Abdullah Öcalan’ın HDP değerlendirmeleri ve çözüm önerileri

  • 09:04 2 Temmuz 2020
  • Güncel
Safiye Alağaş
 
İSTANBUL - HDP, PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın önerileriyle demokratik çözüme katkı sağlamak için kuruldu. Bugün milyonlarca seçmeni olan, toplumun her kesiminin ifade bulduğu HDP’nin kurulması ve büyümesi için her fırsatta öneri sunan ve eleştiren Abdullah Öcalan, demokratik çözüm için HDP’nin önemine sürekli vurgu yaptı. 
 
Halkların Demokratik Kongresi (HDK) oluşumunun 12 Ekim 2012 tarihinden partileşme kararı almasıyla Halkların Demokratik Partisi (HDP), siyasetteki yerini aldı. HDP, birçok sol kesimin yanı sıra feminist hareketler, LGBT dernekleri, sendikalar, farklı inanç ve halkları temsil eden etnik girişimlerin de dahil olduğu bir parti konumunda yerini aldı. 
 
İmralı Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde tutulan PKK Lideri Abdullah Öcalan HDP’nin kuruluşundan önce ve kurulduktan sonra HDP’nin demokratik çözüme katkı sağlaması için gelişmesi gerektiğini söyleyerek, perspektifler verdi.
 
‘Çatı partisi önemli bir ihtiyaçtır’  
 
2009 yılında avukatları ile yaptığı görüşmede Türkiye sol hareketi ve demokrat kesimlere aynı çatı altında bir araya gelinmesi önerisinde bulunan Abdullah Öcalan, başka bir görüşmede yaptığı çatı partisi önerisini  de hatırlatıyor: “Bu konuda aydın, yazarlar ve demokrat çevreler sorumluluk almalıdır. Ben öyle kimlik ayrımı da yapmıyorum, kendisini bu alan içinde ifade etmek isteyenler yer alabilir. Önemli olan demokratik duruşun gelişmesidir. Çatı partisi önemli bir ihtiyaçtır. Çatı partisi perspektifinde sosyalist birlik daraltıcı olur. Demokratik birlik esas alınmalı, bu temelde geniş tutulmalı. Sosyalist birlik, çatı partisinin ruhuna terstir. Çatı partisi geniş olmalı, içerisinde tüm kesimler kendini temsil edebilmeli. Demokratik ilkeler etrafında bir araya gelinmeli. Bu demokratik birlikte; Türkiye solu, liberaller, demokrasiye inanan dindarlar, İslami kesim bu çatı partisi içerisinde yer alabilmeli. Önemli olan içeriktir, demokratik birliğin hayata geçirilmesidir.” 
 
Abdullah Öcalan, HDK’nin kurulduğu 2011 yılına kadar birçok kez çatı partisi önerisini hatırlatarak aydın ve yazarların bu konuda sorumluluk alması çağrısında bulundu.
 
‘Çok planlı ve örgütlü işler yapmalısınız’
 
HDK, 12 Ekim 2012 tarihinden partileşme kararı alarak HDP’yi kurdu. Abdullah Öcalan HDP’nin ortaya çıkmasının ardından demokratik siyaset ve demokratik çözümün gelişmesi için birçok öneride bulunmaya devam etti. Demokratik çözüm sürecinde heyette yer alan HDP’lilere önerilerde bulunan Abdullah Öcalan, 23 Şubat 2013’de yaptığı görüşmede şunları belirtti: “Çok planlı ve örgütlü işler yapmalısınız. Biraz bürokratik ve hantal kalıyor. Ertuğrul’a (Ertuğrul Kürkçü) söyleyin kırk yıldır Türk solunu taşıyorum. Daha fazla kendilerine güvenmeliler. Daha fazla kitleselleşsinler. Dar kalıyorsunuz.”
 
‘HDP doğru bir proje’
 
24 Haziran 2013 görüşmesinde HDP’nin yeterince işlenmediği eleştirisini yapan Abdullah Öcalan, “Biz demokratik sosyalist bir hareketiz. Hepimiz için ortak bir örgüt gerekiyor. 70’lerden beri bunu istiyoruz. Milliyetçi örgütler bunu hep engelledi. HDK-HDP doğru bir projedir, isimlendirme de doğrudur. Ama işlemiyor işte. Partinin milletvekillerinin olması pozisyonu belirleyicidir, değil mi?” diye soruyor. 
 
‘Tarihin ruhuna uygun çalışarak kendi ruhunu örgüte vermek önemli’
 
21 Temmuz 2013’deki görüşmede kimsenin parti şovenizmine kapılmaması gerektiğini vurgulayan Abdullah Öcalan ,“Tarihin ruhuna uygun çalışarak kendi ruhunu örgüte vermektir önemli olan. Ben bile burada Türkiye solundan daha birlikçiyim. Alevi, kadın, Türk, Çerkes demeden herkes girmelidir. Gerekirse milletvekilleri genel partide birleşebilirler, öneri olarak söylüyorum. Taksim sonrası rüzgardan da yararlanıp zamanın ruhuna uygun bir şekilde yeni parti olarak çıkış yapabilirler. Türk emekçilerini de örgütlemek gerekir. Birkaç vekil oraya geçip işte Taksim sonrası beklenen yeni parti doğdu havası yaratabilir. Seri, çarpıcı hareket etmelisiniz. Tonlarca aydın var. Vedat Türkali yaşlanmış ama halen konuşuyor işte. Çok selamımı söyleyin. Ankara Konferansının bileşenlerini partileştireceksiniz aslında. Konferansın pratikleşmesi böyle olur. Bir iki hafta içinde yoğunlaşın. Hem vekilleri hem konferansın ruhunu partiye taşıyın. ESP, Levent Tüzel onlar katılsınlar. Bizim imkanlarımız çoktur, değerlendirin. Devlet de bunun önünde engel olmayacak. Kürtlerde de böyle dar gruplar var. HDP'de bir program yok, önder yok. Bizden ne istiyor solcular? Saf sosyalizm mi istiyorlar? Yok böyle bir şey. İhsan Eliaçık onlar da olabilir partide. Değişik kesimlere yer verilebilir” önerilerinde bulunuyor. 
 
‘Parti meclisinde üçte biri gençlerden oluşmalı’
 
14 Ekim 2013’deki görüşmede parti meclisinin (PM) üçte birinin gençlerden olması gerektiğini ifade eden Abdullah Öcalan, “Aktif siyasi genç çalışanlardan pratik çalışma için yararlanılmalıdır. Sayıya çok takılmam. Ama üçte bir gençler olmalı” diyor. 
 
‘HDP tarih komisyonu kurabilir’
 
7 Aralık 2013 tarihindeki görüşmesinde HDP’nin tarih üzerine yoğunlaşması önerisinde bulunan Abdullah Öcalan, şu ifadeleri kullanıyor: “Tarih üzerine HDP olarak yoğunlaşmalısınız. Soldan bir sürü eleştiri geliyor. Tarih sosyolojiktir. Tarih hem sosyalleştirilmeli, hem de siyasileştirilmelidir. Tarih sosyolojileştirilmeli, sosyoloji de tarihselleştirilmelidir. Tarih ve analitik yöntem birlikte kullanılmalıdır. Analitik yöntem tek başına iflas etmiştir. HDP buna yoğunlaşırsa mutlaka başarır. Tarihsiz bir sol olamaz.” 
 
4 Mart 2014 tarihindeki görüşmesinde ise tarih komisyonu önerisinde bulunarak, “HDP bir tarih komisyonu kurabilir. Tarihe devrimci bir bakış geliştirirseniz bu enstrümanları onların elinden alabilirsiniz. HDP-HDK, BDP ve DTK’nin tecrübesinden yararlanarak aynı hatalara düşmemeli, gereken yaratıcılığı göstermelidir. BDP ve HDP’yi, aydınları, hepinizi eleştiriyorum. Fazlasıyla 12 Eylül ve Gladiocu çevreler hepinizi pasifize etti. Bu saldırılarda da görüyorsunuz. Dün izledim, Ertuğrul’a otuz kişi saldırıyor. Beni dinlemiyorsunuz. Öz savunma gücünü anlayamadınız. MİT Müsteşarıyla görüştüğünüzde asıl müzakere konusu budur. Ona deyin ki, gerekli tedbirleri almazsa biz öz savunma tedbirlerimizi alırız. Sindirilmişsiniz, gürül gürül karşı koyacaksınız. Çünkü siz devletle müzakere pozisyonundasınız. Bunu iyi kullanacaksınız” ifadelerini kullanıyor. 
 
‘Farklılık evrensel bir kuraldır’
 
15 Nisan 2014’te HDP’nin gerçekleştirdiği kongre sonrası önerilerde bulunan Abdullah Öcalan, “HDP demokratik sosyalizm partisi olabilir. Kimse burayı istismar, kendine alan sağlamak için kullanmaya kalkmasın. HDP kitle partisidir, Demokratik Sosyalizm Partisidir. Türkiye’nin bölünen solunu toparlamaya çalışıyoruz. Merkezileşmede demokratik sosyalizm ne kadar önemli ise, tabana doğru örgütlenme ve dallanma da o kadar önemlidir. Bir ağaç düşünün, tek dallı olabilir mi? Ağacın birçok dalı vardır. Farklılık evrensel bir kuraldır. Monolitik ilke ise faşizmdir” diye belirtiyor. 
 
‘HDP’yi daha doğmadan boğacaklar’
 
1 Haziran 2014 tarihindeki görüşmesinde HDP’nin tek demokrasi ışığı olduğu vurgusunu yapan Abdullah Öcalan, “Herkes ciddi olacak. Sandığınızdan yüz kat daha ciddi bir hareketiz. HDP demokratik, ekolojist ve feminist bir harekettir. Şimdi bunlar HDP’yi boğmaya çalışıyor. O bakanlara da söyleyin, bu saldırı birlikleri, linç hareketleri devam ettikçe biz silahları bırakmayacağız. Biz enayi miyiz? HDP’yi daha doğmadan boğacaksınız, ondan sonra da silahları bırakın diyeceksiniz! Böyle şey olur mu? Biz gücümüzü on kat daha arttıracağız” diye konuşuyor. 
 
‘Her gün oyunlarına yeni halkalar ekliyorlar’ 
 
25 Nisan 2014’te tüm gücüyle HDK ve HDP’nin oluşumuna katkı sunmaya çalıştığının altını çizen Abdullah Öcalan,  şunları belirtiyor:  “Hegamonik sistemin tüm karşı çabalarına rağmen asla geri adım atmadık. Hep ‘ülke, millet ve devlet’ bütünlüğünden bahseden hegamonik oligarşik güçler, ardına kadar ayrılıkçılığı ve bölücülüğü dayatmakla maskelerini düşürmek durumunda kaldılar. Çok karşı çıktıkları Kürtçülüğün arkasındaki temel güç oldular. Hatta Kürt ulus-devletçiliğinin mimarisinde rol oynadılar. Bunlar her gün bu oyunlarına yeni halkalar ekleyerek gerçek bölücüler olduklarını kanıtlamaya devam ediyorlar. Bizler, Kürdistan Özgürlük Hareketi’nin tüm bileşenleri ise var gücümüzle, halklarımızın birlik çabalarıyla her iki tarafta yaşanan bu yönlü tüm ayrılıkçı dayatmalara yanıt veriyoruz.”
 
‘Çözümleyici olan demokratik siyasettir’
 
Abdullah Öcalan, tecrit nedeniyle avukatlarıyla 8 yıl aradan sonra 2019 yılında görüşebildi. 12 Haziran 2019’da yapılan üçüncü görüşmede mevcut siyaset tarzında ideolojik ve teorik boşluk gözlemlediğini ailecilik, kabilecilik, aşiretçilik tarzıyla doğru siyaset yapılmasının mümkün olmadığını, esas ve çözümleyici olanın demokratik siyaset olduğunu ifade etti. Toplumsal sorunlara çözüm konusunda üretim, yaratıcılık ve inşa temelli demokratik belediyeciliğinin geliştirilmesi ihtiyacını dile getiren Abdullah Öcalan, bu konularda HDP’nin demokrasinin katalizörü olma rolünü oynaması gerekliliğini vurguluyor. 
 
‘3’üncü yol çizgisini korumalı’
 
18 Haziran 2019’da avukatlarıyla yaptığı görüşmede HDP’nin önemine bir kez daha değinerek, şu mesajı veriyor: “Çözüm Sürecine ilişkin daha derinleştirilmiş ve netleşmiş bir tutumdan bahsettim. Mevcut gelişmelere de bu perspektiften baktım. Çözüm süreci sonrasına damgasını vuran ve Türkiye’nin geleneksel ikilemini aşmayan, dolayısıyla sürekli çatışmacı ve kutuplaştırıcı üslubun başta Kürt sorunu olmak üzere tüm toplumsal sorunları ağırlaştırdığı ortaya çıkmış bir sonuçtur. Cumhur ve Millet İttifaklarının bu gerçekliğine karşılık HDP’de ifadesini bulan Demokratik İttifak ve bağlantılı demokratik müzakere opsiyonu çözüm odaklı olmayı esas almıştır. Önümüzdeki dönemde gerek iç toplumsal gerek bölgesel ve küresel sorunların daha da ağırlaşacağını göz önünde bulundurarak bu üçüncü yol tavrının korunması büyük bir önem ve anlam ifade etmektedir. Bu çerçevede HDP’de vücut bulan Demokratik İttifak anlayışı, güncel seçim tartışmalarına taraf ve payanda yapılmamalıdır. Demokratik İttifakın önemi ve tarihsel anlamı mevcut ikilemlere kendine angaje etmemesi ve şimdiye kadar olduğu gibi seçimlerdeki tarafsız çizgisinde ısrar etmesidir. Demokratik uzlaşı, özgür siyaset ve evrensel hukuk üçlü sacayağına dayalı çizgi en doğru ve sonuç üretici siyasi platform durumundadır. İlgili tüm çevreleri bu temelde duyarlı olmaya çağırıyorum.”
 
‘Bir ayak olmak zorundasınız’
 
Abdullah Öcalan 3 Mart 2020’de kardeşi Mehmet Öcalan ile İmralı Ada Cezaevi’nde yaptığı görüşmede de HDP’nin kongresine dikkat çekerek şunları söylüyor: “Herhalde HDP’nin de kongresi oldu. Şimdi şunu size izah ediyorum. Eğer bölgede siz bir güç olamazsanız, bak Türkiye’de iki ayaklı bir masa var. Sizin oluşumlarınızın içerisinde sol hareketler de var. Ağırlıklı olarak Kürtler var. Diğer halklar da var. Siz de bir ayak olmak zorundasınız. Orada güç olacaksınız. Masa üç ayaklı olursa düşmez. İki ayaklı masayı, sistem onu ne kadar korumaya çalışırsa da o sürekli yıkılmaya mahkumdur. Bunun için bizim oluşumumuz Kürtler, üçüncü ayaktır. Bu üçüncü ayağın oluşumu da büyüme ile olur. Kişiler kendine değil, şahsiyetler kendilerine değil, kurumlara halka hizmet etmeliler. HDP demokratik kurumlar arasında en güçlü olan kurumdur sanırım. Parti emekle güçlenir. Emek vererek güçlenir. Lafla güçlenmez. Benim durumumu görüyorsun değil mi? Ben 50 yıldır emek veriyorum. Kim ailesi için, kendisi için, akrabaları için kurumlarda yer alıp değerleri kullanırsa, bunu duyarsam asla affetmem. Bu halk çok büyük bedeller ödedi. Herkes bu halk için mücadele etsin. Sadece Kürtler için değil, burada birçok halk var. Bütün halklar birleşirse güç olursunuz. Çözüm de bu şekilde gelir. Ben bu yaşımda gece gündüz çalışıyorum. Çözüm yolları arıyorum. Kendim için bir şey yapmıyorum. Ama biz bu halka bir söz verdik. Bu halk o kadar bedel ödedi. 50 senedir emek veriyoruz, değerler var. Çok bedeller ödedik. Eğer birlik olup güçlü olursanız büyük sorunu da çözersiniz. Kimse gelip size sorun çözmez. Esas çözüm gücü sizsiniz. Parti şahsiyetlerin malı değildir. Kişilerin de değildir.”  
 
‘HDP kendisini büyütmeli’
 
21 yıl boyunca ilk kez 27 Nisan 2020 tarihinde kardeşi Mehmet Öcalan ile telefonla görüşen Abdullah Öcalan, “HDP’nin kendisini büyütmesi gerekiyor. Büyük işler yapmaları, geniş bir perspektifle hareket ederek, örgütlülüğünü büyütmeleri ve güç olmaları gerekiyor. Aksi halde karşı taraf onları yok edecek” mesajı veriyor.