'Önlem alınmadıkça işçi kıyımı son bulmayacak!'

  • 18:26 4 Aralık 2017
  • Siyaset

 

ANKARA - HDP Şırnak Milletvekili, Şırnak'taki kömür ocağında meydana gelen grizu patlamasında 3 işçinin yaşamını yitirmesine karşılık daha önce talep edilen güvenli ve çağa uygun koşulların sağlanması gerektiğini ifade etti. HDP Bitlis Milletvekili Mizgin Irgat ise konuyu verdiği soru önergesiyle meclise taşıdı
 
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Şırnak Milletvekili  Aycan İrmez, Şırnak merkeze bağlı Araköy (Kiron) yakınlarındaki kömür ocağında yaşanan grizu patlaması sonucunda Abdurrahman Tunç, Ömer Tunç ve İdris İnal isimli maden işçilerinin yaşamını yitirmesine dair yazılı bir açıklama yayınladı.  Bugün 4 Aralık Dünya Madenciler Günü olduğunun hatırlatıldığı açıklamada, yaşananların "kaza" değil "cinayet" olduğu belirtildi. 
 
Açıklamada, maden ocaklarında defalarca yapılan başvurulara rağmen,  AKP hükümeti ve yetkililerin hiçbir önlem almadığı kaydedilerek, Şırnak'taki madenlerin güvenli ve çağa uygun koşullarda çalıştırılmadığı, bu şartlarda insanların ya açlığa ya da ölüme terk edildiğinin altı çizildi. 
 
Şırnak merkez-Cizre karayolu üzerinde bulunan 1 No'lu Kömür Ocağında 48 gün önce 8 işçinin yaşamını yitirdiğinin hatırlatıldığı açıklamada, söz konusu ocağın kaçak işletildiği belirtildi. Açıklamada şöyle denildi: "Hükümet tarafından yeterli denetim mekanizmalarının devreye koyulmadığı, yaşamın değil daha fazla kar elde etmenin önemsendiği, gerekli tedbirlerin alınmadığı ve hali hazırdaki yanlış politikalardan vazgeçilmediği sürece Şırnak'ta yaşanan işçi kıyımları son bulmayacak. Önceki yıllarda da işçi cinayetlerinin yaşandığı bu kömür ocaklarında sorumlular hakkında hiçbir işlem yapılmadığını da biliyoruz."
 
Açıklamada son olarak, sorumlular hakkında işlem yapılması ve çalışma koşullarının sağlanması için önlemlerin alınması gerekliliği vurgulandı. 
 
HDP Bitlis Milletvekili Mizgin Irgat ta, maden ocağındaki grizu patlamasına ilişkin, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu'nun yanıtlaması için Meclis Genel Kurulu'na soru önergesi verdi. 
 
Önergede, Jülide Sarıeroğlu'na yöneltilen sorular şu şekilde: 
 
*2002 yılından 2017 yılı sonuna kadar gerçekleşen her türlü maden kazası sayısı kaçtır? Bu kazalarda yaşamını yitiren işçi sayısı kaçtır? Bu ölümlerin kamu ve özel madenlere göre dağılımı nasıldır?
 
*2002-2017 yılsonu arasında gerçekleşen maden kazalarının sebepleri nelerdir? Maden kazalarına en sık hangi sebeple gerçekleşmektedir?
 
*2002-2017 yılsonu arasında gerçekleşen kazaların kaçı hakkında açılan davalara Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müdahil olmuştur?
 
*Maden ocaklarının denetimi ne sıklıkta yapılmaktadır? 2002-2017 yılsonu arasında gerçekleşmiş maden kazalarında bu denetimlerde kapatılması ya da faaliyetlerinin durdurulması kararı verilmiş kaç maden ocağı bulunmaktadır?
 
*Türkiye'de kaçak bir şekilde faaliyet yürüten maden sayısı kaçtır? Bu madenlerde çalışan işçi sayısı kaçtır?
 
*Kaçak maden işletmeciliğinin önlenmesi konusunda alınan önlemler nelerdir? Bu önlemlerin işe yaramamasının sebebi nedir? Kaçak madenlerin rahatlıkla faaliyet yürütmesini sağlayan sebepler nelerdir?
 
*Maden kazalarının gerçekleşmesinde devlet kurumlarının sorumluluklarını yerine getirmemesinin etkili olduğunu düşünüyor musunuz?
 
*Kamu ve özel tüm madenlerde sendikalı çalışan sayısı kaçtır?
 
*Maden kazalarının önlenmesi için bundan sonra alacağınız önlemler neler olacaktır?"