Futbolcu Züleyha’nın başarı hikayesi: Kaybettiğinde değil vazgeçtiğinde yenilirsin

  • 09:05 7 Nisan 2019
  • Spor
HAKKÂRİ - Hakkarigücü Kadın Futbol Takımı ile başarıdan başarıya koşan Züleyha Dayan, güçlü kadın duruşuyla takımıyla birlikte ilklere imza attı. 
 
Hakkâri merkezde 16 nüfuslu bir ailenin çift yumurta ikizi olarak dünya gelen 25 yaşındaki Züleyha Dayan, 9 yıldır profesyonel olarak futbol oynuyor. Bir futbol aşığı olan Züleyha, toplumun “kadınlar futbol oynayamaz” algısını yerle bir ediyor. Erkeklere meydan okuyan Zülayha, güçlü kadın duruşuyla başarıdan başarıya koşarak, ilklere imza atıyor.  
 
‘Kadının her şeyi yapabileceğini kanıtladık’ 
 
Kadınların her şeyin üstesinden gelebileceğini kanıtladıklarını ifade eden Züleyha, “Kadının emeğiyle, hırsıyla ve inancıyla tüm yurtta ses getirebildik ve herkeste iyi bir izlenim bıraktık” dedi. Erkeklerin kadınlara yasakladığı futbolu oynayarak, bu dar zihniyete “dur” diyen Züleyha, “Kadınların üstünlük sağladığı evde, daha çok abilerimle vakit geçirdim. Aslında bundan hiç de şikayetçi değilim. Zor koşullarda olsa bile, paha biçilemez bir hayat geçirdim. İki oda bir salon evimizde 14 kardeş yaşadık. Eşsiz bir beraberliğin, ortaklığın, sevginin, saygının, birlik olmanın ve birbirimizden asla kopamayacağımızı gördüm. İlkokul, ortaokul hep erkek arkadaşlarımla geçti. Erkeklerle oyun oynar, onlarla beraber vakit geçirirdim” diye konuştu. 
 
‘Okulu sevmedim çünkü anadilimde değildi’ 
 
İlkokul ve ortaokulun umduğu gibi geçmediğini dile getiren Züleyha, “Çünkü anadilimiz Kürtçe idi. Ortaokul bitimine doğru, yavaş yavaş daha düzgün Türkçe konuşmayı o zaman öğrenmiştim. Okula gitmek gibi bir eğilimim yoktu, daha çok dışarıda top oynamak istiyordum. Ortaokuldan mezun olunca okulu sevmediğim için bırakmak istedim. Sınava girip kayıt yapmadım. Liseye de bir sene boyunca zorla bir şeyler öğrenmek için gittim. Anlamayan bir ortam çekilmez, adeta Nazi kampı gibiydi. Aile zoruyla Hakkâri Lisesi’ne yazıldım. O kadar salmıştımki aslında kimse okuyacağıma inanmıyordu. İnat etmiştim onları yanıltacaktım, sonuçta bende Kürt inadı vardı” ifadelerini kullandı. 
 
‘Hakkârili olduğumuz için bizi elediler’
 
Futbolla 9 yıl önce abisi vasıtasıyla tanıştığını belirten Züleyha, şöyle dedi: “Yeni açılan Hakkarigücü Kadın Futbol Takımı ile görüşmeye gittim. 2 gün antrenmana katılınca aşırı sert olduğumu söylediler ve oynayan kadın arkadaşlar sertliğimden rahatsız oldular. Bense sadece top oynamaya odaklanmıştım. 4 numaralı formayla ter dökmeye başladım. Artık takımdık,  25 Mart 2010’da resmi lisansım çıktı. Takımla futbola başlayalı bir yıl olmuştu.  Hiç bıkmadan usanmadan, her sabah antrenmana gidiyordum. Okula bile gitmeye üşenen ben, sabah kalkıp dağ, tepe kaç metre kar içinde antrenman yapıyordum. Çok zordu ama seviyorsan görmüyorsun bazı şeyleri, katlanıyorsun. Futbola 2. Ligde başladım. 7 yıl içinde bölgede en çok gol atıp, hiç gol yemeyen takım unvanı aldık ve şampiyonluklar yaşadık. Yeni kurulmamıza rağmen herkesin korkulu rüyası olduk. 5 kez 1. Lig’de olan kadınlar en üst seviye ligi için play off maçları oynadık. Doğrusu bizi elediler, istemediler. Ne de olsa Türkiye'nin en doğusu ve Hakkari’ye yanlış bakış açıları, ön yargılar, başarının önünü engel olabiliyordu. Her seferinde playy off’lardan eli boş döndük . Herkese inat her şeye karşı Hakkâri’yi temsil ederek devam ettik.” 
 
‘Kaybettiğin için değil pes ettiğin için kaybedersin’
 
Takımın belgeselinin çekildiğini ve Türkiye de 200 belgesel arasından ilk 8’e girdiğini dile getiren Züleyha, 2016 sezonu Amed Sportif Faaliyetler Kadın Futbol takımına transfer oldu. “Emek harcadığım, alt yapıda büyüdüğüm takıma rakip olarak sahaya çıktım” diyen Züleyha, “Zorlandım, ilk defa kendimle savaşıyordum. Bu sefer de bir sezon Amed’de şampiyonluk yaşatarak, yaşayarak sonlandırdım. Daha sonra Hakkâri’ye tekrar geri dönüş yaptım. Yılmak, pes etmek bize yakışmazdı. Onca emek, onca ter, inat ettik ve sezon sonu 8 yıllık hasret bitti ve ikinci şampiyonluğu tattım. Hakkarigücü Kadın Futbol takımı 1. Lig’de. Şu an Atatürk Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi (rekreasyon) Bölümü 4. sınıf öğrencisiyim. Okulda futbol dışında tüm branşlarda eğitim gördüm. Ama voleybol, boks hiçbir şey futbolun yerini tutamaz. Hayat devam ediyor, kaybettiğin için değil, pes ettiğin için kaybedersin” dedi. 
 
‘Unutmayın ki başarılıysanız rakipleriniz çok olur’
 
Erkeklerin kadına karşı aynı kalıplarla yaşamayı, değişime kapalı olmayı tercih ettiğini kaydeden Züleyha, “Gülen, dalga geçen, inanamayan çok oldu. Ta ki maç duyurularını ellerimizle yazıp, caddelerde duyuru yaparak, tribünleri doldurmayı başarana kadar. Bizim için güneş doğmuştu. Günler geçtikçe kulaktan kulağa yayıldı. Artık maç saatlerini soran sorana.  Seyircimizin günden güne artması bizim doğru ve başarılı bir şekilde ilerlediğimizin kanıtıydı. Türkiye'nin her yerinde tribünlerimiz oldu erkek maçlarından çok kadın maçları ön plana çıkmıştı. Bizi ayakta tutan aslında, arkamızda olan her maç tribünde yerini alan ailelerimiz, yaşlısı, genci, çocuğu herkesin bize inanmasıydı. Kadın futbol kulübünün ses getirmesi, tribünlerin dolması, başarı getirmesi erkek futboluna karşı kat kat mesafe kat etmişti.  Rekabet başlamıştı farkında olmasak da. Unutmayın ki başarılıysanız rakipleriniz çok olur” diye konuştu.