8 Mart’a dair: Kadınlar direnişin yeminini yineledi

  • 09:14 9 Mart 2019
  • Güncel
Beritan Elyakut
 
DİYARBAKIR - “Kadınlar özgürlük için direnişte, kadınlar grevde” şiarıyla İstasyon Meydanı’na akan yüzlerce kadın, bir 8 Mart’ı daha direniş yeminiyle sonlandırdı. Kadınlar aralıksız bir şekilde kadın öncülüğünde başlayan direniş meşalesini devralarak koşmaya devam edeceklerinin altını çizdi.
 
Sabah saatlerinde bir araya geldiğimiz muhabir arkadaşlarımızla iş bölümü yaptıktan sonra 8 Mart mitinginin yapılacağı İstasyon Meydanı’na doğru yola koyulduk. Miting noktasına geldiğimizde oldukça yoğun bir polis yığınağı çoktan yapılmış, alan bariyerlerle kapatılmıştı. Bu yıl Dicle Amed Kadın Platformu (DAKP) öncülüğünde “Kadınlar özgürlük için direnişte, kadınlar grevde” sloganıyla122 gündür tecride karşı açlık grevinde olan Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Leyla Güven ve tüm tutsaklara ses olmak amacıyla bir araya gelindi. Yenişehir İlçesine bağlı Gevran Caddesi’nde bulunan bir otelin önünde bir araya gelen kadınlar pankartları ve lolipopları eşliğinde alan yürümek istese de polisler “Bedenime dokunma” ve “Dünya yerinden oynar kadınlar özgür olsa” yazılı pankartların yasak olduğunu iddia ederek alana girişine izin vermedi. 
 
Kürt kadınları her zamanki canlılıkları, dinamizmleriyle alanlara akın etti. Leyla Güven’e dair tüm slogan ve pankartlar “yasa dışı” olarak ele alınırken, kadınlar bu duruma tepki gösterdi. Ve bu tepkilerini ise alana girişleri itibariyle sloganlarıyla ve söyledikleri zindan türküleriyle dile getirdi. Alana girme sabırsızlığı yaşadığı her halinden belli olan bir kadına ne hissettiğini sorduğumuz da ise: “Bizler bugün burada Leyla ve tutsakların direnişini yükseltmek için bir araya geldik. Bir an önce alana girmek istiyoruz. Başlatılan açlık grevleri tecride karşı ve bugün o tecrit özellikle biz kadınlar üzerinde uygulanıyor” diye cevaplıyor. 
 
Kürt kadınları ördükleri kimlikleri ete kemiğe büründürdü
 
Büyük bir coşku ve heyecanla alana giren kadınlar tek slogan etrafında kenetlenmiş gibiydi. Bu sloganda devam eden açlık grevlerine hitaben alanda yankılanıyordu. Rengarenk kıyafetleriyle alanda olan anaların gözlerinde heyecan olduğu kadar hüzün de vardı. Heyecanları direnişe ses olmaktan kaynaklansa da hüzünleri de evlatlarının cezaevlerinde sürdürdüğü açlık grevleriydi. Bir anne halaya durduğu sırada yanındaki anneye “De vere dilanê (Haydi gel halaya)” diye seslendi. Bu sırada soruya karşılık veren diğer anne ise “Na ez nikarim zaroka me birçiné ez çawa dilane bigrim (Hayır, ben edemiyorum çocuklarımız grevdeyken ben nasıl halay çekeyim)” diye karşılık verdi. Bu iki diyalog bile bir yandan direnişe davet ederken diğer yandan hayata geçirilen açlık grevi eylemcilerin taleplerinin karşılık bulması gerektiğini gözler önüne seriyor. 
 
'Yüreğimizdeki yangına rağmen barışın hala yolu var'
 
Annelerin tümü sorduğumuz sorulara; “Biz artık kan dökülmesin, ölümler olmasın istiyoruz. Biz barış istiyoruz. Yüreğimiz yandığı kadar yandı ama bizler yine de barışın bir yolu var diyoruz. Eğer zindanlardan bir cenaze dahi çıkarsa bu barışın yolu tamamen kapanacaktır. Yanlıştan dönülsün bir an önce” diye cevap veriyor. Nitekim ilerleyen saatlerde de 8 Mart mitingi Leyla Güven şahsında başlayan açlık grevi eylemlerine selam niteliğinde gerçekleşti. Her konuşmacı Leyla Güven ve tutsakların direnişine dikkat çekerken, yüzlerce kadın da sloganlar eşliğinde Leyla’ya ve tutsaklara karşı selama durdu. "Geçen yılki 8 Mart mitinginden daha az katılım var" diye düşünürken alanın giderek dolduğunu görünce daha bir heyecanlandım. Pankartların ve lolipoplarından taşındığı alanda (ki polis girişte bazılarına zorla el koymuştu!) Kürt kadınlarının yıllardır damıttıkları, büyük emekler ve çabalarla ördükleri o kimlikleri ete kemiğe bürünüyordu.
 
Direniş meşalesini devralarak devam edileceği vurgulandı
 
Açlık grevindeki tutsak kadınların mesajının okunduğu anlarda ise alanda başka bir hava oluştu. Kadınlar sanki kendi ağızlarından mesajı kadınlara iletiyor ve kadınlar her satır başında zılgıtlarıyla onlara direniş sözünü yineliyordu. Özellikle Leyla Güven’in kadınlara gönderdiği mesaj dakikalarca alkış, zılgıt ve sloganların havada uçuştuğu anlara şahitlik etti. Leyla, 8 Mart alanında kadınlarla olamamasından kaynaklı hüzünlü hissettiğini ifade etse de, direnişinin mutlaka zafere ulaşacağını ve bir sonraki 8 Mart’ta kadınlarla birlikte alanlarda toplumun taleplerini hep birlikte haykıracaklarının altını çizdi.   
 
Tüm konuşmalarda vurgulanan direniş her ne kadar müziğin yüksek sesiyle bastırılmak istense de kadınlar haykırışlarını bir saniye bile bastırmadı. Bir 8 Mart’ı daha direniş yeminiyle sonlandıran kadınlar aralıksız bir şekilde kadın öncülüğünde başlayan direniş meşalesini devralarak koşmaya devam edeceklerinin altını çizdi.