‘Tedbirler yetersiz hasta tutsaklar tedavi edilmiyor’

  • 09:03 6 Mayıs 2020
  • Hukuk
Hikmet Tunç
 
VAN - Salgın sürecinde cezaevlerinde hak ihlallerinin arttığını belirten ÖHD’li avukat Ekin Yeter, koğuşların sıklıkla dezenfekte edilmediğini, maske ve dezenfektanın fahiş fiyata satıldığını, hasta tutsakların ise tedavi edilmediğini söyledi. 
 
Koronavirüs (Covid-19) salgını nedeniyle Türkiye’de 3 bin 461 kişi yaşamını yitirirken, vaka sayısı 127 bin 659’a yükseldi. Salgına karşı en önemli tedbir yöntemleri ise izolasyon ve hijyen kurallarına dikkat edilmesi. Cezaevlerinde salgının yayılmaması amacıyla çıkarıldığı belirtilen infaz yasasından binlerce siyasi tutsak kapsam dışı bırakılırken, şu ana kadar 120 vaka olduğu biliniyor. Öte yandan salgın sürecinde tedbir alınması gereken yerlerin başında olan cezaevlerinden sürekli hak ihlalleri haberleri geliyor. Van ve Patnos cezaevleri de sıklıkla hak ihlalleriyle gündeme geliyor. 
 
Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) üyesi Avukat Ekin Yeter,  Van T Tipi, F Tipi, M Tipi ve Yüksek Güvenlikli ile Patnos L Tipi cezaevlerinde yaptıkları gözlem ve tespitlere ilişkin bilgilerini paylaştı. Cezaevlerine dair tuttukları raporları katılımcısı oldukları Van Covid-19 Kriz Masası ile paylaştıklarını belirten Ekin, raporu her hafta güncel bültenlerle de yayınlamaya devam ettiklerini söyledi. 
 
‘Pandemi sürecinde dahi üst aramasına devam edilmektedir’
 
Cezaevlerinde bir takım önlemlerin alındığını fakat yetersiz olduğunu kaydeden Ekin, “Cezaevi girişlerinde, cezaevi personeli ve görevli askerler eldiven ve maske takıyorlar. Avukata da maske, eldiven verip, ateş ölçümü yapıyorlar. Görüş yerine varıldığında mahpusta eldiven ve maske olduğu görüyoruz. Ancak mahpuslarla görüşünce haftalık telefon görüşmelerine çıktıklarında ve SEGBİS odasına gittiklerinde, kendilerine maske ve eldiven verilmediğini ve sosyal mesafe hiçe sayılarak üst araması yapıldığını duyuyoruz. Bizimle görüşmeye gelirken maske ve eldiven verilmesi, görmediğimiz alanlarda verilmemesi kabul edilir değildir. Üst aramasını devam ettirmek maske ve eldiven tedbirini verilse dahi bu tedbiri boşa çıkarıyor” dedi.
 
‘Maske 3 TL, dezenfektan 55 TL’ye satılıyor’
 
Tutsakların koğuşların sık sık dezenfekte edilmediğini, dezenfekte edildiğinde ise yüzeysel yapıldığını aktardığını söyleyen Ekin, “Mahpuslara maske, dezenfektan, eldiven, gibi malzemeler verilmiyor. Sadece çok az miktarda sıvı sabun ve çamaşır suyu veriliyor. Özellikle altını çizmem gereken konu kantinde satılan maske ve temizlik malzemelerinin fiyatları çok yüksek. Maskeler Van T Tipi Cezaevi’nde 3 TL’ye Patnos L Tipi’nde ise 1 TL’ye satılıyor. Dezenfektanın fiyatı ise 55 TL” diye belirtti. 
 
‘Lağım kokan suyla ihtiyaçlarını gidermek zorunda kalıyorlar’ 
 
Tutsakların, elektrik ve su kullanımı ile temel gıda ihtiyaçlarının ücretsiz sağlanmadığını da kaydeden Ekin, “Patnos L Tipi’nde uzun zamandır su sorunu devam ediyor. Mahpuslar lağım kokan bir suyla ihtiyaçlarını gidermek durumunda kalıyor. Besin değeri düşük yemekler veriliyor. Her ne kadar personel maske taksa da rutin sayımlar normal seyrinde devam ediyor. Dolayısıyla bu koşullarda mahpusların yaşam hakkının risk altında olduğunu söylemek mümkündür”  sözlerini kullandı.
 
‘Tecrit koşullarındalar’ 
 
Tutsakların dışardan gelen eşya, kitap, gazete, dergilerinin verilmediğini ve radyolarının toplatıldığını kaydeden Ekin, “Sadece televizyondan ve belirli kanallardan haber alabiliyorlar. Van T Tipi Cezaevi’nde 28 yıldır tutuklu Harun Simin son süreçte ağır bir şekilde darp edildi. Mahpuslar tecrit koşulları ile karşı karşıya bırakıldı. Aile görüşleri ve sosyal faaliyetlerine getirilen kısıtlamalar halen devam ediyor. Haftalık 20 dakikalık aile ile telefon görüşü gerçekleştiriyorlar. Hasta, yaşlı ve çocuklu tutsaklara yönelik herhangi bir önlem alınmadığını tespit ettik. Hasta ve yaşlı tutsakların sağlık hakkına erişimi sınırlandırılırken, çok acil durumların dışında revire götürülmüyorlar” dedi. 
 
‘Semiran Erbağa tedavi edilmiyor’
 
Hastaneye götürülmek durumunda olan hastaların 14 gün tekli odalara alınmak durumunda olduğunu, birçok hasta ve yaşlı tutsağın ise kendilerine bakacak durumda olmadığından tekli odaya alınmamak için hastaneye gidemediğini aktaran Ekin, bu şekilde tedavilerin aksadığına dikkat çekti. Bu durumda ise cezaevinde tedavi imkanlarının sağlanması gerektiğine işaret eden Ekin, “T Tipi Kadın Cezaevi’nde tutuklu bulunan müvekkilim Semiran Erbağa 27 yaşında ve yüksek tansiyon hastası olmasına rağmen tedavisi aksadı ve birkaç sefer tansiyon sebebiyle fenalaştı. Hastaneye gidemedi. Ancak cezaevinde de kendisine tedavi imkanı ve ilaç temini sağlanmadığından büyük bir risk ile karşı karşıya bırakıldı” diye konuştu. 
 
‘Tahliyeler sağlanmalı’ 
 
Doluluk oranlarının fazlalığı, hijyen imkanlarından, koruyucu malzemelerden yoksunluk, sağlık ve tedavi imkanlarına erişememe sebepleriyle tutsakların yaşam haklarının risk altında olduğunu vurgulayan Ekin, Anayasa ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşme hükümleri de göz önüne alınarak öncelikle tüm cezaevlerinde alınan tedbirlerin arttırılması gerektiğini söyledi. 
 
Ekin son olarak,  “Tüm mahpusların yaşam haklarını koruyacak uygulamalar ile öncelikle hasta, yaşlı ve çocuklu mahpusların tahliyesi sağlanmalıdır. Tüm mahpusları kapsayacak eşit ve adil bir infaz değişikliği gerçekleştirilmelidir. ÖHD olarak sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz” diye ekledi.