‘Tedavi olan bireyler için istihdam alanları oluşturulmalı’

  • 09:01 26 Haziran 2019
  • Güncel
DİYARBAKIR - Madde bağımlılığı ile mücadele etmek için tedavi olmuş bireyler için istihdam alanlarının yaratılması gerektiğini belirten sosyologlar, “Tedavi sonrası sosyal uyum merkezlerinin ve programlarının güçlendirilerek yaygınlaştırılması gerekiyor” dedi.
 
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu (BMGK), 1989 yılında 26 Haziran gününü “Uluslararası Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığı İle Mücadele Günü” olarak kabul etti. Fakat her geçen gün özellikle gençlerde madde bağımlılığı artmakla devam ediyor. Konu ile ilgili değerlendirme yapan Hevra Koruma Ve Destek Merkezi sosyologları Helin Bozarslan ve Pervin Yetiz Demir, 10 bin 362 kişi ile anket çalışması yaparak Diyarbakır il ve ilçelerinde kullanılan verileri de aktardı.
 
‘Madde bağımlılığı olan bireyle sahip çıkılması gerekiyor’
 
Madde bağımlılığını sosyal problem olarak değerlendirdiklerini ve çevresel olarak artışın çok yoğun olduğunu söyleyen Helin, “Bu problemin sağlık ve toplumsal bir sorun olduğu gerçeğinden yola çıkmalıyız. Çözümünde ise bağımlılıkla mücadelede kentteki tüm dinamitler ile birlikte ortak paydada işbirliği içerisinde çalışıp bütünsel soruna bütünsel bir şekilde yaklaşması gerekiyor. Bu nedenle bağımlılığı önlemek için tüm kesimlerin süreci sahiplenmesi ve pratikler içinde olması gerekiyor” dedi.
 
Bağımlı bireyler merkeze nasıl yönlendiriliyor?
 
Kamu kurumlarının kendi broşürleri, belediye ve madde kullanan bireylerin aileleri aracılığıyla başvuruların yapıldığını kaydeden Helin, başta bireyin hikayesini dinlediklerini ifade etti. Detaylı bir çalışmanın sonucunda tedaviye başladıklarını dile getiren Helin, “Çalışma sonucunda kullandığı maddenin türü, kullanma sıklığı, ne kadar zamandır bu maddeyi kullandığı bilgileri ışığında tedavi ve yöntemleri halinde hareket ediyoruz. Bu kapsamda bireye en yararlı yol ve yöntem ne ise onu uyguluyoruz. Kişiye uymayan yöntemler genelde olumsuz bir şekilde dönüş yapıyor” sözlerini kullandı.
 
‘Ailenin bireye destek vermesi gerekiyor’
 
Madde bağımlılığının tedavisi, süreci noktasında aile ve bireylere öneri sunan Helin, “Kişinin neye ihtiyacı olduğu ve içinde bulunduğu çevre riskini de göz önünde bulundurularak en uygun tedavi yöntemi uygulanmalıdır. Kişinin tedavi sürecinde profesyonel destek almasının iyileşme şansını arttırdığı unutulmamalıdır. Tedavinin başarılı olması yolunda kişinin istekli ve ailenin de kişiye destek vermesi gerekiyor. Tedavi ne kadar uzun süre kalırsa daha başarılı olur. Kişinin bağımlı olduğunu hatırlatması ve tedaviye uyum göstererek süreci yarıda kesmemesi gerekir” diye belirtti.
 
‘Bireyler tedavi sonrasında yaşadığı en büyük sorun işsizlik’
 
Bireylerin tedavi sonrası süreçte yaşadığı en önemli sorunlardan birinin işsizlik olduğunu aktaran Sosyolog Pervin Yetiz Demir ise, aynı zamanda kişilerin ayrımcılık sorunu ile karşılaştığını kaydetti. Pervin, “Toplumda istihdam sürecine katılamayan bir birey, sosyal işlevselliğini tam olarak yerine getirememekte ve süreç bireyde bir takım olumsuz psiko-sosyal etkiler oluşturmaktadır. Bu etkiler güven eksikliği, depresyon, yetersizlik duygusu, çaresizlik, toplumdan kendini soyutlama ve yalnızlık gibi etkilerdir “ dedi.
 
Hevra Koruma ve Destek Merkezi’nin çalışmaları
 
Madde kullanıcısı bireyler için çalışmaları hakkında bilgi veren Pervin, “Psikolojik destek, grup çalışmaları, psiko eğitimler, bireysel görüşmeler, aile görüşmeleri, eğitimleri, çeşitli atölye çalışmaları (resim, müzik, el sanatları), sportif faaliyetler noktasında çalışma yürütüyoruz. Merkez dışında da koruyucu önleyici çalışmalar, hem ekipteki meslek elemanları hem de platform bileşenlerinin desteğiyle toplumun her kesimine ulaştırılmaya çalışacağız” diye kaydetti.
 
2015 yılında merkezce yaptıkları anket verileri sonuçlarını da paylaşan Pervin, Diyarbakır’da madde kullanımını şu şekilde sıraladı:
 
“* Bağlar yüzde 7,5
 
* Yenişehir yüzde 7,2
 
* Sur yüzde 7,5
 
*Kayapınar yüzde 5,5
 
*Diyarbakır genelinde madde kullanımı ortalaması ise yüzde 5,4.”
 
Bireylerin madde kullanımına başlama nedenlerindeki yüzdelikleri de paylaşan Pervin, “Yüzde 26,9 ile merak, yüzde 21,2 ile özenti, yüzde 29,7 ile arkadaş etkisi, yüzde 24,2 ile de keyif eğlence amaçlı kullanım gelmektedir” dedi.