Açlık grevindeki Zerdeşt Oduncu’nun annesi: Kan kusmaya başladı

  • 09:02 23 Mart 2019
  • Güncel
Rengin Azizoğlu 
 
İSTANBUL - Açlık grevi eyleminin 98’inci gününde olan Zerdeşt Oduncu, hücrede ve kişisel ihtiyaçlarını karşılayacak durumda değil. Anne Selma Oduncu, “Gün içinde yatağından neredeyse hiç kalkamıyor. Sürekli ishal oluyor ve dışkısından kan geliyor. Öksürdüğünde kan kusuyor. Baş dönmesi, mide bulantısı ve unutkanlık var. Vitaminlerini vermiyorlar. Bir şey olacak diye çok korkuyorum” dedi. 
 
Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkâri Milletvekili Leyla Güven’in, PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yönelik tecridin kaldırılması talebiyle sürdürdüğü açlık grevi eylemi 136’ncı gününde. Cezaevlerine yayılmasıyla birlikte binlerce tutsak eyleme katılırken, Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan Zerdeşt Oduncu’nun eylemi ise 98’inci güne girdi. Leyla’nın ardından aynı taleple cezaevlerinde 16 Aralık’ta başlatılan ilk grupta yer alan Zerdeşt, 27 yaşında. Mardin’in Derik ilçesinde 19 yaşındayken tutuklanan Zerdeşt, 8 yıldır cezaevinde.
 
174 yıl hapis cezasına mahkum edilen Zerdeşt’i açık görüşte ziyaret eden anne Selma Oduncu, oğlunun sağlık durumunun gittikçe kötüleştiğini belirtti. 
 
‘Kanıt yok, görüntü yok 174 yıl ceza verdiler’
 
Zerdeşt’in 2011 yılında inşaatta çalıştığı sırada sabah saatlerinde gözaltına alındığını belirten Selma, alındığı zaman bir yıl dahi cezaevinde kalacağını düşünmediklerini anlattı. Zerdeşt’in “Emniyete ses bombası atmakla” suçlandığını ancak buna dair herhangi bir kanıt olmadığını ifade eden Selma, “Ölü yok, yaralı yok, görüntü yok, tespit yok ama gizli tanık varmış. Arkadan görüntüsü Zerdeşt’e benzemiş diye aldılar onu. Gizli tanık varsa söyleyin biz de bilelim. Ne gördüyse anlatsın öğrenelim hepimiz. Suçsuz, günahsız 174 yıl ceza verdiler. Biz 174 sefer parçalandık, bölündük. 8 yıldır cezaevinde. İlk alındığında 3 yıla yakın Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi'nde kaldı. Cezası kesinleşince de Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Cezaevi'ne götürdüler. 2014’te fedai eylem gerçekleştirdi. Ondan sonra Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi’ne yolladılar. 4 senedir tek hücrede kalıyor. 3 aydır da açlık grevinde” dedi. 
 
‘Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde ölüme terk edildi’
 
Zerdeşt’in cezaevinde olduğu süre boyunca defalarca işkence ve kötü muameleye maruz kaldığını anlatan Selma, 2014’de eylem gerçekleştirdikten sonra tedavi için götürüldüğü Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde ölüme terk edildiğini söyledi. Zerdeşt’in o süreçte bodrum katında sineklerle dolu bir odada tutulduğunu dile getiren Selma, doktorların tedavi etmediğini yalnızca yaralarına krem sürdüklerini söyledi. 
 
‘İki ay boyunca işkence görmüşler’
 
Cezaevinde yaşanan kötü muameleye değinen Selma, “Kaloriferlerini açmıyorlar, pis yemekler veriyorlar. Sıcak su vermiyorlar. 5 ay önce aradı. Bir aydır konuşmuyorduk. ‘Neden beni aramıyorsun’ dedim. ‘Odalarda kamera istemiyoruz dediğimiz için bize işkence yapıyorlar. Sabaha kadar ellerimizi arkadan bağlıyorlar, bize su döküyorlar’ dedi. İki ay boyunca sürekli işkence görmüşler. Biz bu işkencelere karşı cezaevi müdürüne dilekçe verdik. ‘Öyle bir şey yok oğlun iyidir’ dediler dilekçemi reddettiler” diye konuştu.  
 
‘Kişisel ihtiyaçlarını karşılayamıyor’
 
Açık görüşe giden Selma, Zerdeşt’in sağlık durumunun giderek kötüleştiğini belirterek, “30 saniye bile ayakta duramadı. Fotoğraf çekmek için bile kalktığında dengesini sağlayamadı, duvara dayandı. Sürekli ishal oluyor ve dışkısından kan geliyor. Öksürdüğünde kan kusuyor. Baş dönmesi, mide bulantısı ve unutkanlık var. Vitaminlerini vermiyorlar. Şekerli su, meyve suyu bile devamlı olarak verilmiyor. Gün içinde yatağından neredeyse hiç kalkamıyor. Tek başına kaldığı için kişisel ihtiyaçlarını karşılayamıyor. Bir şey olacak diye çok korkuyorum” ifadelerini kullandı.
 
‘İşkence uyguluyorlar’
 
Her şeye rağmen Zerdeşt’in moralinin iyi olduğunu ve hep güldüğünü söyleyen Selma, Zerdeşt’in kendisine söylediklerini şu şekilde aktardı: “Kürt halkının hak mücadelesi için, Kürdistan için ruhum da canım da feda olsun. Davamı sürdüreceğim. Biz bu zulme ve zalimliğe karşı açlık grevine girdik. Sayın Öcalan’a ve tutsaklara işkence uyguluyorlar. Bu işkence bitene, talebimiz kabul edilene kadar direnişimizi sürdüreceğiz. Kürt halkı da ayağa kalksın. Gençler cezaevlerinde ölmesin.”
 
‘Zerdeşt’le gurur duyuyorum’
 
Zerdeşt ile gurur duyduğunu vurgulayan Selma, şöyle dedi: “Bana ilk açlık grevinde olduğunu söylediğinde saygı duydum. Zerdeşt’in mücadelesini sahipleniyorum. Zaten hapiste tek kişilik hücrede işkence altındadır. Eğer cezaevinde bu kadar yıl tek başına kalıp ölecekse mücadeleyi devam ettirsin daha iyi. En azından bu işkence kalkar da başka annelerin yüreği yanmaz. Ben oğlumla gurur duyuyorum. Ölürse de şerefiyle ölecek. Çocuklarımız yalnız değil. Arkalarındayız. Talepler karşılansın annelerin yüreği ağrımasın. Gençlerimiz artık ölmesin. Barış olsun istiyorum. Elimizden ne gelirse yapacağız. Başaracağız, inanıyorum.”