Tutsak Hatice Kaymak: Direnişimiz sahiplenilmezse hükümet adım atmayacak

  • 09:14 27 Nisan 2019
  • Güncel
Beritan Canözer
 
DİYARBAKIR - İmralı tecridinin kaldırılması talebiyle 113 gündür açlık grevi eyleminde olan tutsak Hatice Kaymak, ailesi aracığıyla gönderdiği mesajda, “Cezaevi müdüründen gardiyanına kadar herkes baskı uyguluyor. Elbette boyun eğmiyoruz, sessiz kalmıyoruz ama sadece bizimle olmaz. Direnişimiz dışarıda sahiplenilmezse hükümet asla adım atmayacak" çağrısında bulundu.
 
Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkâri Milletvekili Leyla Güven'in, PKK Lideri Abdullah Öcalan'a yönelik tecridin kaldırılması talebiyle Diyarbakır E Tipi Cezaevi'nde başlattığı ve tahliyesi ardından evinde sürdürdüğü açlık grevi 171’inci gününde. Leyla’nın ardından aynı taleple farklı cezaevlerinde başlayan ilk grubun ise 133’üncü gününe girdi. 
 
2 yıldır tutsak, 113 gündür açlık grevinde
 
Diyarbakır'ın Dicle ilçesinde dünyaya gelen 24 yaşındaki Hatice Kaymak, Tarsus Kadın Kapalı Cezaevi'nde tutsak bulunuyor. Hatice, tecridin kaldırılması talebiyle 113 gündür açlık grevi eyleminde. 
 
Diyarbakır'da büyüyen ve lise döneminden sonra arayışları başlayan Hatice, bu dönemde mücadeleyle tanıştı. Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi'nde tarih bölümünü okuduğu yıllarda çalışmalarda aktif yer almaya başlayan Hatice, 3'üncü sınıftayken ailesini görmek için geldiği Diyarbakır'da gözaltına alınarak tutuklandı. 
 
Yaklaşık 4 ay Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi'nde tutulan Hatice, ardından Tarsus Cezaevi'ne sürgün edildi. Tarsus'a sürgün edildiği günden bu yana ailesiyle yaptığı hemen hemen her görüşmede cezaevi yönetiminin tutsaklara yönelik baskılarından söz eden Hatice, 113 gündür açlık grevi eyleminde. Ailesiyle geçen hafta yaptığı telefon görüşmesinde açlık grevlerine ilişkin bilgi veren Hatice, bu direnişin herkes tarafından sahiplenilmesi gerektiğini vurguladı. 
 
'Baskı politikası yürütülüyor'
 
Açlık grevi eylemlerinden sonra baskıların arttığını belirten Hatice, "Sürekli hücre cezaları veriyorlardı, iletişim cezaları alıyorduk. Yemekler kötüydü, defalarca kez şikayet etmemize rağmen iyileştirme yapılmıyordu ama şimdi açlık grevinde olduğumuzu bildikleri halde ne temizlik konusunda ne de grevle ilgili hiçbir talebimiz karşılanmıyor. Bazen şeker verilmiyor. Gazetelerimiz verilmiyor. Televizyonda ise sadece ATV izleyebiliyoruz. Dışarıda yaşanan olaylardan, süreçten habersiziz. Ancak gelen görüşçülerden bilgi alarak ne olup bittiğini öğreniyoruz. Tarsus Cezaevi’nde inanılmaz bir baskı politikası var. Aslında burada da tutsaklara fiili tecrit uygulanıyor. Cezaevi müdüründen gardiyanına kadar herkes baskı uyguluyor. Elbette boyun eğmiyoruz, sessiz kalmıyoruz ama sadece bizimle olmaz" ifadelerini kullandı.
 
'Son muhteşem olacak'
 
Açlık grevinde olan bazı tutsakların kan kusmaya başladığına dikkat çeken Hatice, kan kusan tutsakların durumunun kritik olduğunu vurguladı. Hatice, şöyle devam etti: "Arkadaşlarımızın durumu kritik ama moralleri çok yüksek. Cezaevinin tüm baskısına rağmen direniyorlar. Halkımızın da dışarıda direnmesi gerekiyor. Bu yük yalnızca tutsakların omzuna bırakılmamalı. Bu talep hepimizin talebidir, bu talep Kürt halkının, Ortadoğu halklarının, Türkiye halkının talebidir. Bu talep dünyanın talebidir. Tecrit kalkmalıdır, Sayın Öcalan özgürleşmelidir. Kürt halkı üzerindeki baskı son bulmalıdır. Direnişimiz dışarıda sahiplenilmezse hükümet asla adım atmayacak. Ailelerin bu direnişi ne kadar sahiplendiği çok önemli. 8 arkadaşımız fedai eylem yaparak yaşamına sona verdi, elbette başka can yitirmek istemiyoruz ama bunun önlemini alacak olan halkımızdır." 
 
Hatice, mesajının sonunda ise tüm aileleri selamlayarak, "Ne olursa olsun son muhteşem olacak" dedi.