HDP Genç Kadın Meclisi’nden örgütlenme seferberliği: Örgütlülükle tecridi kırabiliriz

  • 09:08 23 Mart 2019
  • Güncel
Beritan Canözer
 
DİYARBAKIR - Tecridin yalnızca İmralı’da değil, tüm topluma uygulandığını belirten HDP Genç Kadın Meclisi üyesi Sevim Akdağ, özellikle gençlerin ve kadınların tecridi daha fazla hissettiğini ifade etti. Sevim, genç kadınlar olarak bulundukları her alanda tecridi kırmak ve boşa çıkarmak için mücadele edeceklerinin altını çizdi.
 
PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yönelik tecridin kaldırılması talebiyle 8 Kasım 2018 tarihinden bu yana açlık grevinde olan Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkâri Milletvekili Leyla Güven’in açlık grevi 136’ncı gününe girerken, Leyla’nın ardından cezaevlerine yayılan açlık grevleri de devam ediyor. HDP Genç Kadın Meclisi üyesi Sevim Akdağ, tecridin genç kadınlar üzerindeki etkilerini anlatarak, tecride karşı mücadele ağı öreceklerini belirtti.
 
‘Tecrit tüm halklara uygulanıyor’
 
Geçtiğimiz haftalarda gerçekleştirdikleri Genç Kadın Konferansı’nda da temel gündemlerinin tecrit ve açlık grevi olduğunu belirten Sevim, “Uzun zaman sonra ilk kez genç kadınlar olarak bir araya gelebildiğimiz bir konferans oldu. Konferansın temel gündemi tecrit ve tecride karşı örülecek mücadele ağıydı. Aynı zamanda Leyla Güven şahsında başlayan açlık grevlerini de konuştuğumuz bir konferanstı” dedi. Tecridin sadece İmralı’da uygulanmadığını ifade eden Sevim, “Bir bütünen tüm halklara uygulanıyor. Öncelikle gençler olarak bunu görmemiz ve hissetmemiz gerekir. Genç kadınlar olarak üzerimizdeki tecridi nasıl kırabiliriz, nasıl boşa çıkarabiliriz üzerinden tartışmalar da yürütüyoruz” diye belirtti. 
 
‘Tecridin etkilerini parçalayacağız’
 
Sevim, şimdiye kadar her alanda HDP Gençlik Meclisi olarak bir örgütlülük ağını başlattıklarını ancak bu örgütlenme sürecinde özgün bir yapı sağlayamadıklarından konferans ihtiyacının doğduğunu söyledi. Sevim, “Her alanda çalışma yürüten çoğunlukla genç kadınlardı, bu nedenle böylesi bir örgütlülük kendini zorunlu kılıyordu. Konferanstan da açığa çıkan perspektif doğrultusunda mücadelemizi büyütme kararı aldık. Türkiye ve Kürdistan’da genç kadınlar olarak tecridin üzerimizdeki etkilerini parçalayacağız. Öncelikle tecridin amacını ve etkilerini göreceğiz. Evimizde, sokakta, okulda, her yerde tecritteyiz. Söz hakkımızın olmamasıyla, yok sayılmamızla, şiddet görmemizle, sokağa çıkamamayla yani her şekilde tecrit altındayız” dedi.
 
‘Öz savunma atölyeleri kuracağız’
 
Genç kadınlar olarak her yerde özgün örgütlenmelerini sağlayacaklarını vurgulayan Sevim, tecridi ancak örgütlenerek aşabileceklerini söyledi. Genç kadın meclislerini her alanda oluşturacaklarını kaydeden Sevim, misyonlarını açığa çıkaracak çalışmalarının olacağını dile getirdi. Sevim, “8 Mart’a da kendi pankartımız ve sloganımızla dahil olduk. 8 Mart anlamı itibari ile de bizim öncülük yapmamız gereken bir gündü. Önceliğimiz örgütlülüğümüzü büyütmek. Özellikle genç kadınların karşı karşıya kaldığı taciz, tecavüz olaylarına karşı öz savunmasını sağlayabilme noktasında öz savunma atölyelerimiz olacak” diye belirtti.
 
Genç kadınların her yerde özgür olabileceği, kendi kimliği ile var olabileceği bir ortam yaratmayı amaçladıklarını belirten Sevim, “Ailesinde şiddet gören, üniversitede tacize maruz kalan, fabrikalarda emeği sömürülen tüm kadınların yanında olacağız ve beraber örgütleneceğiz. Her yerde açlık grevlerini konuşacak ve direneceğiz” ifadelerini kullandı.