Hekimler böbrek kanserine karşı uyarıyor

  • 09:03 28 Şubat 2018
  • Sağlık

 

HABER MERKEZİ - Kanser türleri arasında 8. sırada yer alan böbrek kanseri yüzde 25 gibi ileri bir evrede teşhis edilebiliyor. Ailesinde genç yaşta böbrek kanseri gelişen kişilerde ise risk üç kat daha fazla. 
 
Böbrek kanseri Türkiye'de erkeklerde 100 bin kişide 6,3, kadınlarda ise 3,5 oranında görülüyor ve sıklık açısından tüm kanser türleri arasında sekizinci sırada yer alıyor. Böbrek hücrelerinin kontrolsüz büyümesiyle ortaya çıkan bir hastalık olan böbrek kanseri genellikle böbrek bölgesinde ağrı, idrarda kanama veya ele gelen şişlik şeklinde kendini gösteriyor. Hastalığın teşhisi genelde bu yakınmalar nedeniyle, bazen de başka bir rahatsızlık nedeniyle yapılan karın bölgesi görüntülemeleriyle konuyor. 
 
En yaygın belirtiler
 
Böbrek kanserinin en yaygın belirtileri ise özetle şöyle: "Özellikle böğür bölgesinde çok şiddetli olmayan ağrılar, idrarda kanama ve böbrek bölgesinde şişlik. Bu yakınmalar karın içerisindeki çoğu hastalıkta görülse de özellikle idrarda kanamayla birlikte seyrettiğinde böbrek tümörlerinden şüphelenmek gerekir. Eğer tümör kemik, akciğer, beyin gibi organlara sıçrama göstermiş ise bu yayılıma bağlı olarak öksürük, balgamda kan, kemik ağrıları ve beyin tutulumuna bağlı rahatsızlıklar da görülebilir. Bunun yanı sıra kansere bağlı olarak tüm kanserlerde görülebilecek halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı gibi belirtiler böbrek kanserinde de görülebilir."
 
Ailesinde olanlarda risk 3 kat daha fazla
 
Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Mahmut Gümüş, yüzde 25 oranında ileri evrede teşhis edilen böbrek kanseri konusundaki toplumsal farkındalığın yeterli seviyede olmadığına işaret ederken, yenilikçi tedavi yöntemlerinin umut verici olduğunu söyledi. Mahmut Gümüş, böbrek kanserinin genetik geçişi ve tedavisi konusunda şunları ekledi: 
 
"Ailesinde özellikle genç yaşta böbrek kanseri gelişenlerde böbrek kanseri gelişme riski normal kişilere nazaran yaklaşık üç kat artmıştır. Hastalığın oluşumunda özellikle genetik bozukluklar rol almakla birlikte bu hastalığın irsi olarak geçiş göstermesine yol açmamaktadır. Diğer kanserlere benzer şekilde, böbrek kanseriyle ilişkili genetik sendromlar tüm böbrek kanserlerinin yüzde 4 ila 5'ini oluşturmaktadır.
 
Artık ölümcül değil kronik bir hastalık
 
Yaklaşık 10 yıl öncesine kadar bu hastalıkta tedavi olanakları hayli kısıtlı iken, günümüzde çok farklı hedefe yönelik ilaçlar böbrek kanserinin tedavisinde yerini almıştır. Böbrek kanserinin oluşum mekanizmalarının anlaşılmasıyla bu sürecin baskılanmasına yönelik ilaçlar tedavideki yerlerini almışlardır. Genelde ağız yoluyla alınan bu tedavilerle böbrek kanseri artık ölümcül bir hastalık olmaktan çıkıp kronik hastalıklar arasında sayılmaya başlanmıştır. Ayrıca yine son yıllarda bağışıklık sisteminin aktivasyonu üzerinden etkili olan immüoterapi yaklaşımları da gelecek için ümit vadetmektedir.
 
Sigara risk faktörü
 
Diğer kanser türlerinde olduğu gibi şişmanlığa yol açacak yağdan ve karbonhidrattan zengin beslenme ve bunun sonucu oluşan şişmanlık hemen hemen tüm kanserlerin gelişmesi için bir risk faktörüdür. Burada değinilmesi gereken daha önemli bir konu sigara kullanımıdır. Böbrek kanserleri için sigara kullanımı ciddi bir risk faktörü olarak karşımıza çıkmaktadır.
 
İnsanlarımızın sigara kullanımı, şişmanlık ve buna neden olan beslenme alışkanlıklarını değiştirmeleri hastalığa yakalanma risklerini azaltacaktır. Bunun yanı sıra hastalarımızın özellikle hastalığın tedavisi aşamasında gerekli tedavi yaklaşımlarını uygun bir şekilde almaları ve bu tedavi olanaklarına ulaşım noktasında yapabileceğimiz bazı şeyler mutlaka vardır ve bunları değerlendirmek sorunu tümden çözmese bile kesinlikle azaltacaktır."