8 Mart'ta kurulan JINHA: Hala kadın gazetecilere yol gösteriyor

  • 09:03 8 Mart 2019
  • Okumadan Geçme!
DİYARBAKIR - Dünya'da ilk kadın haberi ajansı olarak yayın hayatına başlayan JINHA, 2016'da çıkarılan bir KHK ile kapatıldı. Medya dilinde ve erk zihniyete karşı 8 Mart 2012'de açılan JINHA'nın kapatılmasını değerlendiren MKGP Sözcüsü Ayşe Güney, "JINHA'nın kapatılması salt ajansa dönük bir müdahale değil kadın kazanımlarına ve kadın mücadelesine de saldırıdır. Tarihi yazılmayan, sesi duyulmayan kadına ses ve kalem olan JINHA bugün hala kadın gazetecilere yol göstermektedir" dedi.  
 
Yayın hayatına 8 Mart 2012 tarihinde başlayan ve dünyanın ilk kadın haber ajansı olan Jin Haber Ajansı (JINHA) kadınların, çocukların ve ezilen tüm kesimlerin "Ve yazıyoruz… Erkekler ne der diye düşünmeden yazıyoruz" şiarıyla 5 yıl boyunca sesi olmayı başardı. 29 Ekim 2016 tarihinde AKP hükümetinin OHAL'i gerekçe göstererek bir gecede çıkardığı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatıldı. JINHA'nın kapatılmasıyla birlikte 80'ine yakın gazeteci işsiz kaldı. Kapatmalara rağmen JINHA muhabirleri sahadan ayrılmayarak haber takibi yaparak sosyal medya üzerinden kamuoyuna gerçeği ulaştırmaya devam etti. 
 
Kadın mücadelesinin sesi JINHA  
 
JINHA "Ve medyanın dilini değiştiriyoruz. Bizden sonra dünya medyası artık eskisi gibi olmayacak" sloganı ile 8 Mart 2012'de basın dünyasına adım attı. Erkeklerin içinde tüm algıyı kırmak adına kendine yer açmanın yanı sıra, onların eril dilini değiştirmek, değiştirmeye zorlamak adına kameramanından, muhabirine, fotoğrafçısından, editör, haber şefi, haber müdürüne kadar tüm çalışanları kadın olan bir ajans olarak muhalif, alternatif medyaya da muhalif bir tavır sergileyerek basın haritasının içinde alternatifin de alternatifi bir ajans olarak yer edindi. Gittikleri her yerde erkekler tarafından bakış açılarına ve haber diline yönelik bir müdahaleyle karşılaşsalar da bundan asla ödün vermeden çalışmalarını yürüttü. Var olan dilin, kadını pornografik bir dille toplumsal cinsiyetçi kalıplar içine koymaktan başka bir şey yapmadığını defalarca dile getiren JINHA, hem gazeteci hem de birer kadın mücadelecisi olarak çalışmalarını 4 yıl boyunca sürdürdü. 
 
Rojava'daki kadın devrimini ilk JINHA duyurdu 
 
Kararlı tutumları ve haklı mücadeleleri sonucunda ilk yıl haberlerini kullanmayan gazete ve televizyonlar JINHA'yı referans olarak almaya başladı. Rojava devriminin ilanının hemen ardından Rojava'ya giden ilk gazeteciler JINHA muhabirleri olmakla kalmayıp, Rojava devriminin bir kadın devrimi olduğunu dünyaya ilk duyuran ajans yine JINHA oldu. JINHA bunun yanı sıra daha birkaç aylık ajans olmasına rağmen savaş muhabirliğini de yaparak Suriye savaşını da takip etti. Halep'te muhabirleri birkaç defa hedef olmasına rağmen Irak'taki sıcak savaşı da halka duyurdu.  
 
Şengal'den Van'a, Ankara'dan dünyaya  
 
Bununla beraber Türkiye'de başlayan barış sürecinde kadınların söylemlerini işleyen ve hemen beraberinde başlayan Şengal saldırılarında Şengal'de tek muhabiri olan ajans yine JINHA'ydı. İlkesel duruşu ve kararlılığı nedeniyle artan muhabir sayısı gönüllülerle beraber 100'ü buldu. Aynı başarıyı Rojava'da da gerçekleştirdiler. Rojava'nın merkezi Kobanê ve Qamişlo şubeleri olmak üzere birçok kentinde muhabirleri olan, Şengal'de muhabirleri olan Süleymaniye'de yine şubesi olan bir ajans olarak Türkiye'de de merkez Diyarbakır olmak üzere Ankara, İstanbul ve Van'da şubeler şeklinde çalışmalarını sürdürdü.  
 
Muhabirleri gazetecilik heyecanlarıyla tutuklandı! 
 
Bölgedeki muhabirleri kadın duruşu nedeniyle birçok saldırılara maruz kalarak polisin hedefi oldu. O dönem Arîn Mîrkan'ın fotoğrafını paylaştı gerekçesiyle Van muhabiri Vildan Atmaca tutuklandı. Diyarbakır muhabiri Beritan Canözer, haber takibi yaptığı sırada "heyecanlı" olduğu gerekçesiyle gözaltına alındı ve tutuklandı. Van muhabiri Rojda Oğuz da Vildan'ın özgürlüğüne kavuştuktan sonra tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ancak tutuklu tüm muhabirleri yoğun bir mücadele sonucu özgürlüğüne kavuştu.   
 
JINHA editörü Zehra özgürlüğüne kavuştu 
 
Cizre'de ilan edilen sokağa çıkma yasağında JINHA muhabirleri diğer mahallelerde kalmayıp, saldırının gerçekleştiği mahallelere doğru haberi aktarma adına savaşın içinde barış gazeteciliği yaptı. Bu sırada muhabirler defalarca tarandı, kaldıkları ev ise kurşun ve bomba atarların hedefi olduğu için harabeye döndü. En son JINHA editörü Zehra Doğan, sokağa çıkma yasakları altındaki Mardin, Nusyabin ve Derik'ten geçtiği haberler nedeniyle tutuklandı. Zehra Mardin, Diyarbakır ve Tarsus sürgünlerinin ardından 24 Şubat günü özgürlüğüne kavuştu.  
 
Yayın dili 
 
JINHA, fail erkeklerin tetikçisi patriarkaya karşı hemen her alanda mücadeleyi sürdürdü. Nevin Yıldırım'ın özsavunmasının gücünü yükseltmeye çalışırken, "özel olan politiktir" şiarıyla hayatları magazin programlarında teşhir edilen kadınlar için öz savunmaya geçti. Sadece devleti değil, basını da karşısına aldı. Ana akım medyanın eril diline karşı mücadele ederken, muhalif basının meseleyi politikleştirememesini de dert etti.  O dönem haberinden kısa bir örnek: 6 Mayıs 2015 tarihinde boşandığı erkek Bülent Diler tarafından sokakta katledilen Seda Camgöz, ana akım medya tarafından "koca dehşeti", "hem de sokak ortasında" cümleleriyle haber yapılırken, muhalif yayın organları tarafından da "sokak ortasında öldürülen kadın hayatını kaybetti" şeklinde haberleştirilmişti. Her iki kesimin de göz ardı ettiği en önemli noktalardan biri Seda'nın "Beni öldürecek" diyerek Bülent'i defalarca şikayet etmesiydi. Ana akımın 'rahatsız edilen' olarak geçtiği Seda, 'koca dehşeti' ile öldürülerek 'hayatını kaybetmemişti.' JINHA o gün  "Seda'yı korumadılar ve göz göre göre katledildi" başlığını attığı haberde, devletin, erkek şiddeti gören ve yaşamı tehlikede olan kadını korumadığını teşhir etti.  
 
Kadın gazetecilerin mücadelesi devam etti 
 
JINHA'nın kapatılmasına karşı bir araya gelen çok sayıda kadın alternatif olarak Aralık 2016'da Gazete Şûjin'de bir araya gelerek "Medyanın diline, çuvaldız niyetine" şiarıyla mücadeleyi sürdürdü. Ancak Gazete Şujin'de yayın dili ve kadın mücadelesi nedeniyle iktidarın hedefi oldu ve 25 Ağustos 2017'de yayınlanan 693 sayılı KHK ile kapatıldı.    8 Mart 2012'de yayın hayatına başlayan JINHA erk zihniyetin hedefi olarak kapatılsa da kadın gazeteciler bugün hala alanlarda çocukların, kadınların, yok sayılan tüm kesimlerin sesini duyurmaya devam ediyor. JINHA'nın yayın hayatına başlama serüvenini ve kapatılmasını Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu (MKGP) Sözcüsü Ayşe Güney değerlendirdi.  Ayşe, Türkiye'nin ilk kadın haber ajansı JINHA'nın, ortaya koyduğu cesur ve dürüst haberciliğin medyaya yeni bir soluk getirdiğine dikkat çekti.  
 
'JINHA yayınıyla bir zihniyet dönüşümü yarattı' 
 
Ayşe şunları kaydetti: "Kadınların üçüncü sayfadan haber olduğu bir dönemde kadını yaşamın öznesi kılan, meta, mağdur olmaktan çıkaran yayıncılıkla bir zihniyet değişim dönüşümü yarattı. Bu değişimle birlikte kadına özgüven veren, kamusal alanı açan, mücadele cesareti yayan bir yaklaşımı da söz konusu oldu. JINHA yüzyıllardır süren feminist mücadele ve Kürt kadın hareketinin önemli bir kazanımı olarak karşımızda durmaktadır. 2016'da KHK ile kapatılması salt ajansa dönük bir müdahale değil kadın kazanımlarına ve kadın mücadelesine de saldırıdır. Tarihi yazılmayan, sesi duyulmayan kadına ses ve kalem olan JINHA bugün hala kadın gazetecilere yol göstermektedir."