığı iş sonucu elde ettiği maddi gelirle kadının üzerinde baskı kuruyor. Kadının erkeğe itaat etmesi gerektiğine inanıyor” diyor. 
 
Her kadının evindeki malzemeleri farklı ürünlere dönüştürebileceğini belirten Sevinç, “Yeter ki kadın inançlı olsun…  En azından günlük işlerini yaptıktan sonra izlediği ya da günlük ev işi sırasında izlediği o anlamsız dizilere ayıracağı zamanı bu şekilde değerlendirerek kendini daha iyi hissedebilir" önerisinde bulunuyor.
 
‘İyi hissetmeye çalışıyoruz’ 
 
Yaptıkları ürünlerin ve harcadıkları emeğin maddiyatla ölçülemeyeceğini dile getiren Saniye Erol ise "Ben ameliyatlıyım. Ameliyatlı olduğum için oturamıyorum. Yürürken bir bastondan yardım alıyorum. Oturunca da ayaklarımı uzatmak zorunda kalıyorum. Elbette bu işi yaparken insanın elleri, gözleri yoruluyor. Ne kadar yorulduğumuzu bir kenara bırakıp iyi hissetmeye çalışıyoruz” diyor. 
 
‘Yaptığım işten mutluyum’
 
Son dönemde kazandıkları paranın malzeme masraflarını karşılamadığını dile getiren Saniye, “Geçen yıla göre aldığımız naylon bebekler, ipler neredeyse iki katı zamlanmış” diye söylüyor. Buna rağmen kadınların bir araya gelip dayanışma duygusu ile çalışmasının çok zevkli olduğunu dile getiren Saniye, “Bir araya gelirken geliştirdiğimiz sohbetler, söylediğimiz şarkılar ile iyi vakit geçirmeye çalışıyoruz. Ben yaptığım işten mutluyum "şeklinde konuşuyor.
 
‘Yeter ki bir araya gelin’
 
Kolektif çalışma sırasında söylediği stranlarla acılarını ortaklaştıran Meryem Erol'un gözyaşlarını silmeye küçük kızı Rümeysa koşuyor. Meryem bizi duygulu bir atmosfere doğru sürüklüyor ama bir taraftan da kahkaha atarak kadınlara sesleniyor: "Emin olun ki hiçbir şey kendi emeğin sonucu kazandığın para kadar güzel bir şey yok. Evdeki hiçbir kadın kendini çaresiz hissetmesin. En büyük çare yine kadının kendisidir. Buradan kadınlara sesleniyorum. Komşunuzla bir araya gelin. Akrabalarınız olan kadınlarla bir araya gelin. Yeter ki bir araya gelin!”