Tutsak yakınları 'tek tip'e karşı mücadele yöntemlerini tartıştı

  • 15:18 14 Ocak 2018
  • Güncel

 

HABER MERKEZİ - Cezaevlerinde hayata geçirilmek istenen "tek tip" kıyafet dayatmasına karşı dayanışmanın önemine dikkat çeken tutsak yakınları, "Tek tip kıyafet ile Kürt halkının iradesinin teslim alınmak istendiğini söyledi. 
 
Olağanüstü Hal (OHAL) kapsamında çıkarılan 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile cezaevlerinde uygulanacak olan "tek tip" kıyafet dayatmasını tartışmak amacıyla Diyarbakır ve Van'da tutsak aileleri öncülüğünde panel düzenlendi.  Diyarbakır'da Halkların Demokratik Partisi (HDP) il binasındaki Vedat Aydın Konferans Salonu'nda düzenlenen panelde, "14 Temmuz Ruhuyla Tek Tipleştirmeye Karşı Direnelim" pankartı asıldı. Panele, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Leyla Güven, HDP Diyarbakır Milletvekili Sibel Yiğitalp, Nimetullah Erdoğmuş, HDP Diyarbakır İl Eşbaşkanı Filiz Buluttekin, Tevgera Jinên Azad (TJA) aktivisti Gülcihan Şimşek , Barış Anneleri Meclisi üyeleri ile çok sayıda tutsak yakını katıldı. 
 
Bir dakikalık saygı duruşuyla başlayan panel,  "Faşizm ve tek tip kıyafet" başlığıyla hazırlanan sinevizyon gösterimi ile devam etti.  Sinevizyon bitiminde katılımcılar alkış çalarak "Biji berxwedana zindanan" sloganı attı. 
 
'Tek tip provokasyondur'
 
Ardından konuşan HDP Diyarbakır Milletvekili Sibel Yiğitalp, zor ve tarihi bir dönemden geçildiğini söyleyerek, son iki yıldır Kürdistan ve Türkiye'de yaşanan sürece işaret etti. Cezaevlerinin Kürt özgürlük mücadelesinin direniş hattı olduğunu dile getiren Sibel, iktidarın burayı kendine göre dizayn etmeye çalıştığını sözlerine ekledi.  Tutsakların tek tip kıyafet giymemesi halinde yaptırıma tabi tutulacağını vurgulayan Sibel, "Tik tip demek kişiliksizleştirmek, iradesizleştirmektir. Tek tip provokasyondur, irade kırmaktır, katliamdır. Aileler olarak bunu kabul eder miyiz? Etmeyiz tabiki. Bu süreci yürütende yaratanda AKP Hükümetidir. Siz bunu dayatırsanız ölmeyi göze alırlar kabul etmezler. Eğer bunu dayatırsanız katliam yapmak istiyorsunuz demektir. Yol yakınken bu uygulamadan  vazgeçin" dedi.
 
'14 Temmuz ruhu ile direneceğiz'
 
DTK Eşbaşkanı Leyla Güven de Ortadoğu'da Kürtlersiz bir çözümün amaçlandığını belirterek, Kürtlerin kazanımlarına tahammül edilmediğini kaydetti.  Cezaevlerinde dayatılmak istenen "tek tip" kıyafet ile  Kürt halkının iradesinin teslim alınamayacağını söyleyen Leyla, "Biz tekrar söylüyoruz 14 Temmuz ruhuyla direneceğiz. Bunu söyleyenler Kürtlerin direnişine baksınlar. Zindanlarda uğradıkları yenilgilere baksınlar. Kürtler her türlü bedeli ödemiştir ancak iradesini teslim etmemiştir. Cezaevleri bu direnişi nerden alıyor? 18 yıldır İmralı Cezaevinde tek başına tutulan sayın Öcalan'dan alıyor" ifadelerini kullandı. 
 
Kürt kadınlarının her yerde olduğu gibi cezaevlerinde de "tek tip" dayatmasına karşı direnişe öncülük edeceklerini belirten Leyla,  "Tutsaklar içerde direniyor bizde DTK olarak dışarıda direneceğiz. Siyasi tutsaklar onurumuzdur onlara sahip çıkacağız" diye ekledi. 
 
Daha sonra HDP Diyarbakır Milletvekili Nimetullah Erdoğmuş da "tek tip kıyafet" uygulamasına ilişkin görüşlerini dile getirdi.  
 
Yapılan konuşmaların ardından panel, tutsak ailelerinin görüş ve önerileri ile basına kapalı olarak devam etti. 
 
Van
 
HDP Van İl Örgütü tarafından da "Son siyasi süreç" konulu panel Van Ticaret ve Sanayi Odası'nda (VANTSO) düzenlendi. Panele HDP Mardin Milletvekili Mithat Sancar, HDP Van Milletvekilleri Bedia Özgökçe Ertan, HDP Van İl Eş Başkanları Yadişen Karabulak, Ümit Dede, Asrın Hukuk Bürosu Avukatların Newroz Uysal, Özgür Hukukçular Platformu üyesi avukatlar, Barış Anneleri Meclisi, Tevgera Jinên Azad (TJA) aktivistleri, DTK temsilcileri  ile çok sayıda kişi katıldı.
 
Panelin yapıldığı salona "Son siyasi süreci değerlendirmek üzere halkla birlikte bir araya geliyoruz" yazılı pankart asıldı. Saygı duruşunun ardından HDP Van İl Eş Başkanı Avukat Ümit Dede konuşmasında OHAL ilanı ile birlikte yaşanan sürece dikkat çekti. 
 
Asrın Hukuk Bürosu avukatı Newroz Uysal,  PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın tutuklu bulunduğu İmralı koşullarının ağır olduğunu söyledi. Abdullah Öcalan'ın milyonların iradesini temsil etmesine rağmen tarihin en büyük ağır tecritlerinden birine maruz kaldığını ifade eden Newroz,  şunları söyledi:" 
 
'Tecrit ve siyasal süreç birbiri ile bağlantılı'
 
1999'dan bu yana neden böyle bir tecrit uygulanıyor, tecrit ile ne amaçlanıyor.  15 Temmuz'dan bu yana OHAL ilan edildi ve o günden bu yana Sayın Öcalan ile bir görüşme gerçekleşmiyor. Hükümet OHAL politikalarını İmralı'ya uyguluyor.  Ne zaman operasyonlar artarsa, baskılar artarsa ilk olarak Sayın Öcalan'ın sesinin duyulmasını engellemek için İmralı'nın kapılarını kilitliyor.  İmralı'ya uygulanan tecritle birlikte katliamlar, tutuklamalar artmıştır. Öcalan cezaevinde zamana yayılmış bir işkence ile karşılaştı. Bu yönde gerçekleştirdiğimiz tüm başvurulardan sonuç alamadık. Sayın Öcalan 2011 yılından bu yana avukatlarıyla görüştürülmüyor. Tecrit ve yaşanan siyasal süreç tamamen birbiriyle bağlantılıdır. Tecrit ile Sayın Öcalan'ı unutturmak istiyorlar. Sayın Öcalan'ın fikirlerinden korkuyorlar. Kendisinin tutuklanmasıyla Kürt hareketini tasfiye etmek istenildiğini söylemişti. İşte bugün de yine hedef budur ve Kürt halkının meşru mücadelesini tasfiye etmektir.  Tecridin kaldırılması ise halkımızın mücadelesi ile mümkündür." 
 
Ardından KHK ile yasallaştırılan "tek tip" kıyafet uygulamasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan avukat Deniz Yıldız, cezaevlerinde ihlallerin yıllardır yaşandığını ve tek tipin bu anlamda ilk olmadığını hatırlattı.  
 
'Tek tip kıyafet tekçi anlayışın tezahürüdür'
 
HDP Mardin Milletvekili Mithat Sancar da tecrit ve "tek tip" kıyafetin sadece bir hukuku meselesi olmadığını ve onun ötesinde bir anlam içerdiğini kaydetti. Tek tip kıyafetin bir sistem olduğunu vurgulayan Mithat,  bütün otokratik yapıların tek tip kıyafeti önlerine ilk hedef olarak koyduğunu belirtti.  Mithat, "12 Eylül cuntasının bu dönemde ki uygulamalarını unutmadık. Tek tip uygulamalarının sadece iktidarların bir çabası değil, aynı zamanda içeride bulunan devrimcilerin onurlu mücadelesinin, direnişinin gerekçesidir. Tek tip kıyafet tekçi anlayışının tezahürüdür. Şu anda iktidar bulunan AKP, MHP ve Ergenekon koalisyonu toplumu bu tek tip cenderesine sıkıştırmaya çalışıyor. Ama Kürt halkı buna boyun eğmeyecek, onuru için mücadelesine devam edecektir" şeklinde konuştu. 
 
Yapılan konuşmaların ardından panel sona erdi.