Normalleşme uyarısı: Vaka sayısında pik yaşanabilir

  • 09:09 4 Haziran 2020
  • Güncel
Habibe Eren
 
ANKARA - “Normalleşme”nin ekonomik kaygılar üzerinden hayata geçirildiğini söyleyen Prof. Dr. Gülriz Erişgen, Türkiye’nin aktif vaka sayısında ilk beşte olduğunu ve önümüzdeki günlerde vaka sayısında tekrar pik seviyesine ulaşılabileceğini belirtti. Gülriz,  normalleşmeyi “Pandemi değil ekonomi yönetiliyor” sözleriyle değerlendirdi. 
 
Türkiye’de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın açıklamasının ardından 1 Haziran itibarıyla “normalleşme” süreci başladı. Bu kapsamda seyahat kısıtlaması kaldırılırken, kafeler, çay bahçeleri, lokantalar ve oteller açıldı.  Her gün bine yakın vakanın tespit edildiği, onlarca ölümün yaşandığı Türkiye’de “normalleşme adımlarını” erken bulan uzmanlar, vakaların artacağı ve tespitinde zorluklar yaşanacağı uyarısında bulunuyor.
 
Türk Tabipler Birliği (TTB) Covid- 19 İzleme Heyeti’nde yer alan Prof. Dr. Gülriz Erişgen, normalleşme sürecini değerlendirdi.
 
‘Aktif ve yeni vaka sayısında Türkiye ilk beşte’
 
TTB olarak bu süreçte normalleşmenin erken olduğunu sürekli savunduklarını anımsatan Gülriz, Sağlık Bakanı’nın “normalleşmenin olması için vaka sayısının 500’ün altına düşmesi” gerektiği açıklamasını hatırlattı. Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) kriterlerine göre normalleşmenin başlaması için vaka sayılarında ciddi düşüşlerin yaşanması gerektiğini altını çizen Gülriz, “Normalleşme sürecine girmesi için vaka sayısının binin altına düşmesi gerekiyordu. Ara ara düşüyor tekrar binin üzerine yükseliyor.  Vaka sayısında bir düşüş olduğunu söylemek mümkün değil. Yine DSÖ’nün verilerine göre aktif ve yeni vaka sayısı anlamında Türkiye beş ülke arasında” dedi.
 
‘Her ilde aynı şekilde gevşemeye gidilmesi yanlış’
 
Hükümetin adım atması için önce var olan durumu değerlendirmesi sonra adım atması gerektiğini ancak bu şekilde davranmadığını söyleyen Gülriz, önlemlerde gevşemenin bir anda gerçekleştiğini dile getirdi. Gülriz, “Biz sürekli olarak ‘gevşeme illere göre baz alınsın’ dedik o da olmadı, her ilde aynı anda gevşeme süreci başlatıldı. Bu yüzden hem erken buluyoruz hem de yöntem olarak uygun bulmuyoruz” diye konuştu.
 
'Ekonomik kaygılar üzerinden hayata geçirildi’
 
Normalleşmenin ekonomik kaygılar üzerinden hayata geçirildiğini vurgulayan Gülriz, “Sağlık üzerinden normalleşme süreci yürütülemedi ekonomik bir gerekçe oldu. Bunu bazı durumlarda da çok net gördük: Örneğin; 65 yaş üstüne yasaklar devam ediyor ama işletme sahibi işinde çalışabiliyor. Ya da 20 yaş ve 18 yaş altına sokağa çıkmak yasak ama kreşler açılıyor. Çünkü çalışan anne babaların çocuklarını bırakacak yer yok. Yani bir şekilde ekonomik kaygılarla normalleşme hayata geçirildi” diye belirtti. 
 
'Vakaların takibi zorlaşacak’
 
Özellikle seyahat yasağının kaldırılması ile vakaların tespit edilemeyeceğine dikkat çeken Gülriz,  sözlerini şöyle sürdürdü: “Sağlık Bakanı ‘vakalara çok hakimiz’ diyordu. Vakanın nereden kaynaklandığını, nereden alındığını, nereye taşıdığını kontrol ettiklerini söylüyorlardı ve bunun çok önemli olduğunu dile getiriyorlardı. Ama şimdi nasıl olacak?  Kontrol daha da zorlaşacak. Tabi şöyle bir durum da var; bir şekilde kolay değil bu kadar zaman eve kapanıp önlemlerle yaşamak kolay değil.  Elbette bir gevşeme söz konusu olduğunda tedbirler de elden bırakıldı. Çıkıp baktığınızda insanların kafelerin önünde kuyruklar oluşturduğunu, marketleri doldurduğunu, maskeleri doğru kullanmadığını görüyoruz.”
 
‘Vaka sayısında tekrar pik yaşanabilir’
 
Olası ikinci dalga tartışmalarına değinen Gülriz, “Aslında Dünya Sağlık Örgütü ‘buna dalga, değil pik demek daha doğru olur’ demiş. Biz tepe yaptık ve sonra bir plato çizdik. Bu düşüşleri tam olarak görmeden tekrar vakaların hızla artıp pik yapma olasılığı var. Şu anda bizim yaşamımızda olası durum bu. İkinci bir dalga, ‘salgın tamamen söndü denildikten sonra yeniden bir salgın başlaması’ anlamına geliyor. Biz ‘daha salgın bitmedi’ diyoruz. Hala yeni olgular var sayı da az değil. O yüzden bizim vaka sayımız tekrar artabilir ve pik yapabilir. Önlemler gevşemeye başladıktan bir iki hafta sonra gevşemenin yansımasını görürüz” dedi.
 
'Maskeyi ihmal etmemeliyiz'
 
Uzun bir süre boyunca sosyal mesafeye uyulması gerektiğini aktaran Gülriz, çok zorunlu olmadıkça yer değiştirilmemesi uyarısında bulundu. Teması en aza indirmek ve kalabalık alanlardan uzak durulması gerektiğini belirten Gülriz, “Zorunlu kaldığımız durumda da mutlaka maskeyi ihmal etmemek ve doğru kullanmak gerekiyor. Bunları çok sıkı bir şekilde uygulamamız gerekiyor. El hijyeni çok önemli. Salgının başında defalarca söyledik şimdi tekrar salgının başındaymışız gibi bu uyarıları tekrarlamamız gerekiyor. Sosyal mesafeye uyarak, mümkün olduğu kadar az temas etmemiz gerekiyor” şeklinde konuştu.
 
‘Ekonomiyi değil pandemiyi yönetmek gerekir’
 
Hükümetin TTB’nin önerilerini dikkate almadığını ve TTB’yi bu sürece dahil etmediğini vurgulayan Gülriz, şöyle konuştu: “TTB’nin söyledikleri kendisinin ürettiği şeyler değil. Dile getirdiklerimiz, yılların birikimi. Enfeksiyon alanında ve epidemiyoloji alanındaki gelişmeleri takip ederek önlemler oluşturuyoruz. Bunu bilimsel bilgi olarak dikkate alıp değerlendirmek önemli. Ekonomiyi değil pandemiyi yönetmek gerekir.  İnsanların sağlığını dikkate almak gerekir. Tabi Bilim Kurulu’nda değerli arkadaşlar var; ama onlar ne kadar dikkate alınıyor tam kestiremiyoruz. Tekrar tekrar TTB’nin dikkate alınması gerektiğini vurguluyoruz.”
 
'Bulaş riski en aza indirilmeli'
 
Gevşeme önlemlerinin sağlık kuruluşlarında da hayata geçirilmesi gerektiğine işaret eden Gülriz, Covid dışı hastaların uzun zamandır sağlık hakkına erişemediğini ve durumlarının kritik olduğunu aktardı.  Düzenlemeler yapılırken sağlık çalışanlarının sağlığına çok özen gösterilmesi gerektiği ve risk gruplarında bulaş riskinin en aza indirilmesi gerektiğini belirten Gülriz, “Tekrar tekrar bunları vurgulamak önemli. Hem hastaları hem de sağlık çalışanlarını riske atmayacak ve özlük haklarını zedelemeyecek şekilde olması gerekiyor” dedi.