Engellemeye rağmen direnen kadınlar: Katledilen de yasaklanan da biziz

  • 12:21 9 Mart 2019
  • Güncel
İSTANBUL - Taksim'de dün akşam düzenlenen “17’nci Feminist Gece Yürüyüşü”ne yapılan saldırıya tepki gösteren kadınlardan Zeliha Bal, "Katledilen biziz ama yasaklanan yine biz" derken, Hülya Karaosmanoğlu ise, "Bundan sonraki yıllarda da Feminist Gece Yürüyüşü’nde buluşmaya devam edeceğiz. Çünkü kadınlar direniyor" dedi. 
 
8 Mart Dünya Kadınlar günü dolayısıyla Taksim’de "Bu bir feminist isyandır" sloganıyla yapılan  “17’nci Feminist Gece Yürüyüşü” dün engellendi. Fransız Kültür Merkezi’nin önünde bir araya gelerek Tünel’e yürümek isteyen kadınlar saatler öncesinde polis ablukasıyla karşılaştı.
 
Kadınlar ‘biz de varız’ dedi 
 
Tüm engellere rağmen Fransız Kültür Merkezi önünde toplanan binlerce kadın, alkış zılgıt ve düdükleriyle polisin tutumunu gece boyunca protesto etti. "Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz", “Geceleri de sokakları da meydanları da terk etmiyoruz” mesajı veren kadınlar, gazlı müdahaleye rağmen “Biz de varız” demekten geri durmadı. Taşıdıkları döviz ve pankartlarıyla Taksim’i mora boyayan kadınların ablukaya rağmen verdiği renkli görüntüler ve direnişi ise hafızalara kazındı.
 
Geçen sene OHAL koşullarında dahi Taksim’de yüzbinlerce kadın yürümüş ve taleplerini dile getirmişken böylesi bir yasaklamayı kabul etmediklerini söyleyen kadınlar tepkilerini dile getirdi. 
 
‘Taksim’in kadınlara kapatılması şaşırtıcı olmadı’
 
Dün Taksim’in kadınlara kapatılmasının çok da şaşırtıcı olmadığını söyleyen Esin Demir, “Türkiye faşizm ile yönetiliyor ve faşizmin olduğu her alanda bu müdahale var. Kadınlara ekstra bu müdahalenin yapılmasının sebebi aslında var olan gücün kaynağını gördükleri için ve bu güç bir şeye tekabül ettiği için böyle davranıyorlar. Dolayısıyla bu tablo hem sinir bozucu olsa da aynı zamanda bana umut veriyor. Her şeye rağmen meydanlarda olmanın daha ayrı bir önemi var” dedi. Bütün müdahalelere rağmen kadınların alanlarda olmaya devam edeceğini belirten Esin, “25 Kasım’da da aynı şey oldu. Bu durumun yaşanmasında Türkiye’de devam eden açlık grevleri de  tekabül ediyor. Dolayısıyla bunlar devam ettikçe karşısında bir direniş devam edecek” ifadelerini kullandı.
 
Ortaya çıkan manzara karşısında çok öfkeli olduğunu söyleyen kadınlardan Esin Bayralı tepkisini “Taksim gece yürüyüşüne umutla gelmiştim. Çünkü geçen sene ve önceki seneler bir şekilde hiç tanımadığım insanlarla kol kola yürüyordum. İçinde bir umudum vardı. Ama şuan sadece öfke doluyum. Olan şeyi algılayamıyor ve çözemiyorum. Bu ülkede bazen bazı şeyleri söze dökmek çok zor galiba” sözleriyle dile getirdi. 
 
‘Sokakta olmaya devam edeceğiz’
 
Yasakla verilmek istenen mesajın sadece kadınlara değil bu ülkede ezilenlere, ötekileştirilen herkese karşı bir mesaj olduğuna vurgu yapan Esin, “Siz bir adım geride durun. Bu yürüyüşte sen kimsin demek isteniyor. Zaten üslup belli. Kabadayı ağız ve söylemlerden belli. Ortaya çıkan tablo bu olacaktı. Ne olabilirdi ki? Ağızdaki söylem böyle uygulamaya dökülüyor. Biz kadınlar sokaktayız ve sokakta olmaya da devam edeceğiz” diye konuştu. 
 
‘Kadın düşmanlığı var’
 
Taksim’in muhalif kesimlere kapalı olduğunu hatırlatan Zeliha Bal ise, tepkisini şu sözlerle gösterdi: “Bence rezillik. Biz kadınlara bir gün veriliyor. Bir gün yürüyeceğiz ona da izin verilmiyor. Siyasi rejimin yaptığı bir şey. Zaten kadın düşmanlığı var. Bu coğrafyada kadın olmak zaten zor. Katledilen biziz ama yasaklanan yine biz. Erkeklere niye yasak değil? Öldüren onlar."
 
‘Sesimizi duyurmaktan başka şansımız yok’
 
Zeliha, iktidarın kadınlardan neden bu kadar korktuğunu ise, “Biz kadınlar artık örgütlüyüz, birleşiyoruz bence birbirimizi daha iyi anlıyoruz. Ve bunun erkekler tarafından ya da siyasi rejim tarafından korkutulduğunu düşünüyorum. Biz kadınlardan bence korkuyorlar. Geçen sene de ondan önceki seneki senelerde de yürüyüş yapıldı, kimseye bir zarar verilmedi. Hiçbir şey olmadı. Bunun amacı ne olabilir ki?  Kadın korkusundan başka hiçbir şey değil. Bu yasak ve baskı karşısında birlik olmak ve sesimizi duyurmaktan başka şansımız yok” sözleriyle ifade etti. 
 
‘Hayal kırıklığı yaşıyorum’
 
Antalya’dan İstanbul’a yürüyüş için gelen kadınlardan Canan Budak,  “Daha önce senelerce yürüyüşlerimiz oldu. Hiçbir sorun yaşamadan gerçekleştiriyorduk.  Oğlum ile beraber bu coşkuyu paylaşmak istemiştim. Büyük bir hayal kırıklığı yaşıyorum. Antalya’da arkadaşlarım yürüyüşlerini rahatça yaptılar. Meydanlar onlara ayrılmış durumda. Burada da öyle olmasını bekliyordum. Çok üzücü bir manzara ile karşılaştım. Benim daha önce bulunduğum şehirler iktidarın çok da güçlü olmadığı şehirlerdi. Fakat İstanbul’da çok farklı bir manzara var. İktidarın egemen olduğu bir şehirde böyle bir manzara elbette ki çok şaşırası değil” dedi.
 
Canan, “Kadınlar alanları terk etmeyecekler. Kendi varlığımızın sesi olacağız. Onlar izin vermeseler de olacağız. Başka yolu yok, vazgeçmeyeceğiz” diye konuştu. 
 
‘Baskıya rağmen korkmuyoruz’
 
Yürüyüşe katılan kadınların 129 yıl önce katledilen kadınların direnişlerini anmak için geldiğini ve karşılaştıkları tablonun polis şiddeti olduğunu ifade eden Derya Bingöl, “Devlet sanki bütün ülkedeki topunu, tüfeğini buraya getirmiş. Kadınların bu direnişlerinden korktuğunu resmen gösteriyor. Bu kadar güvenlik güçlerinin konuşlanması kadınlardan ve kadının özgürleşmesinden korktuğu anlamına geliyor. Biz de tüm baskıya rağmen korkmuyoruz, ‘itaat etmiyoruz’ mesajını vereceğiz” dedi. 
 
‘Karanlık bir süreçten geçiyoruz’
 
Nurhayat Alay ise, şunları belirtti: “O kadar karanlık bir süreçten geçiyoruz ki. Bu sene içerisinde milyonlarca kadın tecavüze, tacize uğradı. En azından onların sesi olabilmek adına bu kadar Taksim’de toplanmışken bu muamelenin kendisi nasıl açıklanır ki? Kadınların mücadelesi zaten her alanda sürmekte. Bunun hepimiz farkındayız ve bilincindeyiz. Kadınların vermek istediği mesaj ise her alanda aktif olması. Her alanda yaşamalı ve yaşatmalı. Çünkü hayatı yaşatan kadındır.”
 
‘Buluşmaya devam edeceğiz’
 
Yasaklamanın on binlerce kadının katıldığı yürüyüşün etkisini kırmak ve katılımı azaltmak olduğunu kaydeden Hülya Karaosmanoğlu ise, “Biz 17’incide de ve bundan sonraki yıllarda da İstiklal Caddesi’nde Feminist Gece Yürüyüşü’nde buluşmaya devam edeceğiz. Çünkü kadınlar direniyor” diye konuştu.