Kaçırılan Büşra: Özel savaş politikalarını yerle bir edeceğiz

  • 09:10 6 Mayıs 2020
  • Güncel
Beritan Canözer
 
DİYARBAKIR - 4 Mayıs Pazartesi günü "polis" olduğunu söyleyen 3 kişi tarafından kaçırılan HDP Genç Kadın Meclisi üyesi Büşra Kuyun, "Direnişi örgütleyeceğiz, büyüteceğiz ve faşizmi yenilgiye düşüreceğiz. Özel savaş politikalarını ve faşizmi yerle bir edeceğiz. Genç kadınlar ve gençler olarak çalışmalarımızı daha güçlü yürüteceğiz" dedi.
 
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Parti Meclis (PM) ve Genç Kadın Meclisi üyesi Büşra Kuyun, Van’ın İpekyolu ilçesi Maraş Caddesi’nde, 4 Mayıs Pazartesi günü kendilerini polis olarak tanıtan kişiler tarafından kaçırıldı. Kaçırıldıktan sonra tehdit edilen ve yol üstünde bir köyde araçtan indirilen Büşra, yaşadıklarını anlattı.
 
'Polis' olduğunu söyleyen kişiler daha sonra 'değiliz' dedi
 
2 kişinin yanına yaklaşarak kendilerini polis olarak tanıttığını ifade eden Büşra, kimlik kontrolü yapıldığını belirtti. Ardından polis olduğunu söyleyen kişilerin, kendisini bir araca bindirdiğini ekleyen Büşra, “65 AAT 923 plakalı beyaz bir araca bindirdiler. 'Gözaltına mı alınıyorum?' diye sordum cevap vermediler. Gözaltı olmaması durumunda yapılan şeyin hukuk dışı olduğunu belirttim ve belge istedim. Bana gözaltında olmadığımı söylediler. Araçla Hakkari-Başkale arasında bir yola götürüldüm. Neredeyse iki saate yakın yol gittik ve sürekli parti çalışmaları ile ilgili sorular sordular. Çalışmalarımızı illegalize ettiler. Önce polis olduklarını söylemişlerdi ama daha sonra bunu kabul etmeyip, 'polis değiliz' dediler. Aracı kullanan kişiyle beraber 3 kişi vardı" diye belirtti.
 
'Daha önce de yaşadım, ilk değildi'
 
Büşra, kendilerini polis olarak tanıtan kişilerin, "Biz polis değiliz, Jandarma bölgesinde olsak jandarma olarak kendimizi tanıtırdık. Biz istediğimiz kimlikle karşınıza çıkabiliriz. Biz üst düzeyiz ve ancak biz istediğimizi bizi görebilirsiniz. Biz istemediğimiz sürece kimse bize ulaşamaz" dediğini aktardı. Tehdit edildiğini kaydeden Büşra, "Bayramdan sonra Van'ı terk etmemem durumunda çantama bir silah yerleştireceklerini ve bu şekilde beni gözaltına alıp tutuklatabileceklerini söylediler. Araçtan ininceye kadar tehditler devam etti. Gözdağı vermek istediler. Amaçlarının ne olduğu açıktı. Daha sonra beni yol üstünde indirdiler. Yakın bir köy vardı oraya doğru yürüdüm. Köye vardıktan sonra benim aramam üzerine arkadaşlarım gelip beni aldılar. Bu durumu daha önce de yaşadım. Daha önce gözaltına alındım ve tehdit edildim. Mardin'de çalışma yürütürken orada da yine gözaltına diye alınıp, tehdit edildim. Çıplak arama dayatıldı. Sık sık takip edildiğimi fark ediyordum. Bu ilk değildi" ifadelerini kullandı.
 
'Çete örgütlemesi, mafya sistemi devrede'
 
Büşra, HDP'li gençlere yönelik kirli politikaların devreye sokulduğunu söyleyerek, bu durumlarla ilk kez karşı karşıya kalmadığının altını çizdi. Büşra, “Beni sürekli cezaevine sokmakla tehdit ettiler. Bunu yaşayan sadece ben değilim. Neredeyse tüm gençlik meclisi üyesi arkadaşlarımız bunları yaşıyor. Arkadaşlarımız sürekli fiziki takip altında ve taciz ediliyor. Bunlar özel savaş politikalarının bir parçasıdır. Mücadelemizi siyasetle bastıramayan hükümet bu yollarla bizi sindirmeye uğraşıyor. Bize geri adım attırmak için ellerinden geleni yapıyorlar ama biz bunlara asla boyun eğmeyeceğiz. Birçok arkadaşımız daha önce kaçırıldı, saatlerce hatta günlerce haber alamadık. Özel savaş politikalarını her süreçte devreye sokuyorlar. Biz bunlara şaşırmıyoruz. Adana'da bir genci 'Kürde benziyordu' gibi bir ifadeyle katlettiler. Bir çete örgütlemesi gibiler, ülkede mafya sistemini devreye sokmuş durumdalar" diye belirtti.
 
'Faşizmi yerle bir edeceğiz'
 
Bu politikaları, mücadeleleri ve direnişleriyle boşa çıkaracaklarının vurgulayan Büşra, "Örgütlülüğümüzü daha çok büyüterek bu faşizan politikalara cevap olacağız. Direnişi örgütleyeceğiz, büyüteceğiz ve faşizmi yenilgiye düşüreceğiz. Bundan sonrası için çalışmalarımızı daha güçlü yürüteceğiz. Özel savaş politikalarını ve faşizmi yerle bir edeceğiz. Genç kadınlar ve gençler olarak çalışmalarımızı daha güçlü yürüteceğiz. Tüm arkadaşlarımız bu politikalara karşı dik durmalı ve boyun eğmemelidir. Bu tarz olayları ve kişileri teşhir etmeyi de sürdüreceğiz. Ben yaşadıklarıma ilişkin suç duyurusunda bulunacağım. Biz kim olduklarını, amaçlarını çok iyi biliyoruz" dedi.