'Elazığ’da yapısal kusurlar vardı ve denetleme yoktu'

  • 09:25 27 Ocak 2020
  • Güncel
Beritan Canözer
 
DİYARBAKIR - Elâzığ'da gerçekleşen 6.8 büyüklüğündeki depremin ardından çok sayıda binada hasar meydana geldi. Deprem bölgesinde inceleme yapan TMMOB üyesi Sevdet Acar, "Binaların yaşı çok büyüktü, denetleme olmamış ve yapısal kusurlar çok fazlaydı" dedi.
 
Elazığ'da 24 Ocak’ta saat 20.55'te merkez üssü Sivrice ilçesi olan 6.8 büyüklüğündeki depremde şimdiye kadar Elazığ ve çevre illerde 39 kişi yaşamını yitirdi, bin 559 kişi ise yaralandı. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), kentte şimdiye kadar 398 artçı sarsıntının yaşandığını açıklarken, Elazığ halkı ise 3 gündür geceyi sokakta geçiriyor. Deprem sonrası "ihmal var mıydı" sorusu ise hem sosyal medyada hem de sivil toplum örgütleri tarafından en sık sorulan soru oldu. Depremin ardından kente giderek gözlem yapan Türk Mühendis ve Mimar Odası Birliği (TMMOB) üyesi Sevdet Acar, ihmalleri anlattı.
 
'Bina yaşları büyüktü, denetimler yapılmamıştı'
 
12 kişiden oluşan TMMOB ekibiyle beraber deprem bölgesinde inceleme yapmak için Elazığ'a gittiklerini kaydeden Sevdet, binaların bir çoğunun çok eski yapı olduğuna işaret etti. Sevdet, "Aslında Van depremi sonrası çıkarmamız gereken en büyük derslerden biri eski yapılan sağlam olmayışıydı. Van depreminde de Elazığ etkilenmişti ve hasar gören binalar olmuştu. O günden bugüne Elazığ'da yapı olarak değişen hiç bir şey olmamış ne yazık ki. Elâzığ merkezde yıkılan 6 katlı bir binayı inceledik. Bina yaşı çok büyüktü. Yeterli mühendislik hizmeti olmamış ve yapısal kusurlar çok fazlaydı. Beton gevrekti ve taşıma gücünü kaybetmişti. Kolon ve kirişin birleşim noktaları zayıftı. Denetim miktarı yetersizdi, neredeyse hiç denetim yapılmamıştı. Çevresindeki binaların da hiç farkı yoktu. Hepsinin durumu hemen hemen aynıydı. Zaten yıkılan bina bu olsa da, bir çok bina büyük hasarlar görmüştü ve yaşanılacak halde değillerdi" diye aktardı.
 
'Artçı depremler sürüyordu, binalar yorgun'
 
Sivrice'de ise çöken binaların olmadığını fakat iç ve dış yapıda büyük hasarların meydana geldiğini ifade eden Sevdet, çok ağır hasar alan yapıların bulunduğunu ifade etti. Merkez Cami’nin de ağır hasar alan yapılardan biri olduğunu kaydeden Sevdet, “Şu an için kullanılabilir bir bina değil, denetimlerin yapılması gerekiyor. Tabi bunlar için AFAD ve UMKE ekiplerinden oluşan bir kriz masası oluşturulmuş ve hasarlı binalar tespit ediliyor. Elazığ merkezde bulunan Mustafapaşa Mahallesi’nde bitişik nizamda olan 3 bina ve başka bir sokakta yine bitişik nizamda olan 2 bina tamamen çökmüş. Sürsür Mahallesi’nde de bir bina tamamen çökmüş. Maden'de yalnızca bir bina tamamen göçmüştü. Onun dışındaki binalarda hasarlar olmuştu ama Van depremi sonrası da oluşan hasarlar vardı onlara da rastladık. Vatandaşlardan aldığımız bilgiye göre gelip inceleyenler olmuş ama ardından binadaki hasarların giderilmesi için hiçbir şey yapılmamış ve insanlar o binalarda yaşamaya devam ediyordu. Hasarların oluştuğu binaların çevresinde kimsenin dolaşmaması gerektiği konusunda yetkilileri uyardık. Çünkü artçı depremler sürüyordu ve o binalar artık yorgun. En küçük sarsıntıda yıkılabilirler" diye belirtti.
 
'Yapısal kusurlar vardı'
 
Sivrice'nin özellikle merkez üssüne yakın olan köylerinde büyük hasarların ve yıkımların olduğunu dile getiren Sevdet, Çevrimtaş ve Doğandağı köylerinde neredeyse bütün evlerin yıkıldığını söyledi. Sevdet, köylerde bulunan evlerin bir çoğunun kerpiç ev olduğunu ve sarsıntıya karşı dayanıksız olduğunu ifade ederek, "Neyse ki hiçbir can kaybı yaşanmamış ama köylerde oturulacak tek bir ev dahi kalmamış" dedi. Sevdet, binaların birbirine çok yakın şekilde inşa edildiğini dile getirerek, "Yıkım riski taşımayan binalar dahi birbirine bitişik şekilde inşa edilmesinden kaynaklı yıkım riski olan bina ile beraber yıkılıyor. Depreme karşı dayanıksız olan çok bina vardı. Yapıların çoğu oturulamaz durumda. Hasar görmeyen binalar dahi yıkım riski taşıyor. İlerde yaşanacak bir depremde en az 70 bina göçecektir. Biz oraya gittiğimizde henüz arama kurtarma çalışmaları sürüyordu ve biz ekiplerin çalışmasına engel olmamak için çok derin bir inceleme yapamadık. Sadece sorununu anlamak üzerinden bir inceleme oldu. Fakat bir kaç gün sonra yeniden gideceğiz ve daha detaylı incelemeler yapacağız. Fakat bunu çok net söyleyebiliriz, binaların çoğunda mühendislik hizmeti yok ve yapısal kusur var" diye vurguladı.
 
'Koordineli bir çalışma yoktu'
 
Sevdet, şöyle devam etti: "Orada çalışan çok fazla ekip var ama kriz anında ne yapılması gerektiğini kimse bilmiyordu. Bir koordinasyon yoktu. Anlık müdahaleler oluyordu. Örgütlü ve koordineli bir çalışma yürütülmüyordu. İşte dışarıda kalan insanlar yıkım bölgelerinde toplanıyor, kimse uzaklaştırmıyor. Yeniden bir deprem olsa göçmemiş binalar göçse birçok kişi yaşamını yitirebilirdi. Öncelikle buna dönük bir önlem hiç yoktu. Havalar orada çok soğuk ve barınma için ciddi bir çalışma yürütülmesi gerekiyor."