Kadın Savunma Ağı ile kadınlar yalnız değil: İfşa etmeye devam edeceğiz

  • 09:02 15 Nisan 2019
  • Güncel
Dilan Babat
 
ANKARA - Taciz ve tecavüze karşı sokaklarda sanıkları ifşa eden Kadın Savunma Ağı üyelerinden Buse Üçer, sanıkların üst düzey ilişkileri nedeniyle korunduğunu ancak kadınların yalnız olmadığını hatırlatarak, “Mağdurun suçlanmasından vazgeçilene kadar, ataerkil sistemi yok edene kadar beraber mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi.  
 
Türkiye’de cinsel istismar ve cinsel saldırı suçları cezasızlık politikaları nedeniyle artarken, kadınlar suçluları ifşa ederek, savunmasız olmadığını gösteriyor. Ankara’da Özdemir Spor Kulübü’nde çocuk istismarının ortaya çıkması, ardından Ankara Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi’nde Prof. Dr. Hasan Bilgin’in özel kliniğinde bir öğrencisine cinsel saldırıda bulunması Kadın Savunma Ağı’nı harekete geçirdi.    
 
‘Yavuz Özdemir’i ifşa ettik’ 
 
Kadın Savunma Ağı üyesi Buse Üçer, Özdemir Spor Kulübü sahibi Yavuz Özdemir’in çocuklara istismarda bulunduğunu, spor salonuna giden kadınları da taciz ettiğini dile getirerek, “Çocuklardan birinin ailesine söylemesi ile beraber hızlı davranarak taciz, istismarcı ve tecavüz zanlısı Yavuz Özdemir’i ifşa etmeye başladık. Kadınlar olarak Kızılay’da bulunan spor kulübünün önüne gelerek, burada taciz ve tecavüz olduğunu söyledik” dedi.  
 
‘2016 yılındaki dosya kapatılmış’ 
 
4 ailenin şikayeti üzerine dava açıldığını belirten Buse, Yavuz Özdemir ile ilgili 2016 yılında başka bir istismar dosyasının daha ortaya çıktığını söyledi. Buse, dosyaya dair şu bilgileri verdi: “Yavuz Özdemir hakkında açılan dosyada iki defa ‘takipsizlik’ kararı veriliyor. En son ailenin çocuğunun arkasında durmasıyla üçüncü kez şikayet işleme alınarak dosya yeniden açıldı. En az iki yıldır böyle bir durum var. Durum yargıya da intikal etmesine rağmen bu insan hakkında bir şey yapılmamış. Şu an Yavuz Özdemir tutuklu olarak yargılanıyor ama 2016 yılında da başka bir kişiyi daha tacize maruz bırakmış. Yavuz Özdemir kick boks alanında tanınan biri olmasına rağmen sistematik olarak çocuklara ve kadınlara taciz ve tecavüzde bulunuyor ama bu durum hep cezasızlık ile bırakılmış.” 
 
‘Üst düzey ilişkiler sanıkları koruyor’
 
İstismar failinin daha önceki işyerinde de çocuklara yönelik istismarın yaşandığı bilgisini paylaşan Buse, “Daha önce Dikmen’de bulunan Özdemir Spor Kulübü’nde yine bir taciz olayı meydana gelmiş. Ailelerin toplanmasıyla beraber Yavuz Özdemir aileler tarafından darp edilmiş. Olayın ardından oradan ayrılmış. Yıllardır bu insan bir şekilde korunuyor. Korunmasındaki sebeplerden birinin de üst makamlarda ilişkilerinin olduğu. Korunmasında, davalarında ‘takipsizlik’ kararının verilmesinde yüksek düzeydeki ilişkilerinin etkili olduğunu düşünüyoruz” ifadelerini kullandı. 
 
‘İktidarın yarattığı bir korku iklimi var’
 
Bu olaydan sonra Ankara Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi’nde görev yapan Hasan Bilgin’in özel kliniğinde staj öğrencisine yönelik şiddet ve cinsel saldırı yaşandığını hatırlatan Buse, üniversitelerde duyulmayan binlerce olayın üstünün kapatıldığını söyledi. Hasan Bilgin'in yanı sıra üniversitelerde bu tür hocaların sayısının az olmadığını belirten Buse, konuşmasına şöyle devam etti: “Okul yöntemlerinin sessizliğini zorlayacak olan ve bu durumları konuşulabilecek özgür bir eğitim alanı oluşturmak lazım. Bu alanların oluşturulamamasında iktidarın payı vardır. Gittikçe gerileşen bir ülkede yaşıyoruz, iktidarın yaşattığı bir korku iklimi var. Örgütlü bir şekilde tacize, tecavüze tepki vermek isteyen insanlar, iktidara yakın olanlar yüzünden okuldan atılmak tehlikesi ile karşı karşıya bırakılıyor. Bu korku ortamından insanlar susmaya zorlanıyor.” 
 
‘Kadınlar yalnız değil, kadın savunma ağları yanlarında’
 
Okullarda toplumsal cinsiyet yönetmenliği, toplumda cinsiyet eşitliği olmadığı için erkeklerin kadınların bedenleri üzerinde sürekli olarak söz sahibi olmaya çalıştığını vurgulayan Buse, “Yalnız değiliz, kadın hareketine, feminist harekete gelerek hep beraber kolektif bir mücadele yürüterek, kendimizi koruyabiliriz. Bizler feminist öz savunma atölyeleri düzenliyoruz. Bu atölyelerde kendimizi güçlendiriyoruz, tacize ve şiddete karşı kendimizi ve çevremizdeki insanları koruma yollarını arıyoruz. İsmimizle de bir ağ şeklindeyiz. 3-4 kadının bir araya gelerek, çalıştıkları herhangi bir yerde beraber kadın savunma ağlarını oluşturabilir ve birbirimizi haberdar edebiliriz.   Birbirimizle dayanışma içerisinde olabilirsek kadınlar olarak daha güçlü olabiliriz. Kadınlar olarak diyoruz ki ‘mağdur suçlayıcıdan’ vazgeçilene kadar ataerkil sistemi yok edene kadar, beraber mücadele edelim ve mücadele etmekten vazgeçmeyelim” dedi.