Nadira’nın dosyası AYM’ye gidecek: Hiçbir delil dosyaya konulmadı

  • 09:02 13 Mayıs 2020
  • Hukuk
Dilan Babat
 
ANKARA - AKP’li Şirin Ünal’ın evinde şüpheli bir şekilde yaşamını yitiren Nadira Kadirova’nın dosyasına bakan avukat İlyas Doğan, yapılan iç muayenede fotoğraf ve videoların dosyaya konulmadığını ve Nadira’nın yaşamını yitirdiği evde olan 4 kişinin iletişim bilgileri kontrol edilmeden sadece beyanları alınarak dosyanın oluşturulduğunu belirtti. İlyas, Nadira'nın yaşam hakkının ihlal edildiğini belirterek dosyayı AYM’ye götüreceklerini kaydetti. 
 
Ankara’da 23 Eylül’de AKP’li Şirin Ünal’ın evinde şüpheli bir şekilde yaşamını yitiren Nadira Kadirova’nın dosyası ‘intihar’ denilerek kapatıldı.  Nadira’nın rahminde sadece erkeklerde olan prostat spesifik antijen (PSA) bulgusu tespit edilirken, yaşamını yitirmeden önce Leyla isimli arkadaşına, Şirin Ünal tarafından tacize maruz kaldığını anlattığı ifadeler Nadira'nın katledildiğini daha güçlendirdi. Nadira’nın ölümünün şüpheli olduğunu ifade eden ailesi ise sosyal medya hesaplarından sürekli tepkilerini dile getirerek, Nadira’nın ölümüne sebep olanların bir an önce yargı önüne çıkması gerektiğini vurguluyor. Nadira’nın şüpheli ölümü kadınlar tarafından da tepki ile karşılanırken, dosyaya 132 kadın avukat müdahillik talebinde bulunmuştu. 
 
Dosya takipsizlikle sonuçlandı
 
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturmada, 2 Mart’ta dosyaya takipsizlik kararı verilmişti.  Başsavcılığın söz konusu kararına, ailenin avukatı tarafından itiraz edildi, dosyada bulunan eksikliklerin giderilmesi gerektiği konusunda dilekçe hazırlanmıştı. Geçtiğimiz günlerde 2. Sulh Ceza Hakimliği, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda itirazın reddine karar verdi. Böylece takipsizlik kararı kesinleşmiş oldu. Mahkemenin ret gerekçesinde, “takipsizlik kararının usul ve yasaya uygun olduğu” belirtildi. 
 
Dosyanın yeniden açılması için mücadele veren avukat Prof. Dr. İlyas Doğan davanın içeriğine ilişkin bilgi verdi. 
 
İç muayeneye ilişkin fotoğraflar ve videolar dosyaya konulmamış
 
Nadira’nın davasında karar verildikten sonra dosyayı üstlendiğini belirten İlyas, dosyayı yeniden inceleyip, itiraz dilekçesini hazırlamak için 15 gün süresi olduğunu ve kısa bir süre içerisinde 6 sayfalık bir itiraz dilekçesi hazırladığını dile getirdi. Dosyada eksikliklerin olduğunu ifade eden İlyas, “Daha önce ben dosyaya müdahil değildim. Buna rağmen yoğun bir çalışma ile dosyanın içerisinde bulunan her türlü belge ve bilgiyi elde ettim. Bu konuda bir engel çıkmadı ama dosyada eksiklikler vardı.  Nadira’ya yapılan iç muayenede ilgili herhangi bir bilgi dosyada yoktu. Bu iç muayeneye ilişkin fotoğrafların ve videoların olmaması önemli bir eksiklikti buna dayanarak itiraz ettim. İntihar ettiğinde eline aldığı kalem ve mektup dosyada var ama bu kalemin üzerinde bir parmak izi incelemesi yapılmadı” dedi. 
 
Şirin Ünal’ın dışında sadece evde olanların ifadeleri alınmış
 
Nadira’nın ölümünden önce delil olarak dosyaya konulan mektup için Gazi Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı’nın savcılığa, “Bu insan intihar edebilir mi?” diye sorduğunu ve bunun için bir psikiyatristten bir rapor almak gerektiğini yazdığını kaydeden İlyas, savcılığın da bu soruları sormak için İstanbul Adli Tıp’a yazı gönderdiğini ancak hala rapora geri dönüşün olmadığına dikkat çekti. Bu raporun dosyaya konulmamasını iki olasılık üzerinden değerlendiren İlyas sözlerine şöyle devam etti: “Birinci olasılık, ‘bu insan intihara meyilli değil’ diye yazılmış olabilir, ikinci olasılık ise bu rapora ilişkin biri görevlendirilmemiş. Daha doğrusu bu rapor tamamlanmadan dosya kapanmış olabilir. Ama savcılık İstanbul Adli Tıp’a yazı yazmış. Raporun geri dönüşü yapılmamış. Bunlar eksiklikti. Olay sırasında evde 4 kişi var. Ama bu 4 kişinin iletişim bilgilerine bakılmamış, sadece kişinin beyanları esas alınarak dosya oluşturulmuş. Dile getirilen hususlar bakılmaksızın itiraz reddedildi.  Bu delillerin toplanması konusunda, olay yeri inceleme ve savcılık yeterince gereken özeni göstermeme durumunda ihlaller olduğunu düşünüyorum.”
 
'15 Haziran’a kadar beklemeyin’ denildi, 5 Mayıs’ta karar verildi
 
Soruşturma esnasında savcılığın soruşturmayı kapalı yürüttüğünü ve soruşturma bittikten sonra avukatların dosyaya ulaşabildiklerini aktaran İlyas, itiraz dilekçelerine verilen kararı öğrenmek için adliyeye iki kadın avukatın gittiğini ve itiraz dosyasının kararını sorduklarında, kendilerine, “15 Haziran’dan önce karar beklemeyin’ cevabı verildiğini vurguladı. İlyas,  ayrıca 5 Mayıs’ta kararı öğrendiklerini sözlerine ekledi. 
 
Dosya ‘yaşam hakkı ihlali’ üzerinden AYM’ye götürülecek
 
Bir ay içerisinde Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) “yaşam hakkının ihlal edilmesi” üzerine başvuracaklarını ifade eden İlyas, “Ortada bir ölüm var, ama bu ölüm sebeplerinin ortaya konulması için kamu makamları gereken gayreti göstermedi. AYM’ye bir ay içerisinde gideceğiz.  Buradan bir sonuç çıkmazsa dosyayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) götüreceğiz” diye konuştu.