Sağlık Platformu: Bir can daha kaybetmek istemiyoruz

  • 14:04 25 Haziran 2020
  • Sağlık
DİYARBAKIR - Şüpheli şekilde yaşamını yitiren hemşire Bedia Menteşe ve sağlık alanında yaşanan sorunlara ilişkin açıklama yapan Diyarbakır Sağlık Platformu, bir can daha kaybetmek istemediklerinin altını çizerek, “Mücadelemize devam edeceğiz” dedi.
 
Diyarbakır Sağlık Platformu, Dicle Üniversitesi Hastanesi’nde görev yapan ve şüpheli şekilde yaşamını yitiren hemşire Bedia Menteşe ve sağlık çalışanlarının kötü çalışma koşullarına ilişkin açıklama yaptı. Dicle Üniversitesi Hastanesi Başhekimlik binası önünde yapılan açıklamada siyah bez açan platform üyeleri, “Performansa hayır”, “Taşeron çalışma yasaklansın”, “Covid-19 meslek hastalığıdır” ve “Mobinge ve baskıya son” yazılı dövizler taşındı. Açıklamayı platform adına Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Diyarbakır Şube Eşbaşkanı Gülhan Tekin yaptı.
 
‘Yaşamayacak duruma soktular’
 
Çalışma sisteminin sağlık alanında intiharların artmasına neden olduğunu belirten Gülhan, “AKP iktidarının bu ülkeye getirdiği Sağlıkta Dönüşüm Programı ile birlikte sağlık hizmetlerinin toplum yararından daha çok işletme mantığının öne çıktığı bir anlayışla verilmesi ve sağlık alanının güvencesizleştirilmesi sonucunda sağlıkta artan intiharları ve nedenlerini sürekli gündeme getiriyoruz. Sağlıkta dönüşüm programı sorunları gidermiyor aslında artırıyor. Genelgeler yönetmenlikler ve yöneticilerin keyfi kararları artık biz çalışanları yaşayamayacak duruma soktu” diye belirtti.
 
‘Bu intiharlar iş cinayetidir’
 
Pandemi sürecinde sağlık emekçilerinin çalışma koşullarının daha da kötüleştiğini kaydeden Gülhan, sağlık çalışanlarında psikososyal risklerin artması, mobbing, kronik yorgunluk, işyeri stresi ve şiddette artış gibi durumların yaşandığını dile getirdi. İktidarın, sağlık hizmeti sunumunda sağlık emekçilerinin yaşadığı sorunları görmezden gelmeye devam ettiğini söyleyen Gülhan, “Dün bu hastanede hematoloji biriminde çalışan hemşire arkadaşımız, nöbette olduğu sırada intihar ederek yaşamına son verdi. Bu kaybın derin üzüntüsünü yaşıyoruz. Çocuğunu bırakacak 7/24 hizmet veren bir kreş yoktu. Yıllardır talep ettiğimiz her işyerine kreşler sağlanmış olsaydı arkadaşımızın en azından bu sorunu giderilmiş olacaktı. Kendisi gibi hemşire olan eşi, Covid’ten kaynaklı izoleydi ve Covid pandemisi nedeniyle yakınlarını göremeyen milyonlarca sağlıkçıdan biriydi. Bu intiharları iş kazası ve iş cinayeti olarak görüyoruz” sözlerine yer verdi.
 
‘Sağlık emekçileri ölüyor’
 
Sağlık emekçisi kadınların toplumsal cinsiyet eşitsizliğine maruz kaldığına işaret eden Gülhan, bunun yanında güvencesiz koşullarda çalıştırıldığının altını çizdi. Gülhan, “Ekonomik ve özlük haklarının sürekli tırpanlanması, çalışma koşullarının her geçen gün ağırlaşması ve iş yükünün artması yaşamlarından vazgeçmelerine neden oluyor. Sağlık emekçileri ölüyor” dedi.
 
‘Bir can daha kaybetmek istemiyoruz’
 
Gülhan, açıklamanın devamında şunları dile getirdi: “Sağlığın bir ekip işi olduğunu ve bu ekibin tümüne pandemi döneminde çift maaş, yıpranma payı ve bir derece verilmesi talebimizi tekrarlıyoruz. Hem kendi sağlığımızı hem de toplumun sağlığını korumak için bizler varız. Adaletsiz, eşitsiz ve iş barışını bozan uygulamaların sona erdirilmesi için hastane ve rektörlük yöneticilerinin, alınan kararları tekrardan değerlendirmesini ve ivedilikle olumlu kararların alınmasını bekliyoruz. Artık bir can daha kaybetmek istemiyoruz. Arkadaşımızın ailesine ve tüm sağlık emekçilerine başsağlığı diliyor, emekçilerin haklı taleplerinin karşılanması için mücadelemize devam edeceğimizi belirtiyoruz.”