‘Barış akademisyenlerinin suçuna ortak olmaya devam ediyoruz’

  • 14:31 11 Temmuz 2019
  • Güncel
İZMİR - Barış İçin Akademisyenlere destek olmak amacıyla savcılığa “Biz de bu sözlerin altına imza atıyoruz ve yasal sorumluluğu üstlenmeye hazırız” diyen 82 kişi, kamuoyuna duyarlılık ve dayanışma çağrısında bulundu.
 
İzmir’de Barış Akademisyenlerine destek olan ve aralarında Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İzmir Koordinasyon Kurulu Dönem Sekreteri Melih Yalçın’ın da bulunduğu 82 kişi hakkında dava açılmasına ilişkin İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri Alsancak’ta bulunan Mimarlık Merkezinde basın toplantısı düzenledi. Basın açıklaması öncesinde imzacı akademisyenlerden Feride Aksu Tanık ve Melih Yalçın kısa bir konuşma yaparken basın metnini hakkında dava açılanlar adına Vezan Karabulut okudu. Toplantının yapıldığı yerde “Barış talebi suçsa bu suça ortak olmaktan onur duyarız” yazılı pankart asıldı. 
 
Çeşitli meslek grubu ve toplum kesimlerinden 82 kişi 18 Ocak 2016 tarihinde İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’na “Biz de bu sözlerin altına imza atıyoruz ve yasal sorumluluğu üstlenmeye hazırız” diyerek başvuruda bulunmuştu.
 
‘Barış mücadelesi mutlaka kazanacaktır’
 
Basın toplantısı öncesinde söz alan akademisyen Feride Aksu Tanık, 2015 yılının yükselen şiddet ortamında akan kanı durduramamanın çaresizliğini yaşadıkları bir dönemde ‘suça ortak olmayacağız’ diyerek bir çığlık attıklarını belirtti. Feride, ötekileştirmeye maruz kaldıkları dönemde savcılığa ihbar eden çeşitli meslek grubundan yurttaşlara kendilerini yalnız bırakmadıkları için teşekkür ederek “Hiçbir davada, mahkeme salonunda tek başına, avukatıyla girmedi arkadaşlarımız. Bu süreçte de öyle olacak ve biz kazanacağız. Barış mücadelesi mutlaka kazanacaktır bu topraklarda” dedi.
 
‘Düşüncelerimiz değişmedi’
 
2 binden fazla akademisyenin “Bu suça ortak olmuyoruz” başlıklı Barış İçin Akademisyenler Bildirisini imzalayarak barış için ses verdiğini söyleyen imzacılardan Vezan Karabulut, metnin kamuoyu ile paylaşılmasının ardından, iktidar ve yandaşı olan medya tarafından hedef haline getirildiklerini, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına verilen dilekçenin ardından geçen 3,5 yıllık zamanda düşüncelerinden vazgeçmediklerini söyledi.
 
Kamuoyuna çağrı
 
Barış talebi nedeniyle ihraç edilen, hapis cezalarına çarptırılan barış akademisyenleri gibi söylediklerinin arkasında olduklarını belirten Vezan, devletin yurttaşlarına uyguladığı her türlü şiddetin son bulması gerektiğini ifade etti. Barış dilinin hakim olması, diyalog ve müzakere yoluyla barış arayışına öncelik verilmesi gerektiğini dile getiren Vezan, davaların hukuki bir dayanağı olmadığını ve mahkeme salonlarında barış talebini dillendirerek savunacaklarını beyan etti. İzmir kamuoyuna yan yana durma, barış talebini yükseltme çağrısında bulunan Vezan, halka karşı işlenen suçlara ortak olmayacaklarını söyledi.