Elif Kısa’nın duruşması 1 Nisan’da: Savunma yapabilecek bir iddianame yok

  • 09:10 28 Mart 2020
  • Hukuk
HABER MERKEZİ – Görüşçüsü olduğu bir tutsağa giysi götürmesi ve para yatırması suç delili sayılarak tutuklanan 64 yaşındaki hasta tutsak Elif Kısa’nın yargılandığı davanın ilk duruşması 1 Nisan’da. Duruşma öncesi dosyayı değerlendiren Elif’in avukatı Özgür Çıkın, “Ortada savunma yapabilecek bir suçlama yok. Muhalifleri örgüt üyesi olarak gören anlayış karşısında savunma yapacağız” dedi. Elif’in kızı Hatice Özdemir ise annesi için dayanışma çağrısında bulundu.
 
Dünyayı ve Türkiye’yi etkisi altına alan koronavirüs (Covid-19) pandemisi nedeniyle cezaevleri yüksek risk grubunda. Cezaevleri için alınan önlemler görüş yasağının ötesine geçmezken, cezaevlerinde ne hijyen koşulları sağlanıyor ne de tahliyeler gerçekleştiriliyor. Son olarak tahliyelerin önünü açan üçüncü yargı paketinin, siyasi tutsakları kapsamaması tepki topluyor. İnsan Hakları Derneği’nin son verilerine göre bin 300’ün üzerinde hasta tutsak, koronavirüs tehdidi karşısında acil tahliye bekliyor. Hasta tutsaklardan biri de 3 Aralık 2019 tarihinden bu yana Elbistan E Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Elbistan İlçe yöneticisi Elif Kısa.
 
Maraş’ın Elbistan ilçesinde Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla 3 Aralık 2019 tarihinde eşi Ali Kısa ile birlikte gözaltına alınan 64 yaşındaki Elif Kısa, aynı günün akşamında “örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek” iddiasıyla tutuklanmıştı. Biri ağır olmak üzere iki engelli çocuğu olan Elif ve Ali’nin tutukluluğuna yapılan itiraz neticesinde 6 Aralık 2019 tarihinde Ali Kısa serbest bırakılırken, Elif Kısa hala tutuklu. Birçok hastalığı bulunan Elif’in 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde tutuklanmasına ve engelli çocuklarının yalnız bırakılmasına tepki yağsa da tüm tepkiler görmezden gelindi. Elif’in tutuklu olması en çok da zihinsel engeli bulunan İsmail ile konuşma ve işitme engeli bulunan Ahmet’i etkiliyor. 
 
Elif’in Kahramanmaraş 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde 1 Nisan’da görülecek duruşması öncesi avukatı Özgür Çıkın ve kızı Hatice Özdemir tutukluluk sürecine ilişkin konuştu.
 
‘Adli Tıp, ölüme ramak kala rapor veriyor’
 
Cezaevi koşullarının kapasitenin üstünde insanın bulunmasının da etkisiyle zaten yaşanılır koşullarının bulunmadığını ifade eden Elif’in avukatı Özgür Çıkın, koronavirüs salgını nedeniyle cezaevlerinin hasta tutsaklar için daha tehlikeli alanlar haline geldiğini belirtti. “Hasta tutsakların tahliyesi için Adli Tıp raporu isteniyor. Adli Tıp da ölüme ramak kala ‘Cezaevinde kalamaz’ raporu veriyor” diyen Özgür, gündemde olan “tahliye paketini” şöyle değerlendirdi: “Şimdi cinsel istismar, uyuşturucu, kadın cinayeti suçluları, Şule Çet’in, Ceren Damar’ın failleri çıkacak. Gazeteciler, siyasetçiler, sanatçılar, aydınlar, belediye başkanları ‘terör zanlısı’, ‘örgüt üyesi’ olarak yatmaktalar. Egemen siyasi anlayışın böyle bir bakış açısı var. Elif Kısa da ‘örgüte üye olmak’tan yargılanıyor. Hakimi, savcısı, Adalet Bakanlığı, yüksek yargısıyla bu bakış açısı bütünleşmiş durumda. Biz bu bakış açısı karşısında duruşmaya çıkacağız. Endişe yaratan bir durum.”
 
Gizli tanığın ifadesi 6 Mart’ta alındı
 
Elif Kısa hakkındaki iddianamenin kabul edilmesinin ardından 4 ay sonraya duruşma tarihi verilmesine işaret eden avukat Özgür, “Mahkeme, iş yükü fazla olan bir mahkeme değil. İstanbul, Ankara gibi yoğunluk olmamasına rağmen mahkeme, duruşmayı dört ay sonrasına bıraktı” dedi. İddianamede suç delili olarak yer alan gizli tanık beyanlarını da değerlendiren Özgür, gizli tanığın 6 Mart’ta dinlendiğini söyledi. Özgür, gizli tanık beyanlarında “suç delili sayılabilecek hiçbir şeyin olmadığına” dikkat çekerken, “Öyle bir iddianame ki, iddiasız. Ortada savunma yapabilecek bir suçlama yok. İddianame hazırlıyorlar ama bomboş. Kolluk fezlekesini kopyalayıp yapıştırıyorlar, iddianame olarak mahkemeye sunuyorlar. Yasalara, insan haklarına aykırı bir iddianame” ifadelerini kullandı.
 
“İnsanlar ne ile suçlandıklarını bile bilmiyorlar. ‘İddiamızın delili iddiamızdır’ anlayışı var” diyen Özgür, egemen siyasi anlayışın düşman olarak kodladığı tüm kesimlerin yargılamasında bu anlayışın ortaya çıktığına dikkat çekti.
 
‘Hemşerisinin cenazesine katılmak suçlama konusu’
 
Elif Kısa’nın cezaevine temiz kıyafet götürdüğü, görüşçüsü olduğu tutsağa para yatırdığı için “örgüt üyesi olmakla” suçlandığını dile getiren Özgür, şöyle konuştu: “Sizin yönetiminiz bunu kabul etmiş. Cezaevi savcısından tutun cezaevi müdürüne kadar hepsi suçlu o zaman. Yaralayıcı ifadeler var. Dilek Doğan’ı anımsarsınız. Polis bir insanı evinin içinde katletti. İddianamede ‘DHKP-C kapsamında yapılan arama ve araştırmalarda ortaya çıkan arbede sonucu vurularak öldürülen Dilek Doğan’ın cenazesine katılmak’ suçlama konusu. Dilek bizim hemşerimiz. Herkes katıldı cenazesine, binlerce kişi katıldı. Örgüte üye olmanın delili sayılmış, cenazeye katılmak. Dilek’e dair ifadeler, kadına bakış açılarıdır. Egemen siyasi anlayışın bakış açısı bu. Bunlara karşı duruşmaya çıkacağız.”
 
1 Nisan’da görülecek duruşmadan tahliye kararı çıkmasını beklediklerini söyleyen Özgür, “Adli tedbirler uygulanarak bırakılabilir. Ancak ‘Deliller toplanmadı, karartma şüphesi’ gibi ifadelerle tutukluluğun devamı gibi bir karar da çıkabilir. Umarım hukuk adalet yerini bulur. Haksız tutukluluk son bulur” ifadelerini kullandı.
 
‘Cezaevleri boşaltılmazsa katliam olur’
 
Elif’in kızı Hatice Özdemir de koronavirüs salgını nedeniyle kaygılarının arttığını belirtti. “Bizler dışarıda virüsten korunmak için birçok imkana sahibiz ama cezaevleri için bunu söylemek mümkün değil” diyen Hatice, cezaevlerinde virüse karşı hijyen, yeterli beslenme gibi konularda yeteri kadar tedbir alınmadığını kaydetti. Hasta tutsaklar için cezaevleri daha riskli bir hal alırken, annesi Elif’in de birinci risk grubunda olduğunu ifade eden Elif, “Annem, bakanın verdiği onay ile vasisine vasi olmuş ve şimdi bu suç sayılıyor. Hasta haliyle cezaevinde. Bu yapılacak iş değil, basite alınacak iş değil. Eğer cezaevleri acil boşaltılmazsa katliam olur. Bunun sorumlusu da hükümet olur” diye konuştu.
 
Elif’in ilk duruşmasının 1 Nisan’da görüleceğini belirten Hatice, “Tüm duyarlı dostlara, avukatlara sesleniyorum. Lütfen annemi yalnız bırakmayın. Annemin serbest bırakılacağını umuyorum, bırakılmalıdır da. Annem hasta bir tutsak ve onu arayan 44 yaşında zihinsel engelli bir bebeği var. Tüm yetkilileri bu konuda duyarlı olmaya çağırıyorum. Daha kötü sonuçlar olmadan gereken önlem alınsın, cezaevleri boşaltılsın” dedi.