Hüda Kaya: Hakikatleri haykırmaya devam edeceğiz

  • 17:33 12 Mart 2018
  • Siyaset

 

 
ANKARA - Efrin'e yönelik saldırıya ilişkin Meclis Genel Kurulu’nda konuşan HDP İstanbul Milletvekili Hüda Kaya, “Efrîn’de savaşa karşı çıktığımız için ‘hain’ deniliyor, ‘terörist’ deniliyor. Kim ne derse desin dün olduğu gibi bugün de haksız bir savaşa karşı çıkmaya, hakikatleri haykırmaya devam edeceğiz” dedi. 
 
HDP İstanbul Milletvekili Hüda Kaya, Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Türkiye ve ona bağlı grupların Efrîn’e yönelik saldırısına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yeryüzünde veya evrende varoluşun esasının yok etmenin şiddet savaş ve nefret olmadığına dikkat çekerek konuşmasına başlayan Hüda, "Bilakis yaşamın, varoluşun ruhu ve hikmeti sevgi, adalet, barış ve güzelliklerin ikamesi içindir. Tüm kutsal kaynaklar ve kitabımız Kur'an da hem bu noktayı vurgular. Bırakın kan dökmeyi, kanı kutsamayı, nefreti, şiddeti artırmayı, insanların aralarında küskünlüklerin uzamasını bile hoş görmez" diye belirtti. 
 
'Kendi halinde yaşayan bir halka saldırmak cihat değildir'
 
Toplumun iktidar medyası tarafından bilinçli olarak aralıksız bir şekilde  nefret ve şiddet sarmalında tutulduğunu söyleyen Hüda, "Kanın, öldürmenin ve ölmenin kutsallığı anlatılıyor. Sizlere söylendiği gibi inancımızda, kitabımızda kendi halinde yaşayan bir şehir halkına saldırmak cihat değildir, fetih değildir. Bizlere öğretildiği gibi millilik yoktur kitabımızda. Bunların inancımızda olduğunu iddia etmek başta Allah'a ve onun barış ve adalet mesajını bizlere ileten Hazreti Peygamber'e büyük bir iftiradır" ifadelerini kullandı. 
 
'AKP bu savaşı kaybettiği gücü kazanmak için başlattı'
 
Efrîn’e dönük saldırının  güvenlik sorunundan kaynaklı yaşanmadığını aksine  AKP iktidarının, kaybettiği gücünü kan ve nefret politikaları üzerinden tekrar kazanmak için başlatıldığını vurgulayan Hüda, şöyle konuştu: 
 
"Ne yazık ki bu kirli politika ve uluslararası kirli ilişkiler uğruna yoksul ve arkası zayıf olan halkımızın çocukları kurban ediliyor. Savaşı topluma dayatan çocuklarını asla ateş altında göremezsiniz ama televizyon yayınlarıyla insanlarımızı ve gençlerimizi kendi istikballeri uğrunda kolay kurbanlar olarak ateşe sürmekten kaçınmayan bu iktidarın, halkımızı, ülkemizi nasıl bir cehenneme sürüklediği görülmelidir. Efrîn’de savaşa karşı çıktığımız için 'hain' deniliyor, 'terörist' deniliyor. Kim ne derse desin dün olduğu gibi bugün de haksız bir savaşa karşı çıkmaya, hakikatleri haykırmaya devam edeceğiz. "
 
'Efrîn katliamcılarla karşı karşıya'
 
Suriye savaşının kışkırtılırken pek çok ülkeden selefi, dinci, kadın düşmanları saldırganların  kutsandığını vurgulayan Hüda, "Kirli savaşa karşı çıkmıştık ve susmamıştık. 2013'te bir grup vicdanlı insanla beraber "Üçüncü bir yol mümkündür" diye imzalı bir basın açıklaması yapmıştık. O günlerde bu iktidarın savaş politikasını kutsayan, tartışılmasına bile tahammül edemeyen yandaş çevreler, özellikle sosyal medyadaki trolleri ve troliçeleri şahsıma ve diğer imzacı arkadaşlarımıza ahlak ve vicdana sığmayan çok çirkin saldırılar yaptılar. Günlerce tehdit ve linçle karşılaştık. Sonuç ne oldu? Aradan geçen yıllar ve bir ülkenin harap olması, binlerce kadının köle pazarlarında satılmasına sebep olacak büyük bir yıkımdan sonra iktidarın geldiği Suriye politikası; yıllar önce bizim dediğimiz nokta idi" şeklinde konuştu. 
 
'Efrîn güvenli olan ender bölgelerden biriydi'
 
"Suriye'de bu korkunç savaş devam ederken DAİŞ gibi, Emevici, köleci, kadın düşmanı, saltanatçı bu dinci yapılar girdikleri yerlerde yüzyılın büyük acılarını yaşattılar; uluslararası kadın pazarları kurdular, tarihi yaşamı katlettiler" diyen Hüda,  Efrîn bölgesinin vahşete maruz kalan bölge halklarının ölümlerden, cinsel saldırılardan kölelikten kaçıp sığındığı ender bölgelerden biri olduğuna dikkat çekti.  Efrîn halkının bu saldırılarla karşı karşıya kaldığını söyleyen Hüda, "Buna onay vermemiz mümkün değildir. Burada partilerin üzerinden polemik yapmak istemediğimi konuşmamın başında da ifade ettim, vicdanlarınıza seslendim. Kur'an'daki o barış, adalet referanslarından bir zerre inanç kaldıysa yüreğinizde, bu duygularınıza seslendim. Parti kimlikleriyle konuşmadım" diye belirtti. 
 
'ÖSO DAİŞ’tir, El Kaide'dir'
 
Arapların Türkmenlerin ve Êzidîlerin  DAİŞ vahşetinden Efrin'e sığındıklarını söyleyen Hüda, konuşmasını  “Orada demokratik bir yönetim oluşturmaya, yaşamlarını orada kurmaya çalışıyorlar. Siz gidip böyle bir şehir halkını katletmek üzere ÖSO katillerine, DAİŞ katillerine teslim etmeye çalışıyorsunuz. ÖSO, DAİŞ’dir; ÖSO, El Kaide'dir. ÖSO, katiller ordusudur"sözleriyle tamamladı.
 
Hüda'nın "ÖSO katiller ordusudur" dediği sırada, Meclis Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı tarafından mikrofonun sesi kısıldı. Ayşenur, Hüda'nın konuşmasını engelleyerek, "Bu kürsüden konuşmanıza izin vermeyeceğim" dedi