Ankara'da ajanlaştırma faaliyeti: Kadınlardan korkuyorlar

  • 09:08 19 Ocak 2021
  • Güncel
Öznur Değer
 
ANKARA - Polisler tarafından yolları kesilerek “sohbet” adı altında ajanlaştırılmaya zorlanan HDP Gençlik Meclisi üyeleri Ezgi Orak ile Hatice Aras, bu politikaların kendilerini yıldıramayacağını vurguladı. Kadınlar, “En çok kadın gücünden korkulduğunu biliyoruz. Bu durum kadınları daha çok öfkelendirecek” dedi.
 
AKP ve MHP iktidarının sol, sosyalist ve muhalif kimlik taşıyan gençlere dönük baskı uygulamaları son süreçte ajanlaştırma politikaları ile sürdürülüyor. Özellikle Kürt gençler üzerinden yapılan ajanlaştırma çabası, tehdit, kaçırmada Ankara bir merkez haline geldi. Olağanüstü halde (OHAL) kendilerini Kamu Güvenlik Birimi (KGB) olarak tanıtan kişilerce gerçekleştirilen kaçırma vakalarından sonra, son süreçte üniversiteli çok sayıda genin önü polislerce kesiliyor.
 
İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) 2020’nin ilk 6 ayını içeren raporuna göre söz konusu uygulamalara maruz kalan 160 kişi, yıl içerisinde derneğe hukuki destek talebinde bulundu. Resmi kayıtlar dışında başvuruda bulunmayan çok sayıda kişi de dikkate alınırsa sayının çok daha fazla olduğu tahmin ediliyor.
 
Geçtiğimiz hafta Hakların Demokratik Partisi (HDP) Gençlik Meclisi üyesi Ezgi Orak ile Hatice Aras da polisin tehdit, takip ve ajanlaştırma politikasına maruz kaldı. İHD Ankara Şubesi’ne başvurarak, hukuki destek talebinde bulunan kadınlar, polisler hakkında suç duyurusunda bulundu. Ezgi ile Hatice, polisin gençler üzerinde sürdürdükleri baskı politikalarını değerlendirdi.
 
‘Baskı, yıldırma ve ajanlaştırma sistematik bir hal aldı’
 
Yaklaşık iki hafta önce Çankaya ilçesine bağlı Kızılay semtinde yer alan Sağlık Sokak’ta polisler tarafından durdurularak konuşmaya zorlandığını dile getiren Ezgi Orak, polisler tarafından arkadaşları hakkında bilgi vermesi için zorlandığını belirtti. Polisin baskılarına en sert biçimiyle Ankara’da tanıklık ettiklerini kaydeden Ezgi, gençler ve özelde ise genç kadınlar üzerinde büyük bir baskı, yıldırma ve ajanlaştırma politikası uygulandığını söyledi. Ezgi, bu uygulamaların sistematik hale geldiğine işaret ederken, “Her yerde GBT, gözaltı veya şiddetle tehdit etme ve taciz etme politikaları sıkça yaşanıyor. Bu politikalarla gençlerin yılacağı ve bastırılacağı düşünülüyor. Ancak aksine daha çok direnen, daha çok mücadele etmek isteyen gençlerle karşı karşıya kalıyorlar. Bu da onların bu politikalarının işlevsiz olduğunu gösteriyor” sözlerine yer verdi.
 
‘Yaşanacaklardan biz sorumlu değiliz’ tehdidi
 
27 Kasım’da da evine yapılan baskınla gözaltına alınan ve 4 gün boyunca gözaltında tutulan Ezgi, gözaltı süresi boyunca polislerin tehdidi ile karşılaştığını anımsattı. Ezgi polislerin, gözaltında bulunduğu süre içerisinde yürütecekleri baskı politikasının ipuçlarını verdiğini anımsatarak kendisine, “Yaşanacaklardan biz sorumlu değiliz. Seni zaten bulacağız, tenhada yakalayacağız. Şenlik dağılacak sonucunda bir acı yel kalacak” şeklinde tehditte bulunduğunu belirtti. Ezgi, serbest bırakıldıktan sonra polislerin söz konusu tehditlerini pratikte gösterdiğini kaydetti.
 
‘Kadın gücünden korkuluyor’
 
13 Ocak’ta imza atmaya gittiği Cebeci Şehit Büro Öztekin Karakolu’nda sürekli takip ve taciz edildiği 2 polis tarafından “sohbet” adı altında konuşmaya zorlandığını sözlerine ekleyen Ezgi polislerin, “Sen de arkadaşların gibi faaliyet yürütmeye devam edersen başına gelecekleri biliyorsun” tehdidine maruz kaldığını aktardı. Ezgi, “Gençlik faaliyetlerimizi illegalize etmeye çalışıyorlar. Türkiye'nin her yerinde bu tür çalışmaları yürüten genç kadınların var olduğunu biliyoruz. En çok kadınlar üzerine gidildiğini ve en çok kadın gücünden korkulduğunu biliyoruz. Bu durum kadınları daha çok öfkelendirecek” şeklinde konuştu.
 
‘Gençlik onurlu direnişini ön planda tuttu’
 
12 Ocak'ta işten eve gittiği sırada evinin önünde polisler tarafından durdurularak konuşmaya zorlandığını ifade eden Hatice Aras ise “AKP ve MHP diktatörlüğünün uyguladığı ajanlaştırma ve yıldırma politikalarının Kürt illeri ve Türkiye genelinde gençler üzerinde yürütülmeye devam edildiğini söyledi. "Gençik bu politikalar karşısında yılmayacak" diyen Hatice,  gençliğin bu tür politikalara karşı onurlu direnişini her zaman ön planda tuttuğunu vurguladı.
 
‘Onurlu mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz’
 
Hatice, devamında yaşadıklarını şöyle aktardı: “Beni durdurarak ısrarla konuşmak istediklerini söylediler. Ben istemediğimi belirtsem de zorlamaya devam ettiler. Bu durumun hukuksuzca olduğunu söyleyerek konuşmayacağımı söyledim. Ben onları reddedince ‘Seninle yakın bir zamanda görüşeceğiz’ diye tehdit etmeye başladılar. Sonrasında da sürekli takip etmeye ve araba ile kendilerini gösterecek şekilde önümden geçmeye başladılar. AKP ve MHP’nin kuklası haline gelmiş emniyetin tehdit, baskı ve tacizlerine asla boyun eğmeyeceğiz. Gençlik olarak tüm baskılara rağmen haklı ve onurlu mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz.”