Dersim coğrafyası 83 yıldır direnişte

  • 09:03 5 Mayıs 2020
  • Güncel
“Gülistan devam eden Dersim Tertelesi’nde son kayıp kız mı? Sistem 83 yıldır terteleye karşı direnen Dersim’e Gülistan’ı kayıp ederek cevap verdi. Kadınlar için en güvenli kentlerden biri olan Dersim’i kadınlar için yaşanılmaz hale getirmeye çalışarak bu direnişe cevap veriyor…”
 
Safiye Alağaş
 
Dersim Tertelesi’nin 83’üncü yıldönümü. Katliama neden “tertele” dendiğini yıllarca kendime sordum. Tertele Zazaca, deprem demek. Kim, ne zaman, neden tertele diyerek katliamı hatırlattı. Deprem mi, katliam mı? Tertele ise kurdu kuşu, taşı toprağı, çiçeği böceği, kundaktaki bebeği, 70 yaşındaki insanı ayırt etmeden yok etmek demek. Bense katliam diyerek sadece insan odaklı düşünüyormuşum…
 
Ortada bir deprem vardı. Bu doğanın şiddetiyle gelen bir deprem değil, insanın şiddeti ile gerçekleşen bir deprem. Bu depremde kaç kadın, kaç çocuk, kaç hayvan öldü hala tam olarak netlik kazanmış değil. Kaç insan topraklarından koparıldı, kaç kuş yuvasını terk edip göçtü gitti. O dağlarda gezen kaç geyik, ceylan, tavşan göç etti. Bilemeyiz… Hep merak etmişimdir, acaba kaç bitki insanın yarattığı bu kıyıma tepki göstererek bir daha yeşermedi ya da kaç bitki her kıyımdan sonra inatla yeniden ve yeniden yeşerdi. Bu tertele öyle bir tertele idi ki bir coğrafyayı sarstı.
 
Bu tertelenin şiddeti hiçbir zaman ölçülemedi. Etkisinin, ne zaman bittiği veya biteceği tespit edilemedi. Bugün Dersim’de yaşananlar tertelenin bitmediğini, hala devam ettiğini gösteriyor. 83 yıl önce bir kırım yaşandı. Kırımdan kurtulanların büyük bir kısmı göç ettirildi ve ardından coğrafya aynı şekilde kırımdan geçirildi. Amaç, göç ettirilenler bir gün olur da geri dönmeye karar verirse, döndüklerinde yaşayabilecekleri bir coğrafya bırakmamaktı. Toplumun dilini, kültürünü inancını sembolize eden her şey ortadan kaldırıldı. ‘Dersim’, ‘Tunç Eli ‘ oldu.
 
Bugün Dersim’de yaşanan çocuk tacizleri, koyunlarını otlatırken kaybedilen kadınlar var.  Bölgeye yerleştirilen askerin, polisin, bölgede bulunan kadınları fuhşa sürükledikleri, taciz, tecavüzde bulunduklarına dair iddialar, sık sık gündeme geliyor. Gülistan Doku’nun kayboluşu da böyle bir özel politikanın sonucu. Gülistan tam 4 aydır kayıp. Gülistan devam eden Dersim Tertelesi’nde son kayıp kız mı? Sistem 83 yıldır Tertele’ye karşı direnen Dersim’e, Gülistan’ı kaybederek cevap verdi. Kadınlar için en güvenli kentlerden biri olan Dersim’i kadınlar için yaşanılmaz hale getirmeye çalışarak bu direnişe cevap veriyor.
 
Dersim Tertelesi’nden az çok haberdar olanlar, her yıl yaz aylarında Dersim’de yaşanan orman yangınlarının 83 yıl önce başlayan tertelenin devamı olduğunu bilir. Zira ormanlar günlerce yanarken devlet kurumları izleyicidir. Ağaçlar, çiçekler, hayvanlar yanarken yetkililer hiçbir müdahalede bulunmaz. Birçok kez Türkiye’nin her yerinden yurttaşlar Dersim’deki yangınları söndürmek için gelir. Yurttaşların mücadelesi ile yangınlar söndürülür. Oysaki Anayasa’nın ormanları koruma ve geliştirilmesi kenar başlıklı 169’u maddesinde ormanların korunmasının devletin görevi olduğu ifade edilir.
 
Evet 83 yıldır Dersim Tertelesi devam ediyor. Şunu unutmamak gerekiyor; 83 yıldır Dersim halkı, ağaçlarıyla, taşıyla, toprağıyla ve dağlarıyla direnişte. Ormanlar her yıl yakılır, yanan ağaçlar bitkiler her yıl inatla yeniden yeşererek direnişte olduğunu gösterir. Kuşlar, böcekler, geyikler, ceylanlar Dersim dağlarında yaşamaya devam ederek direnişte olduğunu gösterir. Dersim halkı dilini, kültürünü sahiplenerek, asimilasyona karşı çıkarak direnişte olduğunu gösterir. Türkiye’nin her yerinde yurttaşlar, kadınlar Gülistan Doku’nun akıbetini sorarak Dersim Tertelesi’ne karşı olduğunu, Dersim halkı ile birlikte direnişte olduğunu gösterir. Biz de 83 yıldır Dersim’de yitirdiğimiz tüm canlar için bir çıra yakarak, aydınlığın karanlığa karşı direnişte olduğunu yeniden hatırlatalım.