'İmralı tecridine karşı çıkmak ayrıca bir hukuk mücadelesidir'

  • 09:06 9 Mart 2019
  • Güncel
VAN - İmralı tecridinin kaldırılmasını talep etmenin ayrıca bir hukuk mücadelesi olduğunu belirten Tuşba ilçe meclis üyesi Serap Güvenç, " Türkiye'de demokrasi ve barış için önce tecridin kaldırılması gerekiyor" dedi.
 
PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki ağırlaştırılmış tecridin kaldırılması ve Türkiye hükümetinin yasalarına uyması talebi ile 8 Kasım 2018 tarihinde açlık grevine başlayan Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkari Milletvekili Leyla Güven, eyleminin 122'nci gününde. Leyla'nın ardından tüm cezaevlerine ve birçok ülkeye yayılan açlık grevleri de sürüyor. Açlık grevlerine destekte büyürken, hala tecridin kaldırılmasına yönelik bir adım atılmadı. 
 
Van'ın Tuşba ilçesinde yaşayan kadınlar da tecride karşı tepkilerini dile getirirken, taleplere hemen yanıt verilmesi çağrısı yaptı. 
 
'Tecridin kaldırılması bir hukuk mücadelesidir' 
 
Tuşba ilçe meclis üyesi Serap Güvenç, açlık grevi eylemcilerini selamlayarak, "Talepleri talebimizdir" dedi. Bir hükümlünün en temel hakkı olan avukat ve aile görüşünün ihlal edilmesinin hukuksuzluğun en açık örneği olduğunu belirten Serap, "Bu yüzden tecridin kırılması Türkiye'de bir hukuk mücadelesidir "dedi.  Demokrasinin inşa edilmesi için önce Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması gerektiğine işaret eden Serap, "Türkiye de demokratik bir cumhuriyetin olması gerektiğini savunuyor ve bunun mücadelesini veriyoruz. Hukukun üstünlüğünü, insan haklarını ve yargı bağımsızlığını savunuyoruz. Bütün bunların olabilmesi içinde tecridin bir an önce kırılması gerekiyor" dedi. 
 
'Türkiye halkları demokrasi mücadelesinde birlik olmalı' 
 
Halkı tecride karşı daha duyarlı olmaya çağıran Serap, "Buradan tüm Türkiye halklarına da sesleniyoruz. Gelin hukukun, adaletin, yargının, insan haklarının ayaklar altına alındığı böylesi bir süreçte bir olalım. Demokrasi, barış, hukuk cephesinde birleşip savunursak Türkiye'nin de önü açılacak. Sevgili Leyla Güven de 118 gündür bunu dile getiriyor. Biz de bir kez daha dile getiriyoruz. Leyla'nın eylemini desteklediğimizi, talebinin talebimiz olduğunu ve sesine ses katmak için mücadelesine ortak olduğumuzu bir kez daha belirtmek istiyorum" diye kaydetti.
 
'El ele verip tecridi kırma zamanı' 
 
1994'de devlet baskısı ve işkencelerden dolayı köylerinden göç etmek zorunda kaldıklarını belirten Devlet Çiftçi ise aynı zihniyetin hala devam ettiğine dikkat çekti. "Yıllardır bize tecrit uygulanıyor" diyen Devlet, "Hala bu zulmü bize yaşatıyorlar. Şimdi de Önderlik için açlık grevinde olan insanlara ve Kürt halkına zulüm ediyorlar. Sofrayı kuruyoruz fakat boğazımızdan bir lokma geçmiyor. Devlete bakıyoruz hala aynı değişen bir şey yok. Tüm halkla el ele verip bu tecridi kırma zamanı. Dili ve özgürlüğü için cezaevinde olan tutsaklar serbest bırakılsın" çağrısında bulundu.