Kadınlar: Abdullah Öcalan artık özgürlüğüne kavuşmalı

  • 09:03 12 Mart 2020
  • Güncel
DİYARBAKIR - Başta Kürt sorunu olmak üzere Türkiye’deki sorunların çözümü için PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yönelik tecridin kaldırılması ve özgürlüğüne kavuşması gerektiğine dikkat çeken kadınlar, “Bizler yaşamın tecrit altında olduğunu her gün sokakta, evde, okulda, iş yerinde hissedebiliyoruz. İnsanların tüm anayasal haklarını kullanabilmesi gerekiyor ancak devlet bile kendi anayasasına uymuyor” dedi. 
 
PKK Lideri Abdullah Öcalan, her tutsağın sahip olduğu aile ve avukatlarıyla düzenli olarak görüşme hakkından faydalanamayarak yıllardır tecrit koşulları altında tutuluyor. Tecridin kaldırılması için farklı zamanlarda çeşitli eylemler düzenlendi. Son olarak 8 Kasım 2018’de Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkari Milletvekili Leyla Güven öncülüğünde başlayan ve binlerce kişinin katılımıyla devam eden açlık grevleri sonucunda Abdullah Öcalan ve İmralı’da bulunan diğer tutsaklar ile görüşebilmişti. 200 güne ulaşan açlık grevi sürecinde 30 tutsak eylemini ölüm orucuna dönüştürmüş, 8 tutsak ise yaşamına son vermişti. Eylemler sonucunda 8 yıl sonra İmralı’da 2 Mayıs 2019’da avukat görüşü gerçekleşti. Ancak tecrit yeniden devreye konulurken, İmralı’da çıkan yangın sonrası yükselen tepkiler üzerine kardeşi Mehmet Öcalan geçen hafta adaya giderek bir görüşme gerçekleştirdi. 
 
Halk ise dönem dönem gerçekleşen görüşmeler değil tecridin tamamen kaldırılmasını talep ediyor. Mikrofon uzattığımız kadınlar, bu konudaki düşüncelerini aktardı. 
 
‘Yaşam tecrit altında’ 
 
Esengül Kılıç, insanların düşüncelerini istediği gibi dile getiremediğini, bu nedenle de toplum üzerinde de bir tecrit uygulandığını aktardı. İnsanların tek tipleştirilmek istendiğine ve farklı düşünenlerin illegalize edildiğine vurgu yapan Esengül, “Tecrit sadece Sayın Öcalan üzerinde uygulanmıyor. Özellikle kadınlar olarak yaşamın tecrit altında olduğunu her gün sokakta, evde, okulda, iş yerinde hissedebiliyoruz. Bugün bir erkek bir kadına tecavüz ettiğinde herhangi bir yasal sürece tabii tutulmuyor ve ‘iyi halden’ serbest bırakılıyor. Bu kadınların yaşamının tehlike altında olmasıdır. Tecrit, aynı zamanda yaşamın tehlike altında olmasıdır da. İnsanların tüm anayasal haklarını kullanabilmesi gerekir ama devlet kendi anayasasına dahi uymuyor. Geçen hafta Sayın Öcalan ile bir görüşme yapıldı ama bir tutsağın sahip olduğu hakları Sayın Öcalan başta olmak üzere İmralı’daki tüm tutsaklar da kullanmalıdır. Yapılan görüşme sonrasında Mehmet Öcalan bir röportaj verdi. Yapılan görüşmede herhangi bir savaş söylemi yok.  Hem Kürt hem de Türk halkı bir çözüm isterken çözümsüzlüğü getirenin iktidar olduğu çok açıktır. Bizler de bu topraklarda yaşayan insanlar olarak cinsiyetçilik, ırkçılık, dincilik gibi politikaların son bulmasını ve tecridin bir an önce kaldırılmasını istiyoruz” diye konuştu. 
 
‘Tüm Kürdistan'da tecrit var’ 
 
Sorgül Can, Abdullah Öcalan’ın mesajlarının kamuoyu tarafından bilinmesinin önemli olduğunu belirterek, “Tecritlere, tehcirlere, tahakkümlere karşıyız. Şu anda bütün Kürdistan bölgesinde bir tecrit ve tehcir söz konusu. Sadece Sayın Öcalan üzerinde değil tüm halk üzerinde uygulanan bir tecrit var” dedi. 
 
‘Sayın Öcalan özgürlüğüne kavuşmalı’ 
 
Remziye Bozkurt, yıllardır akan kanın durdurulması için Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin bir an önce kaldırılmasını ve Abdullah Öcalan'ın özgürlüğüne kavuşmasını istediğini söyledi. 
 
Aysun Kartal ise şunları kaydetti: “Sayın Öcalan üzerindeki tecridin bir an önce kaldırılmasını ve Sayın Öcalan’ın özgürlüğüne kavuşmasını istiyoruz. Ancak Sayın Öcalan hakkımızı savunabilir.”
 
‘Tecrit kırılsın istiyoruz’ 
 
Rumet Tarıncı da tecritle temel insan haklarının hiçe sayıldığına dikkat çekerek, “Herkes gibi Sayın Öcalan’ın haklarını kullanmasını istiyoruz. Biz halkların, çocukların ölmemesini istiyoruz. Bu nedenle de tecrit kaldırılmalıdır” şeklinde konuştu.  
 
‘Biz çözüm istiyoruz’ 
 
Emine Aksu, devletin yıllardır Kürt sorununun çözümü ve İmralı tecridinin kaldırılması için bir adım atmadığını belirterek, “Benim oğlum da cezaevinde olduğu için koşulların ne kadar zor olduğunu çok iyi biliyoruz. Bir an önce bir çözüme varılmasını ve Sayın Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılmasını istiyoruz. Biz artık güzel şeylerin yaşanmasını istiyoruz. Sayın Öcalan üzerindeki tecridi kınıyor ve bir an önce kaldırılmasını istiyoruz” diye konuştu.