‘Özgür kadınla özgür toplumu yaratana kadar vazgeçmeyeceğiz’

  • 09:07 1 Şubat 2020
  • Güncel
Beritan Canözer
 
DİYARBAKIR - HDP’nin gerçekleştirdiği kongre ile konferanslarda alınan kararları ve yürütülen tartışmaları değerlendiren HDP’li Semra Güzel, “Kayyım politikalarına karşı kazanımlarımızı her yerde koruyacağız ve büyüteceğiz. Mücadelede kararlıyız, özgür kadını ve özgür kadın ile beraber özgür toplumu yaratana kadar vazgeçmeyeceğiz” dedi.
 
Halkların Demokratik Partisi (HDP), Türkiye ve bölge kentlerinde kongreler gerçekleştirdi. Gerçekleştirilen kongrelerde yeni yönetimler ve yol haritaları belirlenirken, geçtiğimiz haftalarda ise Ankara’da hem genel hem de kadın konferansı gerçekleştirildi. Konferanslara Türkiye ve bölgeden üyeler, vekiller, eşbaşkanlar ve halk katılırken, iki gün boyunca tartışmalar yürütüldü. HDP yeni yol haritasını belirlemek için özeleştirel yaklaşırken, aynı zamanda önerilerle de kendisini yenileme kararlaşmasına gitti. HDP Diyarbakır Milletvekili Semra Güzel, konferans ve kongrelerde yürütülen tartışmaları ve alınan kararları değerlendirdi.
 
‘Kayyımlar halkın iradesine saldırıdır’
 
HDP’ye yönelik yoğun saldırıların ve baskıların olduğu bir dönemde kongre ve konferanslarını gerçekleştirdiklerini ifade eden Semra, konferanslardan önce il ve ilçe kongrelerini gerçekleştirdiklerini aktardı. Halkın katılımı ile gerçekleşen kongrelerde gelen eleştiri, öneri ve taleplerin kayda geçirildiğini söyleyen Semra, konferansta da bunların tartışıldığını belirtti. Konferansta siyasi sürecin ve örgütsel sorunların da tartışıldığına değinen Semra, “İşgal politikaları, soykırım operasyonları, Rojava’ya yönelik baskı ve saldırılar, kayyım politikalarını tartıştık. Kayyım da bir işgal politikasıdır aslında. Hem eşbaşkanlık sistemimize yönelik hem de Kürt kimliğini yok saymaya yönelik bir saldırıdır. Kürt düşmanlığı üzerinden yürütülen bir politikadır. Geçmişten bu yana süren bir politikadır. Kayyımlar halkın iradesine saldırıdır” diye belirtti.
 
‘Halklar arasındaki birliktelik için tek yol HDP’
 
Eksikliklere yönelik çözüm önerilerinin de konuşulduğunu söyleyen Semra, 3’üncü yol siyasetinin bir alternatif olduğuna değindi. Toplumsal bir örgütlemeye ihtiyaç duyulduğunun bir kez daha açığa çıktığının altını çizen Semra, HDP’nin PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın bir projesi olarak ortaya çıktığını ve bütün farklılıkları içinde barındırdığını dile getirdi. Semra, HDP’nin farklı kimlikleri içinde taşıdığını söyleyerek, “Halklar arasındaki birlikteliği sağlayacak olan tek yol HDP’dir ve bu yüzden ilk günden beri saldırıların hedefindedir. Birlikteliğimizin sadece merkezi düzeyde kalmaması için yerelden de çalışmalarımızı örgütleme kararı aldık. Bileşenimiz olan partilerin yerelde de bir araya gelmesi ve halklar arası o örgütlemeyi sağlayabilmesi için çalışma yürüteceğiz. Demokrasi ittifakını merkezi düzeyde değil, genele yayarak kitlemizle beraber sürdüreceğiz” ifadelerinin altını çizdi.
 
‘Ulusal birlik çalışmalarında yer alacağız’
 
Semra, “Kürdistan’da da şu anda ulusal birlik için atılan adımlar ve yürütülen çalışmalar var. Kürt halkı için önemli ve değerli bir çalışmadır bu” diyerek, çalışmaların güçlendirilmesi ve büyütülmesi için HDP olarak sorumluluk alacaklarını söyledi. Yine HDP olarak bölgede Demokratik Toplum Kongresi (DTK), Türkiye’de ise Halkların Demokratik Kongresi (HDK) ile çalışma kararı aldıklarını da dile getirdi. Semra, “DTK ve HDK ile beraber plan ve program çıkarılması gerektiği noktasında bir durum ortaya çıktı. Ülke olarak en çok konuştuğumuz ve gündemden hiç düşmeyen bir diğer konu ise ekonomik kriz. İşsizlik oranı her gün artmaya devam ediyor ve kadınların sayısı daha fazla. Öte yandan geçim sıkıntısı yaşayan insanların intihar ettiği bir sürece de tanık olduk” diye kaydetti.
 
‘Mahalle komisyonları oluşturacağız’
 
Ekonomik krizi ortaya çıkaran etkenin savaş politikaları olduğunun altını çizen Semra, “Savaş ne kadar çok derinleşirse ekonomik kriz de o kadar çok derinleşecektir. Ekonomik krizden çıkmanın yolu da HDP’nin ekonomi politikalarının uygulanmasından geçiyor. Üretimden her gün uzaklaşıyoruz. Üretime geçmemiz gereken bir süreçteyiz” diye vurguladı. Genel kongre ile beraber HDP’de yeni PM, MYK seçimlerinin yapılacağını hatırlatan Semra, “HDP’nin üyelik çalışmalarını büyütmesi gerektiği ortaya çıktı. Disiplin konusunda bazı eksikliklerimizin olduğunu gördük ve bu konuda yoğunlaşacağız. Kitlemizdeki bilinç düzeyini ortaya çıkarmak için eğitim akademilerini oluşturma kararımız da var. HDP’deki çalışmaların temsili düzeyde ortaya çıktığına dair eleştiriler vardı. Haklı bir eleştiriydi. Bunun kitleselleşmenin önüne geçtiği sonucuna bizi ulaştırıyordu. Bu nedenle mahalle komisyonlarının tekrar kurulması gerektiği sonucuna ulaştık. Kitleselleşmek için daha çok mahallelere gireceğiz artık” ifadelerini kullandı.
 
‘Tecride karşı büyük mücadele yürütmeliyiz’
 
Yerel yönetimler ile ilgili çok fazla önerinin geldiğini söyleyen Semra, “Halkın belediyesi dediğimiz belediyelerimizde daha çok halka gitmemiz gerektiğini gördük. Temsili olarak değil, direkt halk ile kararlar almamız gerektiğini gördük. Yani mahalle veya kent için bir karar alınırken halkın direkt öneri ve talebini dinleyeceğiz. Kadın ve gençlik çalışmalarına daha çok ağırlık vereceğiz. Kadın konferansımızda da şu açığa çıktı: kadın yoldaşlarımızdan aldığımız mirasla bu mücadeleyi bu aşamaya getirdik. 2019 yılı kadınların direniş yılıydı ve kadınlar hep önde oldular. Taciz, tecavüz, istismar, kadın katliamlarına karşı daha çok bilinçlenmemiz ve örgütlenmemiz gerekiyor. Yine kadınlar olarak enternasyonalist dayanışmanın büyütülmesi gerektiğine karar verdik ve bunun için çalışmalar yürüteceğiz. En önemli konulardan biri de tecritti. Tecride karşı büyük mücadele yürütmemiz gerekiyor” dedi.
 
‘Özgür kadınla beraber özgür toplum yaratma iddiası
 
Tecridin tüm topluma uygulandığını ifade eden Semra, tecrit son buluncaya kadar HDP ve kadınlar olarak mücadele edeceklerini söyledi. Tutuklu bulunan siyasetçi kadınların serbest bırakılmaları için de tüm çalışmalarına devam edeceklerini ve büyüteceklerini aktaran Semra, “Kadın partisiyiz ama eril zihniyet kimi zaman bizim içimize de yansıyor. Bazı zamanlar kadın kazanımlarının dahi tartışıldığına tanık olabiliyoruz. Öncelikle parti içerisindeki bu eril zihniyeti tamamen yok etmek ve bu zihniyeti içimizde yaşatmamak için elimizden geleni yapacağız. Yine parti içinde eş saymanlık oluşturmaya karar verdik. Buna ihtiyaç olduğunu gördük. Eşbaşkanlık sistemine sahip çıkacağımızı ve kayyım politikalarına karşı kazanımlarımızı her yerde koruyacağımız ve büyüteceğimiz kararlaşmasına vardık. Mücadelede kararlıyız, özgür kadını ve özgür kadın ile beraber özgür toplumu yaratana kadar vazgeçmeyeceğiz” diye vurguladı.