Gak dedin mi cezaevi, guk dedin mi cezaevi!

  • 09:09 25 Mayıs 2019
  • Kadının Kaleminden
Gülistan Azak
 
“Gak dedin mi cezaevi, guk dedin mi cezaevi! Yargı bağımsızlığına, yargıda hak aramaya, özgürlüklere laf yok. Yadsınamayacak denli gerçek olan şu ki; konuşmazsak düzlüğe çıkamayız.”
 
“Cumhurbaşkanlığı sisteminin kurumsal yapısı oturtulamadı. İstanbul seçimlerinin iptali ile siyasi gerilimin devam edeceği belli oldu. Döviz rezervleri eriyor. Halkın alım gücü eriyor. Halk Türk Lirası’ndan kaçıyor. Türkiye küresel rekabette kan kaybediyor. Enflasyonda 121’inci sıradayız. Yargının bağımsızlığında 111’inci, yargıda hak aramada 109’uncu, basın özgürlüğünde 129’uncu sıradayız. Bu nedenle, ekonominin düzelmesi için hukuk ve adalet sisteminin düzelmesi gerekiyor.”
 
Bu sözler Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Yüksek İstişare Kurulu'nun (YİK) açılış konuşmalarından. 31 Mart'ta yapılan oylamanın ardından İstanbul seçimlerinin iptal edilmesinden, demokrasi ve hukuk sorunlarına, ekonomik göstergelerdeki bozulmadan dış politikada yaşanan gerilimlere uzanan geniş bir alanda AKP iktidarına eleştiriler yönelten TÜSİAD Başkanı’na ait.
 
Partili Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise bu sözlere “Dışarıdan vuran vuruyor ama içerden vuranlara günü gelir hesabını sormasını da bilirim” sözleriyle, Devlet Bahçeli ise “Ona o cümleyi tersinden okuturlar” sözleriyle karşılık verdi.
 
Ülke olarak ağzı var dili yok durumuna getirildik. Bunu ben demiyorum. “Görünen köy kılavuz istemez” diyenler diyor. Cezaevi nüfusu, 264 bin 31. Adalet Bakanlığı, 389 mevcut cezaevine ek olarak 132 yeni cezaevinin yapımını sürdürüyor. 35 cezaevi ise proje aşamasında. Halihazırda cezaevlerinde kalanların sayısı 264 bin 31. Bu rakam birçok ilin nüfusunu katlıyor. 43 Avrupa ülkesi arasında Türkiye en fazla cezaevi ile tutuklu ve hükümlü sayısına sahip durumda. Yeni cezaevlerinin yapılışını, örneğin Çorum’dakini AKP’li bir Çorum milletvekili “hayırlı olsun” dualarıyla duyurdu hatırlarsanız.
 
Başka ülkelerde cezaevleri kapanırken, burada artıyor.
 
* Daha suçunun ne olduğu kendisine bildirilmeden, insanları hapse atmak.
 
* Daha yargı önüne çıkmadan, insanları aylarca hapiste tutmak.
 
* Daha suçlu mu, değil mi yargı kararı olmadan insanları hapse atmak.
 
* Daha hapse atmak istisna, tutuksuz yargılama hukukun temel ilkesi iken, bunun tam tersini hemen her olayda işleme koymak.
 
* Daha sorgu sual etmeden, insanları hapse atmak.
 
Gak dedin mi cezaevi, guk dedin mi cezaevi! Yargı bağımsızlığına, yargıda hak aramaya, özgürlüklere ülke ekonomisinin gidişatına laf yok. Nede olsa kıskanılıyoruz. Acı gerçekleri açıklama cesaretinden ötürü TÜSİAD Başkanı’na ve çalışanlarına da yakın zamanda bir cezaevi tahsis edileceği bekleniyor. Bu girdabın içinden nasıl kurtulacağız? Yadsınamayacak denli gerçek olan şu ki; konuşmazsak düzlüğe çıkamayız.