4 yıldır oğlunun cenazesini alamıyor

  • 09:10 18 Mayıs 2020
  • Güncel
MARDİN - 4 yıl önce Nusaybin'de yaşamını yitiren ve cenazesi hala verilmeyen Abdulselam Değer'in annesi Leyla Değer, "Oğlumun mezarına gidip içimi dökmek istiyorum. Buna hakkımız var” dedi. 
 
Bölge illerinde, PKK'lilerin cenazelerine yönelik gerçekleşen saldırıların yanı sıra yıllardır birçok aile cenazelerini alıp defnetmek için mücadele ediyor. 2015 ve 2016 yıllarında ilan edilen sokağa çıkma yasakları sırasında yaşamını yitirenler arasında hala cenazesine ulaşılamayanlar bulunuyor. Mardin'in Nusaybin ilçesinde de aradan geçen 4 yıla rağmen hala ailelerine verilmeyen cenazeler var. HPG’li Abdulselam Değer’in (Kendal Qoser) annesi Leyla Değer (47) çocuğunun cenazesine ulaşamayan annelerden biri. 7 çocuk annesi olan Leyla, “ilk göz ağrım, ilk değerlim” dediği oğlu Abdulselam’ın cenazesinin 4 yıldır verilmesini ve Kızıltepe’ye defnetmeyi bekliyor. 
 
'DNA eşleşmesinin tutmadığını söylediler’
 
4 yıl önce oğlunun Nusaybin'de yaşamını yitirdiği haberini aldıklarını belirten Leyla, “Hemen sonra cenazemizi almak için kan örneği verdik. Nusaybin'e gidip cenazemizi almak için başvuruda bulunduk ama hiçbir cevap alamadık. Bir süre geçtikten sonra tekrar gidip kan verdik ve yeniden başvuruda bulunduk. Bu başvurumuz da olumsuz sonuçlandı. Birkaç ay önce Adli Tıp'tan çağırdılar ve cenazemizin olmadığını, DNA eşleşmesinin tutmadığını söylediler. Biz cenazemizi istiyoruz, kendi toprağımızda defnetmek istiyoruz. Tek isteğim Kendal'ımın cenazesini almak" diye konuştu.
 
'Haksızlığı asla kabul etmiyordu'
 
Abdulselam’ın haksızlığı kabul etmeyen ve tüm haksızlıklara karşı çıkan biri olduğunu kaydeden Leyla, oğlunun 23 yaşında hayatını kaybettiğini belirtti. Leyla, “Çok iyi, dürüst bir çocuktu. Daha çocukken çok hayali vardı Kendal'ımın. Hayalperest bir çocuktu. Gemilerinden bahsederdi. Her yerde gemileri olduğunu söylerdi. Hayal gücü çok genişti. 4 yıl önce Nusaybin'den şehadet haberini aldık. Orada olduğunu bilmiyordum. Bu kadar zaman geçti hala vermediler cenazesini. Yaşamını yitiren diğer arkadaşlarının mezarlarına gider orada içimi dökerdim. Şimdi gidip oğlumun mezarı başında içimi dökmek, nefes almak istiyorum. Niye bu eziyeti çektiriyorlar bize? 4 yıldır onu görme hasretiyle yaşıyorum. Uyumadan önce rüyamda görmek için dua ediyorum. Onun hasretiyle ölmek istemiyorum. Kemik de olsa kemiklerimi almak istiyorum” dedi. 
 
'Gözyaşları deniz oldu annelerin’ 
 
Son süreçte PKK'lilerin mezarlarına yönelik saldırılara tepki gösteren Leyla şu ifadeleri kullandı: " Bunu yapmaya hakları yok. Annelere bu eziyeti çektirmeye hiç hakları yok. Amaçları annelerin gözyaşlarını akıtmaktır, onları ağlatmaktır. Bunu yapmaya ne hakları var? Bütün annelere sesleniyorum, hepimiz bir olalım, ayağa kalkalım. Anneler artık ağlamasın. Gözyaşları deniz oldu annelerin. Artık dursun, kurusun bu yaşlar. Ben cenazemi almak istiyorum. Bir mezarı olsun, gidip gelebileyim istiyorum. Bu kadarına hakkımız var. Gidip cenazelerimizin mezar taşını kırdıklarında, isimlerini sildiklerinde ellerine ne geçiyor?”