4 yıl önce katledilen Selamet’in dosyası tozlu raflarda: Gerekçe ‘delil yok’

  • 09:10 13 Kasım 2019
  • Hukuk
MARDİN - Nusaybin’deki sokağa çıkma yasağı sırasında, ateş açılması sonucu evinin bahçesinde yaşamını yitiren Selamet Yeşilmen’in ölümü ile ilgili başlatılan soruşturmada tanık ifadeleri ve otopsi raporlarına rağmen 4 yıldır bir arpa boyu yol alınmadı. Savcılık, “elde yeterli delil yok, failleri bulamayız” diyerek dosyayı tozlu raflarda bekletiyor. 
 
Mardin'in Nusaybin ilçesinde 13 Kasım 2015 tarihinde ilan edilen sokağa çıkma yasağının 3’üncü gününde (15 Kasım) kapısının önüne çıkan Selamet Yeşilmen (44) kurşunların hedefi olarak yaşamını yitirmişti. Fırat Mahallesi’ndeki evinin bahçesine indiği sırada hedef alınarak katledilen 5 çocuk annesi Selamet Yeşilmen’in yanında bulunan 2 çocuğu da yaralanmıştı.
 
Selamet Yeşilmen'in otopsi raporunda, "Vücuduna isabet eden metal parçalarına bağlı kemik kırığı ve iç organ yaralanması sonucu öldüğü" belirtildi. Tanık ifadelerinde Selamet’in yaşamını yitirmesine neden olan silahın nereden ateşlendiği belirtilmesine rağmen dosyada hala ilerleme sağlanmadı.
 
Kan kaybından yaşamını yitirmişti
 
Ambulans yolda bekletildiği için uzun süre vurulduğu yerde daha sonra da ambulansta bekletildikten sonra hastaneye getirilen Selamet, kan kaybından yaşamını yitirdi. Avukatlar, olayla ilgili Nusaybin Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. 2015 yılında yapılan suç duyurusundan sonra başlatılan soruşturmada, otopsi raporları ile olay öncesi ve sonrasına dair tanık ifadeleri de yer aldı. 4 tanık ifadesinin yer aldığı dosyada bütün tanıklar kurşunların mahallenin başında bulunan zırhlı araçtan geldiğini ifade etti. Tanıkların ifadesine rağmen bir işlemde bulunmayan savcılık, dosyayı o tarihten bu yana bekletiyor. 
 
Savcılık zırhlı araçlara ait görüntülerin izlenmesini reddetti
 
Soruşturmanın üzerinden 4 yıl geçmesine rağmen dosyada hiçbir ilerleme sağlanmadı. “Elde yeterli delil yok, failleri bulamayız” diyerek dosyayı tozlu rafa kaldıran savcılık, tanık ifadeleri ve avukatların taleplerine rağmen olay yeri yakınlarında bulunan panzer ve zırhlı araçlara ait görüntüleri inceleme talebini reddetti. Olay öncesi ve sonrası alınan tanık ifadelerinin birinde, “O sıralarda evin karşı caddesinde bulunan Nujen Tekstil’in yanında zırhlı araçlar ve tanklar konuşlanmıştı. Yasaktan önce onları gördüm. Tarama sesi gelene kadar da onlar oradaydılar” denildi.
 
'Savcılar kendi asker ve polisini yargılamak istemiyor'
 
Savcıların keyfi bir şekilde soruşturma dosyasını başlatıp iddianame hazırlamadıklarını ifade eden dosya avukatı Medeni Ayhan, "Ne dava açıyorlar ne de soruşturma yürütüyorlar. Bugüne kadar birden fazla dilekçe vermemize rağmen en ufak bir ilerleme yaşanmadı. 4 tanık dinlendi, hepsi ateşin mahallenin başında bulunan zırhlı araçtan geldiğini söyledi ama bu ifadelere rağmen bir adım atılmadı. Ortada hukuk adına en ufak bir şey bile yok. 4yılı aşkındır bir ilerleme yaşanmadı. Pek çok dilekçe vermemize rağmen savcılar kendi asker ve polislerinin yargılanmasını istemiyorlar. Onları yargılatmak istemedikleri için böyle bir şey yapıyorlar. Dava açma görevi savcıya ait ama savcılık 4 yıldır bir şey yapmıyor. Bu, devletin her olaydaki genel bir tavrı. Bizim talebimiz o gün olay yerinde görev alan asker ve polislerin dinlenip yargılanmasıdır" diye konuştu.
 
Vücudunda çok sayıda metal parça çıkarıldı
 
Otopsi raporunda, Selamet’in vücudunda metal parçalarından kaynaklı çok sayıda yara tespit edildi. Metal parçalarına bağlı kemik kırığı ve iç organ yaralanması sonucu öldüğü belirlenen raporda, alnında, kafatasında, kollarında, uyluğunda ve bacaklarında çok sayıda yara ve sıyrık izi tespit edildi. Otopsi sonucunda Selamet’in “Penetran (delici / delip geçici) cisim yaralanmasının yol açtığı kot, tibia (kaval kemiği), fibula (baldır kemiği), pelvis (leğen kemiği), vertebra (omurga) kırıkları ile göğüs ve batın iç organ yaralanması (akciğer, karaciğer, böbrek, kolon, uterus, mesane) ile göğüs ve batın içi kanama nedeniyle öldüğü” belirlenmişti.