CHP’li Candan Yüceer: İktidarın gerçek yüzünü ancak kadınlar ortaya koyabilir

  • 09:03 7 Ağustos 2018
  • Siyaset

 

Dilan Babat 
 
ANKARA - CHP Kadın ve Çocuk Hakları İzleme ve İnceleme Komisyonu Başkanı Candan Yüceer, kalıcılaştırılan OHAL'e karşı en önemli mücadeleyi ancak iktidar anlayışına maruz kalan kadınların ortaya koyabileceğini vurgulayarak, “Yeni dönemde daha fazla sahada ve kadınlarla omuz omuza olacağız" dedi.
 
Olağanüstü Hal’de (OHAL) geçerli olan bazı uygulamaların en az 3 yıl daha yürürlükte kalmasını öngören 25 maddelik kanun teklifi, tüm tepkilere rağmen Meclis Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasallaştı. OHAL'e karşı en büyük tepkiyi ise sokaklardan ayrılmayan kadınlar gösterirken, yaşananlar ve bundan sonraki süreci Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Parti Meclisi (PM) üyesi aynı zamanda Kadın ve Çocuk Hakları İzleme ve İnceleme Komisyonu Başkanı  Candan Yüceer değerlendirdi.  
 
'Kadına yönelik saldırılar devlet politikasına dönüştürüldü'
 
OHAL'in adeta bir sivil darbe uygulamasına dönüştüğünü belirten Candan, "En temel haklar noktasındaki kazanımlar bile bir anda rafa kaldırıldı. Bu yasaklar, kısıtlamalar ve hak ihlalleri OHAL kisvesi altında meşrulaştırılmaya çalışıldı. Tüm baskıcı rejimlerde olduğu gibi, bizim ülkemizde de iktidar tüm otoritesini yine kadınlar üzerinden tahakküm etmeye çalıştı. OHAL sürecinde kadın mücadelesi açısından da ciddi kayıplar yaşandı. Kadına yönelik saldırılar bir 'devlet politikasına' dönüştürüldü. En başta OHAL KHK'leriyle birlikte kadın haklarına yönelik saldırıların artmasıyla kadın cinayetleri, cinsel şiddet ve çocuk istismarlarında da 'olağanüstü' bir artış yaşandı" dedi.   
 
'Kadınların hayatları ve özgürlükleri hedef alındı'
 
OHAL ile birlikte kadın katliamlarında yaşanan artışa dikkat çeken Canan, şu verileri hatırlattı: “2016 yılının ikinci yarısında 167 kadın, 2017 yılında 409 kadın ve 2018 yılının ilk 6 ayında 206 kadın eril şiddet nedeniyle hayatını kaybetti. Kadın cinayetleri sayısı 2017'de bir önceki yıla yüzde 25 arttı. 2018'de de bu oranın daha fazla artacağına yönelik endişelerimiz bulunuyor. Diğer taraftan OHAL sürecinde 26 binden fazla kadın hukuksuz şekilde işten atıldı. Adil yargılama yapılmaksızın binlerce kadın bebekleri ile birlikte cezaevlerine atıldı. Yanı sıra kadın hakları üzerine çalışan 11 kadın derneği ve çocuk dernekleri de OHAL kapsamında kapatıldı. Kısaca OHAL kadınlar açısından hem hayatlarını hem kamusal hem de ekonomik özgürlüklerini hedef aldı."
 
‘Cinsiyetçi kanun tasarılarının sayısında artış oldu’
 
Sadece dışarıdaki değil parlamentodaki kadının da OHAL’in hedefinde olduğunu ifade eden Candan, kadına yönelik saldırı arttıkça Meclis’te de kadınlara aynı derecede baskı olduğunu vurguladı. OHAL uygulamaları ile birlikte özelikle cinsiyetçi kanun tasarılarının sayısında ciddi bir artış yaşandığını belirten Candan, müftülere nikah kıyma yetkisi, çocuk istismarını 'çocuğun rızasına' indirgeyen tasarıları hatırlattı. “Kadın Erkek Fırsat Eşitliği”, “İnsan Hakları” gibi komisyonların da kadın sorunlarına ilişkin nitelikli çalışmalar yapmasının engellendiğini ifade eden Candan, “Kadın vekiller olarak bu uygulamaları eleştirdiğimizde iktidarın ciddi tepkilerine maruz kaldık” dedi. 
 
Ataerkil şiddetin siyasette somutlaştığı kurum: Meclis
 
OHAL'den ortaklaşmanın da iyece azaldığının altını çizen Candan, "Özellikle siyaset üstü alanlarda ortaklaşmak daha da zorlaştı. Ortada tek bir kişi ve ona tabi olarak sahibinin sesi olan kişiler var. Zaten parti içi demokrasi zayıftı. OHAL ile birlikte anti-demokratik yapı daha da arttı.  Öte yandan, OHAL'le birlikte Meclis ataerkil şiddetin siyasette somutlaştığı bir kuruma döndü diyebiliriz. 24 Haziran seçimleri sonucu Meclis’teki kadın vekil oranı yüzde 14.9 'dan yüzde 16'ya çıktı. 21. yüzyılda yüzde 33'lük oran tüm dünyada  kabul edilen bir eşikken bizde bunun yaklaşık yarısı” ifadelerini kullandı. 
 
'Türkiye tarihinde Meclis’in en işlevsizleştiği dönem’ 
 
Türkiye siyasi tarihinde Meclis'in en çok işlevsizleştirildiği dönemlerin başında AKP'nin OHAL döneminin geldiğini dile getiren Candan, şöyle devam etti: "Meclis'te muhalefetten gelen tüm önerilerin, araştırma komisyonu taleplerinin, kanun tekliflerinin içeriğine bakılmaksızın reddedildiği başka bir dönem neredeyse yok. OHAL sürecinde AKP'nin 'tecavüzü meşrulaştıran' ve kadınların kazanımlarını çarpık muhafazakâr anlayışla yok sayan bakış açısıyla defalarca yüzleştik. Kadın düşmanı yasaların Meclis'ten geçmesinin temel nedeni, sorgusuz sualsiz güce biat eden Saray'a endeksli siyaset anlayışıdır. Kamu yararını hiçbir şekilde gözetmeksizin, sadece Saray'dan gelen emirlerle hareket eden, 'çoğunluk bende istediğimi yaparım' mantığı, ne yazık ki, bu yasaların geçmesine neden oldu.”
 
‘Tüm partilerdeki kadınlar ortaklaşmalı’ 
 
Bu noktada kadın mücadelesinin daha etkili ve görünür kılınması gerektiğine işaret eden Candan, özellikle iktidardaki kadın milletvekillerine önemli görevler düştüğünün altını çizdi. “OHAL döneminde maalesef kadın alanında ve kadınların sorunlarına dair çözüm önerilerinde iktidardaki kadın vekillerle ortaklaşamadık” diyen Candan, “Kendi partisindeki erkek egemen zihniyeti aşamamalarından ve konunun siyaset üstü yönlerine odaklanamamalarından dolayı ortak bir dil kuramadık. Tam tersi onların söylemlerini ayrıştırıcı, hakaret edici, görmezden gelici ve yaşananları meşrulaştırmaya çalışmaları gibi durumlarla karşılaştık. Bunun yeni dönemde tümüyle değişmesi gerekiyor" diye vurguladı. 
 
'OHAL'in yerine KOHAL'
 
Şimdi OHAL 'in yerine KOHAL (Kalıcı Olağanüstü Hal) ile kadınlara yönelik baskıların daha da artacağını ifade eden Candan, "Yeni dönemde, özellikle kadın cinayetlerini ve kadına yönelik cinsel saldırıları daha fazla gündemde tutmak, kadınların acı çığlığını daha yüksek sesle dile getirmek, kamuoyunda kadın haklarına ilişkin farkındalığı artırmak en temel önceliğimiz olacaktır. Kadın hakları için mücadele eden sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte daha organize bir mücadele için bir yol haritası belirleyip bu sorunların daha fazla üzerine gitmemiz gerekiyor. Meclis komisyonlarını ve genel kurul kürsüsünü de bu anlamda çok daha etkili kullanacağız. Kadına yönelik saldırıların politik olduğu kadar, siyaset üstü bir yönü de var. Kadınları neyle/nasıl bir iktidar anlayışıyla karşı karşıya olduğu noktasında bilgilendirmek ve buna karşı ortak bir mücadele zemininde buluşmak, iktidarı fazlasıyla köşeye sıkıştıracaktır. Gündelik yaşamla ve sokakla bütünleşerek, Meclis'ten daha fazla hayatın içinden kadınları örgütleyerek mücadelemize devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. 
 
'Mücadelenin yolu örgütlülükten geçer'
 
Yeni dönemde hak arayışlarını daha güçlü kılacaklarını vurgulayan Candan, “OHAL'le mücadele etmenin yegâne yolu, günlük hayatta, sokakta, evde, işyerinde, iktidarın nüfuz ettiği her yerde direnişi örgütlemek ve gerçekleştirmekten geçiyor. İktidar anlayışının çarpıklığını ancak bu iktidar anlayışına maruz kalan kadınlar ortaya koyabilir. Yeni dönemde daha fazla sahada ve kadınlarla omuz omuza olacağız" dedi.