‘Savaş bölgelerinden ithal edilen gıdalar halk sağlığı için risk oluşturuyor’

  • 09:04 23 Mart 2019
  • Sağlık
Zeynep Durgut 
 
VAN - Türkiye’nin üretim yerine ithalata dayalı ekonomi politikası nedeniyle kriz yaşandığını belirten SES Van Eş Sözcüsü Fatma Arslan, savaş bölgelerinden ithal edilen gıdaların ciddi bir halk sağlığı sorununa yol açacağını söyledi. Fatma, “Suriye’den ithal edilen patatesler var. Savaş bölgesinde ithal edilen patatesler farklı kimyasal zehirler barındığı için sonraki aşamalarda halk sağlığında sorun yaratabilecek düzeydedir” dedi. 
 
Türkiye 2002 yılından bu yana adım adım üretimden koptu. İmalat sanayi, 2002'de ekonominin yüzde 22'sini oluştururken, bu oran yüzde 15'e düştü. Sanayi, tarım ve hayvancılıkta üretim her geçen gün küçülürken, en temel ihtiyaç malzemeleri dahi ithal edilmeye başlandı. Üstelik savaş bölgelerinden ithal edilen gıdalar halk sağlığını tehdit ediyor. 
 
‘Krizi aşma yöntemi üretime yönelmektir’ 
 
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Van Şube Eş Sözcüsü Fatma Arslan, söz konusu risklere dikkat çekerek, “Ekonomik krizi aşma yöntemi normal toplumlarda üretime yöneltmektir. Fakat Türkiye’de üretimin kesilmesi ve üretimin desteklenmemesi ithal ürünlerle sorunu çözmeye çalışmak veya farklı anlamlarda ithal edilen ürünler belli kesimlerin mal almasını sağlamak üzerinden de olabilir. Ciddi anlamda sorunlara yol açıyor. Türkiye tarım üzerinden politikalarını yürüttüğü takdirde dünyanın birçok yerine ürün çıkartabilecek konumdayken, sebze meyveden tutun, et ve birçok yiyeceğe kadar ithal etmeye başladı. Bu ithal edilen ürünlerle beraber çok büyük sorunlar yaşandı. Mesela kırmızı et ithalinin yapıldığı dönemde büyük bir vaka ortaya çıktı” dedi. 
 
‘Şarbon resmi tutanaklara geçmedi’ 
 
İthal edilen etlerde görülen şarbonun resmi kayıtlara geçmediğini kaydeden Fatma, AKP Hükümeti’nin bunu saklama çaba ve baskıları sonucu gündemleşmediğini söyledi. Kırmızı et ithali sonrası Türkiye’de bir şarbon vakası yaşandığını belirten Fatma, “Birçok yerde şarbon tanısı konulurken bunun resmi kayıtlara geçmemesi için sağlık çalışanlarına baskı yapıldığı noktasında duyumlar aldık. O etlerin laboratuvar tetiklerinin yapılmaması ve ithal edilen ülkeden buraya getirilinceye kadarki koşullar da basına yansıdı. Buna daha çok sosyal medya üzerinden tanıklık ettik. Tüm bunların sonucunda ciddi şekilde bir halk sağlığı sorunu yaşandı. Şarbon olayı patlak verdi. Bitlis karantina edildi. Hakkâri’de şarbon vakası görüldü. Fakat bunların hiçbiri resmi tutanaklara ‘şarbon tanısı’ olarak geçmedi” diye konuştu. 
 
‘İthal gıda sağlık sorunlarına yol açacak’ 
 
Fatma, savaş bölgelerinden ithal edilen gıdaların ciddi bir halk sağlığı sorununa yol açtığını vurgulayarak, şöyle devam etti: “Suriye’den ithal edilen patatesler var. Savaş bölgesinde ithal edilen patatesler farklı kimyasal zehirler barındığı için sonraki aşamalarda halk sağlığında sorun yaratabilecek düzeydedir. Suriye’de yaşanan savaşın başından sonuna kadar kimyasal silahlar kullanıldı. Bu hem dünya ülkeleri tarafından hem de Suriye İnsan Hakları Gözlem heyeti tarafından ve birçok çevreler tarafından tespit edildi.  Orada o kimyasala maruz kalan gıdaların Türkiye getirilmesi ve satılması halkta ileri aşamada riskli sorunlar çıkartacak.” 
 
‘Üretim desteklenmelidir’
 
İthalatın yerine üretimin desteklenmesi gerektiğinin altını çizen Fatma, “Çernobil faciasını hatırlatmak isterim. Çernobil’deki patlamadan sonra o kimyasalın bıraktığı izlerden sonra Karadeniz de kanser vakaları ve doğumsal anormallikler çoğaldı. Bundan dolayı Suriye’den ithal edilen patates ve gıdaların bu kimyasallara ne kadar maruz kaldıklarını bilmiyoruz. Bunların ileriki aşamalarda toplumda ne gibi sağlık sorunlarınaa yol açacağını ve bu zararın boyutunu bilmiyoruz. Bu nokta da ciddi halk sağlığı sorunları karşımıza çıkabilir. Savaş bölgesinden ithal edilen gıdaların sağlık tatbikatından geçilmesi gerekir” dedi.