Tutsak yakınları: Daha fazla geç kalınmasın

  • 09:03 14 Nisan 2019
  • Güncel
İZMİR - Tutsak yakınları, açlık grevlerine karşı herkesin daha gür bir şekilde ses çıkarması gerektiğini belirterek, daha fazla geç kalınmadan adım atılmasını istedi. 
 
İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şubesi’nde geçtiğimiz Cuma günü “Yaşama Ses Ver” nöbeti yapıldı. Çeşitli siyasi parti, sivil toplum örgütlerinin, dernek ve meslek örgütlenmelerinin yanı sıra tutsak yakınlarının da yer aldığı nöbet eylemine katılan tutsak yakınları Xezal Yaşar ve Sultan Yağmekan daha fazla geç kalınmadan gereğinin yapılması çağrısında bulundu.
 
‘Evlatlarımız ölmesin’
 
Şakran 3 Nolu T Tipi Cezaevi’nde 1 Mart’tan bu yana açlık grevinde olan Özkan Yaşar’ın annesi Xezal Yaşar, daha gür ses çıkarılması gerektiğini söyledi. Bütün dünyanın gözlerinin önünde gerçekleşen tecrit koşullarına hem Türkiye’nin hem uluslararası kamuoyunun sessiz kaldığını ifade eden Xezal, “Tecrit kalksın çocuklarımız ölmesin. Evlat acısı yaşamayalım. Avrupa, Adalet Bakanlığı’na baskı yapsa durum başka olurdu. Burada Kürt nüfusu ne kadar? Gerekirse hepimizi hapse atsın. Biz sesimizi çıkaracağız. Evladımız ölmesin. Biz hem kadın olarak hem anne olarak evlatlarımızın ölmesini istemiyoruz” diye konuştu. 
 
‘Kürtlerin hakkı verilsin’
 
Kürt halkının taleplerine cevap verilmesi gerektiğini ifade eden Xezal, “Ne günümüz gün ne gecemiz gece. Tayyip Erdoğan ‘ben başkanım’ diyor, ‘Müslümanım’ diyor ama bu nasıl insanlık! Biz ne askerin ne gerillanın ölmesini isteriz. Hiçbir anne çocuğuna en ufak bir şey olmasını istemez. Artık Türkiye’ye adalet gelsin. Hastayım ama doktora bile gitmek istemiyorum. Evlat acısı hiç kolay değil. Ben dünya halklarına sesleniyorum. Burada yaşananları görün ve çocuklarımız için ses çıkarın” şeklinde konuştu. 
 
‘Kimse sesini çıkarmasın istiyorlar’
 
Kırıklar F-2 Nolu Cezaevi’nde bulunan Fırat Yağmekan’ın annesi Sultan Yağmekan, cezaevlerinde daha fazla insanın ölmesine izin verilmemesi gerektiğini vurguladı. Fırat’ın Hepatit B hastası olduğu için açlık grevinde olmadığını belirten Sultan, “Tecrit hepimizin üzerinde uygulanıyor. Ankara’ya gittik ama Adalet Bakanı bizi dinlemedi. Bizden sonra anneler yeniden gitti Ankara’ya. Oysa bizim istediğimiz yasaldır. Açlık grevleri de yasaldır. Bizim çocuklarımız cezaevlerinde, biz kendimizden korkmuyoruz. Sadece benim çocuğum değil bütün çocuklar benim evladımdır. Onlar için de buradayım. Ciğerimiz hepsi için yanıyor. Annelerin üzerinde de baskı var elektronik kelepçelerle bağladılar evlere. Çünkü seslerini çıkarıyorlar. Kimse sesini çıkarsın istemiyorlar. Biz istiyoruz ki herkes sesini çıkarsın” dedi.