Kürtçe dil eğitmenleri: Kürtçe konuşun, Kürtçe okuyun ve Kürtçe direnin

  • 11:01 14 Mayıs 2019
  • Güncel
VAN - 15 Mayıs Kürt Dil Bayramı dolayısıyla kadınlara çağrı yapan eğitmen Güneş Öymen Korkmaz, “Dil insan varlığını anlamlandırandır. Bütün annelere ve kadınlara çağrımdır; Kürtçe konuşun, Kürtçe yazın ve Kürtçe direnin” dedi.
 
Celadet Alî Bedirxan'ın 1932'de çıkardığı Kürtçe Hawar dergisinin yayına başladığı gün olan 15 Mayıs, Kürt Dil Bayramı olarak kutlanıyor. Kürt Dil Bayramı dolayısıyla Kürtçe üzerindeki baskı ve asimilasyonu değerlendiren Dil Kültür ve Sanat Araştırmaları Derneği (DÎSA-DER) eğitmenleri, Kürtçeyi korumanın tek yolunun onu konuşmaktan geçtiğini belirtti. 
 
‘Kürt dilinin varlığı artık kabul edilmelidir’
 
Kürtçe dil eğitmeni ve aynı zaman da DİSA-DER Eşbaşkanı Evin Adin, dilin önemine vurgu yaparak, Kürtçenin Ortadoğu’da bulunan en zengin diller arasında olduğuna dikkat çekerek, ”15 Mayıs Kürt Dil Bayramı’nı kutluyorum. 15 Mayıs Kürt Dil Bayramı Mir Celaddet Bedirhan’ın bize hediyesi ve rotasıdır. 15 Mayıs da bundan kaynaklı oldukça önemli ve anlamlı bir gündür” dedi. 
 
‘Bu dilin kabullenilmesi bir ihtiyaçtır’
 
DİSA-DER’in Kürtçe üzerinde araştırma yürüten kurum oldukları, dil üzerindeki araştırmalarını ve çalışmalarına devam ettiklerini kaydeden Evin, dil bayramı dolayısıyla 3 günlük atölye çalışmaları yaptıklarını söyledi. Evin, “Kürtçe dili sıradan bir dil değil. Ortadoğu da en zengin dil olarak 4’üncü sırada yerini alıyor. Kürtçe direniyor. Kürtçe binlerce kelimeden oluşuyor. Ama bu zenginliğe karşı ciddi bir tahammülsüzlük var. Bunun kutlanılması bile engelleniyor. Biz, DİSA-DER olarak 15 Mayıs’ta bir basın açıklaması ile Kürt Dil Bayramı’nı kutlamak istedik, ancak yasaklarla engellendik. Devletin bir an önce bu tutumunu terk etmesi gerekir. Her dil kadar Kürtçe de annenin ak sütü kadar helaldir. Bu dilin tarihi uygarlıkların başlangıcına kadar dayanıyor. Yüzyıllardır bu dil yok olmamış ve hiçbir güç de yok edemez. Bu dil, Celaddet Bedirxan’dan, Şerko Bêkeslere bu günümüze kadar getirilmiştir. Eğer ki çocuklar bu dil ile okuyup yazıyorsa artık bu dilin kabullenmesi bir ihtiyaçtır” dedi. 
 
‘Ölen her bir annemiz aslında gömülen Kürtçedir’
 
Kürtçe üzerinde uygulanan baskı ve asimilasyon politikalarına da değinen Evin, ”Dil üzerindeki asimilasyon ve kırım politikalarına karşı Kürtçe direnmek şarttır. Kürtçenin korunması sadece araştırmacı, kurum ya da bilinen kuruluşlar üzerinden gidilmemelidir. Herkes ama herkes dile karşı sorumluluğunu yerine getirmelidir. Evde, sokakta bizim anadilimizi konuşmamamız gerekir. Eğer ki, biz kendi dilimiz ile düşünemiyor ve konuşamıyorsak biz bu dili sadece yapılan araştırmalarla yaşatamayız. Özellikle kadınlar Kürtçe dilin savunucuları ve koruyucuları olmalıdır. Ölen her bir annemiz, gömülen Kürtçe bir kelime, ölen Kürtçe masallar ve aynı zamanda gömülen Kürtçedir. Bütün annelerimiz, gençlerimiz ve çocuklarımız kendi anadillerini konuşmalıdır. Biz bunu yaparak dilin devrimini gerçekleşmiş oluruz” diye konuştu.
 
‘Dil insan varlığını anlamlandırandır’
 
DİSA-DER’de Kürtçe eğitmen olan Güneş Öymen Korkmaz da 15 Mayıs Kürt Dil Bayramını kutlayarak şunları söyledi: “Böylesi bir çağda eğer insanlar halen ben kendi anadilimde konuşamıyor ve kendimi ifade edemiyorum demesi kendini aldatmaktan öte utanılacak bir durumdur. İnsan anadilinde ne kadar konuşursa aynı zaman da bir o kadar bilgili ve bir o kadar fazla düşünür. Kürtçeyi konuşmayarak onu kabul etmediğimizi göstermiş oluyoruz. Kürtçeyi konuşamamak ve konuşmak için çabalamamak onu gömmek anlamı ile eşdeğerdir. Dil insan varlığını anlamlandırandır. Eğer ki dilimiz de özgürce konuşamıyor ve okuyamıyorsak mücadele etmenin de bir anlamı olmayacaktır. Bütün annelere ve kadınlara çağrımdır, Kürtçe konuşun, Kürtçe yazın ve Kürtçe direnin.”