Leyla Halid: Hükümeti zorlayacak olan halk kitleleridir

  • 10:07 14 Nisan 2019
  • Güncel
Safiye Alağaş 
 
İSTANBUL - FHKC Merkez Komite Üyesi Leyla Halid, açlık grevi eylemlerinin direniş biçimlerinden sadece biri olduğunu belirterek, “Hükümeti zorlayacak olan halk kitleleridir. Türkiye’de ve Filistin’de açlık grevi eylemlerinin etrafında kenetlemek gerekiyor” dedi. 
 
PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yönelik tecridin kaldırılması talebiyle devam eden açlık grevi eylemcilerinin sağlık durumu giderek kötüleşiyor. Eylem uluslararası boyutta ses getirirken, AKP Hükümeti ve devlet yetkililerinin büründüğü sessizlik de devam ediyor. Filistin Halk Kurtuluş Cephesi (FHKC) Merkez Komite üyesi Leyla Halid, açlık eylemlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 
 
‘Halklar arasına sınırlar girdi’
 
Filistinlilerin İsrail’de Kürtlerin ise bölgede zulüm gördüğünü belirten Leyla, mücadelelerinin bu nedenle ortaklaştığını vurguladı. Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra sömürgecilerin bölgeyi parçalara böldüğünü hatırlatan Leyla, “Türkiye’de ‘hasta adam’ diye tabir edilen imparatorluğun çöküşünden sonra bu bölünme ve parçalanma devam etti. Halklar arasına sınırlar girdi. Bu süre sonucunda bizim ülkemiz de böyle parçalandı. Kürtler kendi topraklarında mücadele veriyorlar. Ama Filistinliler kendi topraklarından sürüldüler. İki halkta tabiki kendi toprakları üzerinde hak talep ediyorlar. Uzun vadeye yayılan bir taleptir ve bu güne kadar sürdü. Hala devam ediyor” diye konuştu. 
 
‘Açlık grevi eylemi direniş biçimlerinden sadece biri’
 
Türkiye’de devam eden açlık grevi eylemine değinen Leyla, cezaevindeki her insanın kendi özgürlüğüne kavuşma hakkı olduğunun altını çizdi. İnsanca bir yaşam için ellerinden bir şey gelmiyorsa açlık grevi eylemi yapılabileceğine dikkat çeken Leyla, “Taleplerini açlık grevi ile de elde edemiyorsa temel yaşamını dahi ortaya koyabilir. Çünkü bu talep ettiği haklar temel insan haklarıdır. Leyla Güven, Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması talebiyle açlık grevi eylemine başladı. Bu talep haklı ve meşru bir taleptir. Fakat bu yetersizdir. Etrafında ciddi bir halk kitlesinin olması gerekiyor. Aynı talep etrafında kenetlenen bir halk kitlesi olması gerekiyor. Hükümeti zorlayacak olan budur.  Açlık grevi eylemi direniş biçimlerinden sadece bir tanesidir. Bir sonuç elde edilene kadar bu eylem tekrarlanabilir. Bu eylemi tamamıyla meşru görmek lazım. Fakat biz her şeyden önce yaşamı savunuyoruz. Yaşamı tehdit edecek şeyden kaçınmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı. 
 
‘Türkiye ve Filistin’de açlık grevi eylemlerinin etrafında kenetlenmeli’
 
Cezaevinde bulunan tutsakların farklı bir eylem yapma şanslarının olmadığını vurgulayan Leyla, şöyle dedi: “Bu nedenle kendi bedenleri üzerinden bir eyleme giriştiler. Bu doğaldır. Ama daha farklı eylem biçimleri olabilir. Önemli olan özgür olanların geliştirecekleri eylemlerdir. Ben Abdullah Öcalan’ın kendisi için birinin ölüme yatmasını isteyeceğini sanmıyorum. Abdullah Öcalan böyle bir şey istemezdi. Leyla Güven’i ziyaret etme fırsatım olursa kendisine bedenine zarar vermemesini isteyeceğim. Başka eylem biçimleri denenebilir. Şuan Filistinli tutuklularda açlık grevi eylemindeler. Burada da halk nöbetleşe açlık grevi eylemine giriyor. Protesto eylemi yapıyor. Bu grevlerin etrafında kenetlenen kitleler var. Mektup yazma kampanyaları başlatıldı. Özellikle manevi yönden desteklemek amacıyla dayanışma mektupları gönderiliyor. Türkiye’de ve Filistin’de açlık grevi eylemlerinin etrafında kenetlemek gerekiyor.”