‘Sağlık Bakanı sağlık çalışanlarının bakanı olsun’

  • 09:03 19 Kasım 2020
  • Sağlık
ANKARA - Devam eden pandemi sürecindeki koşullarına ilişkin konuşan SES Ankara Şubesi Yönetim Kurulu üyesi Sabiha Akdeniz Günay, sağlık emekçilerine yönelik önleyici tedbirlerin alınmamasına tepki gösterirken, “Sağlık çalışanları ölürse toplum ölür. Sağlık Bakanlığına sesleniyorum, onun tek görevi Covid verilerini açıklamak değil. Sağlık çalışanlarının bakanı olması gerektiğini söylüyorum” dedi.
 
Koronavirüs (Covid-19) vakasının ilk açıklandığı 11 Mart tarihinden bu yana gündemden düşmeyen konulardan biri sağlık emekçilerinin çalışma koşulları. Sağlık emekçileri, ekipman yetersizliği, çalışma saatleri ve ek ödenek alamama gibi birçok sorundan şikayetçi olurken, tüm tepkilere ve çağrılara rağmen çalışma koşullarında iyileştirilme yapılmadı. Pandemide ikinci dalga nedeniyle adım adım başlayan “karantina sürecinde” sağlık emekçileri, yetersiz önlemler sonucunda koronavirüsten yaşamını yitirmeye devam ediyor.
 
Sağlık emekçilerinin koşulları, yıllık izinlerin iptali ile istifalarının kabul edilmemesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Ankara Şube Yönetim Kurulu üyesi Sabiha Akdeniz Günay, Sağlık Bakanlığı’na seslenerek, “sağlık emekçilerinin bakanı olması” çağrısında bulundu.
 
‘Sağlık çalışanlarını korursanız toplumu korursunuz’
 
Sağlık çalışanlarının görevinin hastaları tedavi etmek ve toplumu hastalığa karşı bilinçlendirmek olduğunu vurgulayan Sabiha, Covid-19 pandemisinin tüm dünyayı etkisi altına aldığına işaret etti. Türkiye’de ise 11 Mart’tan bu yana pandemin varlığına dikkat çeken Sabiha, tedbirlerin geç alındığını söyledi. Sabiha, sağlık emekçilerinin bu süreçte desteklenmesi gerektiğini kaydederken, “Sağlık çalışanlarının korunması gerektiğini her platformda dile getirdik. ‘Sağlık çalışanlarını korursanız toplumu korursunuz’ dedik. O günlerde balkonlara çıkıp alkışlandık daha sonrasında ise sağlık çalışanlarının tek sorunu maddi sorunlarmış gibi Covid ek ödeme tablolarıyla karşılaştık. Bu ödeme tablosu bile ne yazık ülkemizdeki hastanelerde çalışan tüm sağlık çalışanlarını kapsamadı. Bu çok rencide edici ve ekip ruhunu zedeleyen bir davranıştı” ifadeleriyle tepkisini dile getirdi.
 
‘Sağlık çalışanları ölürse toplum ölür’
 
Pandeminin başından beri sağlık koruyucu ekipman sıkıntılarının olduğunu söylediklerini ifade eden Sabiha, yetkililerin kendilerine ekipman sıkıntılarının olmadığını, sağlık emekçilerinin mesafeye dikkat etmediklerinden dolayı hasta olduklarını belirttiklerini kaydetti. Sabiha, hastanelerde hastaları tedavi etmeye çalışırlarken hasta olduklarını ifade ederek, “‘Sağlık çalışanları ölürse toplum ölür’ dedik. Şu anda da her gün 3, 5 sağlık çalışanı yaşamını yitiriyor. Bu bir sayı değildir. Nasıl ki bir hastanın ölümü ile yüz hastanın ölümünde aynı duyguyu yaşarsanız, sağlık çalışanları da sayı değil insandır. Sağlık çalışanlarının, bu sürecin en önemli özneleri olarak tanımlanmaları gerekirken, ne yazık ki ülkemizde yürütülen pandemi yönetim politikalarında sağlık çalışanları yok sayılıyor. Buradan Sağlık Bakanlığına sesleniyorum, onun tek görevi Covid verilerini açıklamak değil, sağlık çalışanlarının bakanı olması gerektiğini söylüyorum. Bakanlığın görevi, genelgelerle izinlerin iptal edilmesi, emekliliklerinin geri çekilmesi, istifalarının reddedilmesiyle yaptırım ve zoraki bir davranışla sağlık çalışanlarının moral ve motivasyonlarını düşürmek değil, moral ve motivasyonlarını artırıcı önlemler almaktır” diye konuştu.
 
‘Biz gerçekten tükeniyoruz…’
 
“Biz çok iyi değiliz. Biz artık fiziksel olarak kendimizi iyi hissetmiyoruz” diyen Sabiha, sözlerine şu şekilde devam etti: “Birçok arkadaşımız yoğun bakımda Covid-19 tedavisi görüyor. Artık biz de ölüyoruz. Bu, toplumda oluşamayan pandemi bilincinin bize çıktısıdır. Siz fiziksel ve manevi açıdan sürekli çöküşü yaşarsanız, Covid tedavisi gören hastaları iyileştiremezsiniz. Bu işi yönetenler bunları görmezden geliyor. Biz gerçekten tükeniyoruz çünkü artık kendimize yetemiyoruz. Bir insan eğer kendine yetemezse etrafına hiç yetemez. Biz de insanız ve insani olarak temel gereksinimlerimiz var. Bir anneyim ben ve benim de bir çocuğum var, benim de annem babam var. Onların da sorumluluğunu yerine getirememek, Covid-19 hastalarla çalışıp eve gidiyor olmak bizi tükenme noktasına getirdi.”
 
‘Şu an hangi hastanede pandemi ek ödemeleri yapılıyor?’
 
Üniversite hastanelerindeki durumlara da dikkat çeken Sabiha, Bakanlık tarafından yayımlanan genelgelerin üniversite hastanelerinde geç faaliyete girdiğini dile getirerek, “Bizler de üniversite hastanelerinde hasta bakıyoruz. Üniversite hastanelerinde kritik hasta da var. Buradan YÖK Başkanı Yekta Saraç’a sormak istiyorum, ‘Üniversite hastaneleriyle ilgili bugüne kadar tek bir açıklama yaptı mı?’ Covid-19 ek ödenekleri Ağustos ayında çıkmıştı ama biz üniversite hastanesi çalışanları olarak hala bir ödenek almış değiliz. Bizler yoksulluk sınırının altında maaş alıyoruz. Toplumda algılandığı gibi çok yüksek maaşlar almıyoruz. ‘Şu an hangi hastanede pandemi ek ödemeleri yapılıyor?’ Ben üniversite hastanesinde bir sağlık çalışanı olarak böyle bir para almadım. Toplumdaki ‘Sağlık çalışanları ölüyor ama biz de onlara para veriyoruz’ algısının, yönetenler tarafından derhal düzeltilmesi gerekiyor. Bu son derece onur kırıcı bir durumdur” şeklinde konuştu.
 
‘Ülkeyi yönetenler hayatımız hakkında önlem almıyor’
 
Sabiha, “Bu işi severek yapmazsanız başarılı da olamazsınız” ifadelerini vurgulayarak, kötü yönetilen pandemi sürecinin sağlık çalışanları üzerinde büyük etkiler doğurduğuna işaret etti. Sabiha, “Siz yaşatmak için canınızı ortaya koyuyorsunuz ama aynı zamanda yaşamak da istiyorsunuz. Bu ülkeyi yönetenlerin hayatımız hakkında önlem almadığını düşünüyoruz. Toplum normalleşme raporuyla her şeyin normalleştiğini düşünüyor. Bilimsel sonuçların bizi tatmin etmesini isteriz. Hasta sayısında bir azalma göremiyoruz biz. İnsan kaybetmek çok kolay ama insan yaşatmak çok zor. Biz yaşatan tarafın aktörleriyiz ama sağlık çalışanları olarak da yaşamak istiyoruz. Bize yönelik radikal önlemlerin alınması gerekiyor. Biz sağlık ve sosyal hizmet emekçileri, tüm varlığımızla Covid mücadelesi verirken ne yazık ki bu süreci fırsata çeviren birtakım yöneticiler personel kırımına gidiyor” dedi.   
 
‘Biz umudu kaybediyoruz’
 
Mesleğin önemli kısmının kadınlardan oluşmasına rağmen pandemi sürecinde kadınlara yönelik hiçbir çalışmanın yapılmadığının altını çizen Sabiha, sağlık çalışanlarının çöküntülerinin giderilmesi talebinde bulundu. Sabiha, maddi koşullarının da iyileştirilmesi gerektiğini söyleyerek, “Ek ödenekler, performanslar gibi şeylerin tamamının onur kırıcı davranışlar olduğunu düşünüyorum. Biz umudu kaybediyoruz, çünkü çağrımıza kimse kulak vermiyor. Psikolojik destek alma zamanımız bile yok ki bize şurayı burayı arayın diyorlar. Sağlık çalışanlarının aktif çalıştığı alanlarda destek mekanizmalarının devreye girmesi gerekiyor. Pandemiyi yönetenler, sağlık çalışanlarını görmezden gelmeyin. Sağlık çalışanları varsa siz varsınız” ifadelerini kullandı.
 
‘Beslenme, barınma ve ulaşım gibi kaynaklar devreye koyulmalı’
 
Beslenme ve barınma sıkıntıları da yaşadıklarını sözlerine ekleyen Sabiha, bu konuda yerel yönetimlerle işbirliği yapılması gerektiğine işaret etti. Sabiha, şu talepleri sıraladı: “Sağlık çalışanlarının en azından karantinada oldukları süreçte beslenme, barınma ve ulaşım gibi kaynakların devreye koyulması gerekiyor. Sağlık çalışanları için servis hizmeti de oluşmalıdır. Toplu taşıma kullanan sağlık çalışanlarının da enfekte olma riski çok fazla. Ulaşım ve beslenme önemli noktalardan biri.”