‘Şiddete karşı yükselen kadın isyanı sahiplenmeli’

  • 18:58 13 Ağustos 2020
  • Güncel
DİYARBAKIR - TJA ve DAKP iptal edilmek istenen İstanbul Sözleşmesi'ne ilişkin eylem gerçekleştirdi. Kadınlar, “Herkes evde, işte, sokakta yaşamlarını kuşatan şiddete karşı yükselen kadın isyanını sahiplenmeli”dedi.
 
Tevgara Jinên Azad (TJA) ve Dicle Amed Kadın Platformu (DAKP), gündemde olan  İstanbul Sözleşmesi’ne ilişkin  Dünya Kavşağı'nda bir araya geldi. Halkların Demokratik Partisi (HDP), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) il ve ilçe yöneticileri, Tutuklu ve Hükümlü Aileleri ile Yardımlaşma Dayanışma Derneği (TUHAY-DER) yöneticileri, Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kayıp Edenlerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (MEBYA-DER) yöneticileri ve katledilmeye çalışılan Mutlu Kaya’nın ailesi katıldı.
 
Açıklamada, "Haklarımızdan hayatlarımızdan vazgeçmiyoruz, İstanbul Sözleşmesi’ne dokunma uygula" pankartı "Kadın kırımına hayır", "İstanbul Sözleşmesi yaşatır", "Jin jiyan azadî" dövizleri açıldı.
 
Yürüyüş yapmak isteyen kadınlar polisler tarafından engellendi. Dünya Kavşağı’nda polis ablukası altında açıklama yapan kadınlar, "Jin Jiyan azadî", "Biji  berxwedana jinan", "Susmuyoruz korkmuyoruz itaat etmiyoruz" sloganları attı.
 
'İktidar için tehdit'
 
Bulundukları alanda açıklamayı, TJA ve DAKP adına Eğitim Sen Diyarbakır 2 Nolu Şube Eşbaşkanı Zuhal Sezer okudu. AKP iktidarının kendisi için tehdit olarak gördüğü kadın mücadelesi kazanımlarına saldırmaya devam ettiğini söyleyen Zuhal, AKP  iktidarından güç alan faillerin ise  her türlü şiddet,  katliam  ve tecavüz suçunu işlemeye devam ettiğini belirtti.
 
'Yükümlülükler kağıt üzerinde kaldı'
 
Devletin, kadına, çocuğa ve tüm dezavantajlı gruplara yönelik her türlü şiddeti önlemek ve onları korumakla, ekonomik alandaki eşitsizliği ortadan kaldırmakla yükümlü olduğunu dile getiren Zuhal,  "Ancak AKP hükümeti bu sorumluluğu yerine getirmek yerine şiddeti teşvik etmekte, istihdam alanlarından kadını uzaklaştırmaktadır. Son dönemde, imza atıldığı günden bu yana zaten uygulanmayan İstanbul Sözleşmesi’nin yükümlülüklerinden kağıt üzerinde dahi kurtulmak istemektedir.
 
İstanbul Sözleşmesi şiddetten korunma ve zararlarını ortadan kaldırma amacının da ötesinde  şiddeti önleyecek ve ortadan kaldıracak yol ve yöntemleri de tanımlayan bir belgedir. Sözleşmeyle aynı zamanda verilerin tutulması, analizlerinin yapılması, buna uygun politikalar ve çözümler getirilmesi, tüm kurum ve kuruluşlar tarafından etkin ve bütünlüklü olarak bu verilerin sağlanması hedeflenmektedir. Sözleşme aynı zamanda  toplumsal cinsiyet eşitliğini de temel almaktadır" dedi.
 
'Bir arada olmanın teminatı’
 
Zuhal, İstanbul Sözleşmesi’nin nefret diliyle beslenen ırkçı, gerici kesimlerce hedef alınmasının nedeninin sözleşmenin ırk, renk, dil, din, siyasi veya başka tür görüş, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği, medeni hal, göçmenlik statüsü gibi nedenlerle hiçbir kesimin ayrımcılığa uğramamasını temin etmesinden kaynaklı olduğuna dikkat çekti.
 
'Herkes sözleşmeyi sahiplenmeli'
 
Kadınlar olarak yaşamlarından haklarından  eşit ve özgür yaşam mücadelesinden vazgeçmeyeceklerini dile getiren Zuhal,  herkesi evde, işte, sokakta yaşamlarını kuşatan şiddete karşı yükselen kadın isyanını sahiplenmeye, iktidarı ise İstanbul Sözleşmesi’ni iptal etmek yerine gereklerini yerine getirmeye çağırdı.
 
Açıklamanın ardından beş dakikalık oturma eylemi yapıldı. Oturma eyleminden sonra müzik eşliğinde halay çekilerek sloganlar atıldı. Halayın ardından açıklama sona erdi.