‘Açlık Grevlerini İzleme Koordinasyonu’ kuruluşunu deklare etti

  • 18:35 22 Ocak 2021
  • Güncel
VAN - Van’da faaliyet yürüten sivil toplum kuruluşları, cezaevlerindeki açlık grevini yakından izlemek için “Açlık Grevlerini İzleme Koordinasyonu” kurdu. Koordinasyonun kuruluş deklarasyonunda gerekli adımların bir an önce atılması çağrısında bulunuldu.
 
Van Hakkari Tabip Odası, Türkiye İnsan Hakları Vakfı ( TİHV) Van Temsilciliği, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Van Şubesi, Van Barosu, İnsan Hakları Derneği (İHD) Van Şubesi, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası ( SES) Van Şubesi ve Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Yardımlaşma Derneği (TUHAY DER) Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Van Şubeler Platformu binasında yaptığı açıklama ile “Açlık Grevlerini İzleme Koordinasyonu”nun kuruluşunu deklare etti. Ortak deklarasyonu ÖHD’li avukat Ekin Yeter okudu.
 
‘İnfaz koşulları ağırlaştırılarak aleyhe bir durum yaratılmıştır’
 
Türkiye’de bulunan cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerinin sonlandırılması ve ağırlaşan infaz koşullarının düzeltilmesi, İmralı Cezaevi’nde uzun zamandır sürdürülen tecride karşı siyasi tutsakların 27 Kasım tarihinde açlık grevine başladığını belirten Ekin, Türkiye’de bulunan cezaevlerinde uzun zamandır hak ihlallerinin yaşandığını kaydetti. Ekin, “Özellikle pandemi süreci bahane edilerek, 7242 sayılı infaz Kanunu Değişikliği ile TMK kapsamındaki mahpuslar bakımında infaz koşulları daha da ağırlaştırılarak aleyhe bir durum yaratılmıştır. Yine pandemi süreci hapishanelerde koruyucu ve önleyici tedbirler alındığı bir süreç olarak değil, iletişim ve haberleşmenin, etkinliklerin, görüşlerin sınırlandırıldığı ve hak ihlallerinin artığı bir süreç olarak ilerlemiştir” dedi.
 
‘Mandela kurallarına CPT tavsiyelerine aykırıdır’
 
İmralı Cezaevi’ndeki koşullar için daha önce açlık grevinin yapıldığını ve grevlerin etkisiyle tecridin geçici olarak kaldırıldığının ama ardından görüş yasaklarının yeniden devreye girdiğinin altını çizen Ekin, “Bu uygulama BM Mandele Kurallarına, CPT tavsiyelerine ve 5275 sayılı infaz kanuna aykırıdır. Adalet Bakanlığı tarafından bir an evvel yasal olmayan bu uygulamaya son verilmeli, gerek aile gerek avukat görüşleri gerçekleştirilmelidir. Pandemi sürecinde artarak devam eden tüm bu hak ihlallerine son verilerek, insanlık onuruna yakışır muamele yapılması, işkence kötü muamele ve diğer hak ihlallerinin ortadan kaldırılması, hasta mahpusların tedavilerinin aksatılmadan gerçekleştirilmesi, hastane sevkleri sonrası karantina koşullarının tecrit işkencesi uygulamasına dönüştürülmesinin önlenmesi hususunda Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Meclis İnsan Hakları İnceleme Komisyonu, Kamu Denetçiliği Kurumları ve ilgili tüm kurum ve kuruluşlar görevlerini yapmalıdır” şeklinde konuştu.
 
‘Gerekli adımlar atılsın’
 
Ekin son olarak, “hak, hukuk ve sağlık örgütleri” olarak süresiz-dönüşümlü açlık grevine giren tutsakların sağlıklarının tehlikeye girmemesi için Adalet Bakanlığı’na, “hak ihlallerinin sonlandırılması ve tecridin kaldırılması için bir an önce adım atma” çağrısı yaptı.