İstanbul Sözleşmesinin uygulanması için çağrıda bulunuldu

  • 20:19 12 Ağustos 2020
  • Güncel
AYDIN - Kadınların tepkileri nedeniyle İstanbul Sözleşmesi hakkındaki toplantının ertelendiğini belirten Kuşadası Kadın Platformu, sözleşmenin kaldırılmasını değil uygulanmasını istedi. 
 
Kuşadası Kadın Platformu, İstanbul Sözleşmesini kaldırılmasına yönelik çabalara karşı tepki göstermek için Kuşadası Kent Meydanı’nda bir araya geldi. “Erkek devlet şiddetine karşı isyandayız” yazılı pankartın açıldığı basın açıklamasında “Kadın yaşam özgürlük”, “Jin jiyan azadi”, “Kadına yönelik şiddete son” “Erkek adalet değil gerçek adalet” sloganları atıldı. Basın açıklamasını Platform adına Mehlike Hepdemir okudu.
 
‘Kadınların tepkisi ile toplantı ertelendi’
 
Sözleşmenin akıbeti hakkında 5 Ağustos günü AKP MYK toplantısında karar verileceğini ancak ülke çapında verilen tepkilerle toplantının iptal edilerek 13 Ağustos'a ertelendiğini hatırlatan Mehlike, sözleşmenin TBMM’deki onay görüşmelerini incelendiğinde sürecin bilinçli ve açık bir şekilde yürütüldüğünü belirterek, “Önleme, koruma, kovuşturma, kadın politikalarını hayata geçirme gibi dört ana hattan oluşan sözleşmenin uygulamalarını hayata geçirip kadınları yaşatmak yerine dini ve siyaseti kullanarak, birileri, sözleşmeden rahatsızlık duyup, cinsel yönelim artacak, hatta aile içinde ensesti de unutarak  bu sözleşme kutsal aile yapısını dağıtıyor deyip, bunları bahane edip sözleşme kalksın istemekte… Bununla da yetinmeyip hadlerini aşarak Sözleşmeyi savunanlara dinsiz hatta fahişe bile demekte…Tüm bu söylemlere karşı ve sözleşmenin kaldırılmaması için alanlara çıkıp İstanbul Sözleşmesi yaşatır kaldırılmasın diyerek protesto eden mücadeleci kadınların karşısına devlet güvenlik güçlerini yığarak, ki kadın polislerle sözleşme için mücadele eden kadınları karşı karşıya getirip kırın kolunu diyerek şiddet uygulatmakta” şeklinde konuştu.
 
‘Sözleşmeye karşı çıkanlar şiddetin artmasında rol onuyorlar’
 
Sözleşmenin kadın ve kız çocuklarının toplumsal cinsiyete dayalı şiddete daha fazla maruz kaldıklarını ifade ederken, erkek ve erkek çocukları da kapsadığını söyleyen Mehlike, kişilerin kendi evlerinde veya dışarıda şiddet görebileceklerini, bu nedenle onlar için özel tedbirler ve hizmetler verilmesine dikkat çektiğini dile getirdi. Mehlike, “Çünkü failler savunmasız olduklarını bildikleri kişileri özellikle hedef seçer. Yani zihinsel, fiziksel engelliler, hamile kadınlar, madde bağımlıları, ulusal ve etnik azınlıklar, sığınmacılar, HİV taşıyanlar, evsizler, çocuklar, yaşlılar ve sözleşme hükümleri ayrımcılık yapılmaksızın uygulama görevi verdiği için, buna cinsel yönelim farkı gözetilmeksizin mağdurun haklarının korunması da dahildir der... Sözleşmeye karşı olanlar, sözleşmedeki cinsel yönelim ve toplumsal cinsiyet kavramlarını geleneklere ve toplumsal yapıya tehdit olarak gösterip bunları da nefret ve ayrımcı söyleyiş biçimleriyle, toplumsal cinsiyet temelli şiddet vakalarının artmasında da rol oynamakta” diye devam etti.
 
’12 yılda 3 bin 200 kadın katledildi’
 
Kadını birey olarak kabul etmeyen zihniyetle kaldırılmasını isteyenlerin şiddeti uygulayacak failleri cesaretlendirip daha fazla kadının katledilmesini meşru göstermeye çalışanlar olduğunu ifade eden Mehlike, “12 yılda 3 bin 200 kadın, yanı sıra sözleşmenin tartışması olan geçtiğimiz Temmuz ayında 36 kadın vahşice öldürüldü. Her ne kadar uygulamalarda eksiklikler olsa da, uygulamalar aşamasında verdiğimiz mücadelelerle sözleşme sayesinde kaç kadın hayata tutundu! Fakat; Sözleşmenin kaldırılmasını isteyen zihniyetlerin asıl düşüncesi, kadını eve kapatmak, hak aramasını önlemek, kocaya itaat ibadettir boynunu eğip biat etsin diyerek…yani kazanılmış haklarımızı erkek egemenliğine geri vermek istemektedir” şeklinde belirtti.
 
Sözleşme hakkındaki tartışmalara son verilerek sözleşmenin uygulanması konusunda ciddi çalışmalar yapması gerektiğini dile getiren Mehlike, sözleşmenin uygulanmasını talep etti. 
 
Açıklama sloganlarla sona erdi.