Çocuk istismarını af tasarısına tepki: Çocuk ticaretidir

  • 09:03 14 Temmuz 2020
  • Güncel
İZMİR - Çocuk istismarının evlilik yoluyla affedilmesinin ve faillerin serbest bırakılmasının önünü açan yasa tasarısına tepki gösteren İzmir’de yaşayan kadınlar, “Bu çocuk ticaretidir ve ürkütücüdür” dedi.
 
Çocuk istismarının evlilik yoluyla affedilmesini ve faillerin serbest bırakılmasını sağlayacak yasa tasarısından, kadınların sokağa çıkarak ve sosyal medyadan gösterdikleri tepkiler sonucu geri adım atılsa da AKP-MHP iktidarının gündeminde yer almaya devam ediyor. Kadınlar tasarıya karşı,  11-12 Temmuz tarihlerinde birçok kentte eş zamanlı eylemler gerçekleştirerek, tasarının geçmesine izin vermeyeceklerini haykırdı.
 
Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) İzmir 2 Nolu Şube Sekreteri Zeliha Danyeli, Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) İzmir Şubesi önceki dönem Kadın Sekreteri Semra Ustabaş ve Kampüs Cadıları’ndan Dilan İpek, tasarıyı  ve kadınların tasarıya karşı verdikleri mücadeleyi değerlendirdi. 
 
‘Kız çocuklarının okullaşma oranı düştü’ 
 
Tasarının çocuk yaşta evliliklerin önünü açacağını ve kadınlara biçilen cinsiyetçi rollere tabi kılınarak evlere hapsedeceğini dile getiren Zeliha Danyeli, kendini ifade edemeyen bir toplum inşasının amaçlandığını kaydetti. TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) verilerine göre, 2012-2013 Eğitim Öğretim yılında okullaşma oranı yüzde 97,8 iken bu oranın 2018-2019 yılında 93,7’ye indiğini belirten Zeliha, “4+4+4 eğitim sisteminde kız çocuklarının okullaşma oranı oldukça geriledi. Yasa ile birlikte bu oranın daha gerilere düşeceğinin kaygılarını yaşıyoruz. Kız çocuklarının eğitim hakkının elinden alınıp sadece çocuk, hasta, yaşlı bakımı ve ev işlerinden sorumlu tutulması söz konusu” diye belirtti.
 
‘İstismar yasalarla sistematikleştiriliyor’
 
Tasarıda evlilik yaşının 13’e düşürülmesinin tartışıldığını, bu durumun Medeni Kanun'a uygun olmadığını belirten Zeliha, çocuğun fail ile evlendirilmesinin suç olduğuna vurgu yaptı. Yasadaki “rıza” şartına gönderme yapan Zeliha, “O yaştaki bir çocuğun rızası olamaz. Çocuğun ruhsal, bedensel olarak iyileştirilmesi gerekirken, yeniden istismara maruz bırakılıyor. Bu ne vicdana ne ahlaka sığacak bir olay” şeklinde konuştu. 
 
Zeliha, Eğitim Sen’li kadınlar olarak çocukların hayallerinin çalınmaması için her platformda sözlerini söyleyeceklerini  ifade etti.
 
‘Herkes istismarın karşısında durmalı’
 
SES’li Semra Ustabaş da çocuğun sadece bedensel değil ruhsal olarak da iyi olabilmesi için, çocuk hakları ihlalinin ve istismarın karşısında herkesin durması gerektiğinin altını çizdi. Çocuğun fiziksel ve irade olarak gelişmesinin tıbbi ve kültürel olarak 18 yaş olduğunu hatırlatan Semra, “Bir çocuğun ‘rızasını’ alarak fail ile evlendirmek kadar absürt bir şey olamaz. İstismarın affı olmaz. Çocuklar dokunmaları ayırt edemezler. O dokunmanın kötü bir dokunma olduğunu bile ayırt edemez. Böyle bir dokunmanın sorulması bile tüyler ürpertici” dedi.
 
‘İstismarcıları çıkarmak AKP politikası haline geldi’
 
Hükümetin İnfaz Yasası ile çok sayıda istismar failini  serbest bıraktığını vurgulayan Semra, “Uluslararası zeminde çok gerideyiz ama biz istismarcıları çıkartmak, cezalarını hafifletmek, beraat ettirmek derdindeyiz. Bu AKP’nin politikası haline geldi. Bunu özellikle din temelli yapıyor olmaları en kötüsü" diye belirtti. 
 
‘Çocuklara kulak verilmeli’ 
 
Semra, çocuğun kendisini bir şekilde ifade ettiğini ve çocuğa kulak vermek gerektiğinin altını çizerek, “Çocuğun birini sevmediğini davranışından, ses tonundan rahatlıkla anlarsınız. Alınganlığı, bağırması,  başarısızlığı, altına kaçırması gibi birçok şey ‘beni görün’ demektir. Yaşadığı şeyin etkisi ile yapar bunu. O nedenle çocuklara kulak vermek gerekir” diye ekledi. 
 
‘Yasa bir nevi çocuk ticaretinin önünü açıyor’
 
Tasarının, devletin 13 yaşı çocuk olarak görmediğini gösterdiğini aktaran Semra, “Bu çocuğun değil ailenin rızası demek. Ailelerin kendi aralarında konuşması, 13-14 yaşındaki çocuğun tecavüz suçunun ‘nasıl olsa parayla çözülüyor’ olması çocukların parayla alınıp satılabilir duruma gelmiş olması demek. Bence bu çocuk ticareti. Ürkütücü” sözlerini kullandı. 
 
‘Tasarı genç kadınların silikleştirilme çabası’
 
Kampüs Cadıları’ndan Dilan İpek, ortaöğretim öğrencilerinin demokratik lise, kendilerini temsil talebi görmezden gelinirken 13 yaşında bir çocuğun evlilik için rıza gösterebileceğinin düşünülmesinin genç kadınları silikleştirme çabasının bir parçası olduğunu ifade etti. “18 yaşına kadar oy kullanamayan bir gençten 13 yaşında, 14 yaşında cinsel saldırı durumunda rıza beklemek akıl dışı” diye konuşan Dilan, şunları söyledi: “Tasarı her kesimin tepkisini çekiyor. Üniversite kapalıyken kadınlar kampuslarda tepkisini gösteremese de yaşadıkları yerlerde öfkesini ortaya koymaya çalışıyor. Bu öfke belli oranda kendiliğinden, belli oranda bilinçli örgütleniyor. Bu öfkeyi doğrudan sorumluya yüklemek lazım. Tüm kadınların iradesini alanlara taşırmaya çalışacağız.”