Sokağın gündemi: Geçim derdine bir de maske ve ceza eklendi

  • 09:01 17 Mayıs 2020
  • Güncel
Gülistan Azak
 
İSTANBUL - Bilim insanları pandemi sürecinde her an ikinci hatta üçüncü dalganın yaşanabileceği uyarısında bulunurken, kullanılmaması halinde ceza ile karşılaşılan koruyucu maskelerin tanesinin 1 liradan satılmaya başlanmasına tepki sürüyor. İstanbullular geçim derdine maske maliyetinin eklenmesinden şikayetçi olduklarını belirterek, kararın geri çekilmesini bekliyor.
 
Hükümet maske satışını 8 Mayıs itibariyle yeniden serbest bıraktı ancak tavan fiyat uygulamasıyla. eczane, market ve medikal ürün mağazalarda tanesi en fazla 1 liradan satışı başlayacak. Muhalefet maske temininde 2 aydır aksaklık yaşanmasına tepkili. Türk Tabipler Birliği (TTB) ise pandemi ile mücadelede koruyucu ekipmanların ücretsiz teminin sağlanmasının öneminin altını çiziyor. Ancak tüm uyarı ve tepkilere rağmen maske tartışmasında başa dönüldü. Tanesi 1 liradan maskeler tekrar satışa başlandı. Bir çalışan için doktorların tavsiyesine göre bir hesap yapılacak olursa; günde 5 maskeden 5 iş gününden 25 maskeyle haftada 25 lira, ayda ise 100 lira maske masrafı oluyor. 
 
Standart bir cerrahi maskenin maliyeti 60-70 kuruş arasında. En yüksek satış fiyatı ise 1 lira olacak. Maskeler 10 veya 50’lik paketler şeklinde satılıyor. Geçim derdine bir de maske derdini ekleyen asgari ücretli hesap yaparken, eczaneler ise başka bir soruna dikkat çekiyor. Satışı birkaç gün öncesine kadar yasak olduğu için pek çok eczanede maske stoku yok.
 
Maske kullanımına zorunluluk getiren Valiliklerin,  maske temin edemeyenler hakkında para cezası verileceğini duyurması meslek örgütleri tarafından tepkiyle karşılandı. Geçtiğimiz gün Aydın’ın Kuşadası ilçesinde bir yurttaşın maske takmadığı gerekçesiyle polis tarafından ters kelepçeyle gözaltına alınması ise maske tartışmalarını bir üst seviyeye taşıdı.
 
Mikrofon uzattığımız İstanbullular maskeye getirilen yeni düzenleye ve ceza uygulamalarına bir hayli tepkili.  
 
‘Sağlıkla dalga geçtiler, karikatürize ettiler resmen’
 
Hacer Alan, hükümetin maske dağıtımındaki belirsizliğinin salgına karşı yaklaşımını gösterdiğini belirterek, dile getirdiği tedbirleri de uygulamaktan uzak pratikler sergilediğini söyledi. Hacer, “Bugüne kadar ne bana ne de aileme mesaj veya bilgilendirme mesajı gelmiş değil. Hükümet olayı ciddiye almıyor. Bir gün ‘ücretsiz verilecek’,  öteki gün ‘para ile satılacak’ dendi. Ben ciddiye almak istiyorum ama hükümetin bu yaklaşımıyla olayın ciddiyeti kayboluyor. Çok sinirliyim. Halkın sağlığını düşünen de yok. Sonucu ölüm deniyor ama biri de çıkıp sormuyor ki ‘başka ülkelere verdiğiniz maskeleri kendi yurttaşlarınıza veremediniz mi?’ Mesajlar kime gitti? Ben kullanmamam halinde ceza alacağım maskeleri nereden bulacağım? Nasıl alacağım? Ben ne koronavirüsten ne hükümetin uygulamalarından ne de TV’ye çıkardıkları bilim insanlarından bir şey anlamadım. Sağlıkla dalga geçtiler, karikatürize ettiler resmen” diye konuştu.
 
‘Çalışamayan insanlar için çok zor olacaktır’
 
Ücretsiz izne çıkarılan işçilerin alım gücündeki zorluğa dikkat çeken Songül Tutmaz, maskelerin para ile satılmasına, “Çok üzülüyorum çok. Para ile satılması özellikle çalışamayan insanlar için çok zor olacaktır. Maskeyi yurtdışına yardım amaçlı veren devletin öncelikle kendi halkına bu imkânı sağlaması beklenirdi. Ama ne yazık ki olmadı” sözleriyle tepki gösterdi.
 
‘Büyük külfet’
 
Gülçin Aykul, ortalama bir ailede 4 kişinin yaşadığı varsayıldığında maske alımının büyük zorluğa düşüreceğini belirtirken, ücretsiz izne çıkarılan işçilerin durumuna dikkat çekti. Maskelerin eczanelerde ne ücretsiz verileceğinin duyurulduğu süreçte ne de satışına izin verildiği bu günlerde bulunamadığını söyleyen Gülçin, hükümetin insanların sağlığını büyük riske attığını kaydetti. Gülçin, “Maskenin tanesi 1 liradan satılıyor. 5 gün işe giden bir kişinin gün içerisinde iki kez maske değiştireceği düşünüldüğünde haftada 10 maske alması gerekecek. Bu durum asgari ücretle çalışan hatta koranavirüs salgını sonrası ücretsiz izin ile işten çıkarılanlar milyonlarca insan için büyük bir külfet” dedi.
 
‘İktidar halkı değil, sermayeyi koruyor’
 
Pandemi sürecinin iktidarın halk sağlığından uzak uygulamalarıyla sürdüğünü belirten Gülçin, sürecin faturasının yeniden emekçilerin omuzuna yüklendiğini vurguladı. Gülçin, “Zaten temel ihtiyaçların faturası, kira gibi ödemeler bu süreçte insanları daha çok boğar hale geldi. İktidar bu noktada çözüm üretmek yerine aksine yine kapitalist sermayeden yana çözümler bulmaya çalışıyor. Bugün normalleşme süreci adına alınan  pek çok karar da aslında sermayeyi korumak için verildiğini biliyoruz. Maskenin ücretlendirilmesi de buna bir örnektir” dedi.