Saldırıların hedefi Rosa Kadın Derneği örgütlenmeyi büyütüyor

  • 09:01 13 Haziran 2020
  • Güncel
Rengin Azizoğlu
 
DİYARBAKIR - Rosa Kadın Derneği’ne yönelik gözaltı ve tutuklamalara karşı hem Türkiye’den hem de uluslararası kadın örgütlerinden gelen desteğin ne kadar haklı işler yaptıklarını gösterdiğini belirten Rosa Kadın Derneği üyesi Neslihan Çoban,  “Saldırıları boşa çıkarmak için daha çok kadına ulaşacağız, bu operasyona olan öfkemizi, örgütlememize dökeceğiz” dedi.
 
Diyarbakır’da 22 Mayıs günü gerçekleştirilen siyasi operasyonlar sonucu çoğu Tevgera Jinên Azad (TJA) aktivisti, Rosa Kadın Derneği üye ve yöneticisi 18 kişi gözaltına alınmış, gözaltına alınanlardan Barış Anneleri Meclisi üyesi Havva Kıran’a ev hapsi verilmiş, 12 kişi de tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturma kapsamında 7 Haziran tarihinde yapılan ev baskınlarında da aralarında Rosa Kadın Derneği üyesi Suzan İşbilen ve Gülistan Nazlıer’in de olduğu 6 kişi gözaltına alındı. Gülistan Nazlıer tutuklanırken Suzan İşbilen ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
 
Rosa Kadın Derneği üyesi Neslihan Çoban,kadın çalışmalrını hedef alan politika ve saldırıları değerlendirdi.
 
‘Çok geniş kitlelere ulaşmayı başardık’
 
Bir buçuk yıllık süre zarfında önemli işlerin altına imza attıklarını söyleyen Neslihan, “Şehrimizde yaşanan kadın cinayetlerine karşı kitlesel yürüyüşler yaptık. ‘Yasta değil isyandayız’ diyerek şehri siyah ve mor renklere bürüdük, kadınlar balkonlarında ve araçlarında bu renklerle tepkilerini göstererek kampanyaya katıldı. Etkileşimde bulunduğumuz kadın kurum ve yapıların büyük desteğiyle çok geniş kitlelere ulaşmayı başardık. Yeri geldiğinde katledilen kadınların taziyelerine gittik ve tepkimizi, öfkemizi bilince çevirmek için cinayetin yaşandığı ilçelerde bildiriler dağıttık, farkındalık çalışmaları yürüttük” sözleri ile bugüne kadar yaptıkları çalışmaları özetledi.
 
‘Davalarda kamuoyu yaratarak basınç oluşturuyoruz’
 
Başvurucu şiddet mağduru yüzlerce kadına güven ortamı sağlamak için günün 24 saat çalıştıklarını kaydeden Neslihan, kadınları ihtiyaçları doğrultusunda yönlendirdiklerini aktardı. Faillerin hak ettikleri cezayı alabilmeleri için öldürülen kadınların davalarını takip ettiklerini dile getiren  Neslihan, “Her gün katiller ya serbest bırakılıyor ya da ‘iyi hal’ indirimliyle sembolik cezalar alıyor. Biz mahkemelerin görevlerini yapması için orada bulunup, kamuoyu yaratarak bir basınç oluşturuyoruz. Arkamıza dönüp baktığımızda bu kadar büyük çalışmalar nasıl bir buçuk yıl gibi kısa bir süreye sığdırılır diye düşünmeden edemiyoruz. Yönetimimiz hızla organize olup bir taraftan kurumsallaşma çalışmalarını bitirdi bir taraftan da bunca çalışma yapıp, bunca olaya müdahil oldu” diye belirtti.
 
‘Rosa etrafında kenetlenip mücadeleyi büyütelim’
 
Kadın ve çocuğa yönelik suç faillerinin serbest bırakıldığı infaz yasasına karşı da muhalefet geliştirdiklerini belirten Neslihan, “İktidarın tasarıyı istediği gibi geçirememesinde Rosa Kadın Derneği’nin ve destek aldığı kurumların, kadınların gösterdikleri tepkinin çok büyük etkileri olduğunu biliyoruz” dedi. Çıkarılmak istenen “istismar yasasına” da değinen Neslihan, teşhir ettikleri için bilinçli şekilde hedef seçildiklerini kaydetti. “Bizim buna muhalefet edeceğimizi bildikleri için yaşanan tutuklama ve baskıları bir gözdağı, bir sindirme ve korkutma hamlesi olarak görüyor ve değerlendiriyoruz” diyen Neslihan, “Saldırılar Rosa Kadın Derneği başta olmak üzere direnen tüm kadınlara ve kurumlara yapılmıştır. Bu bilinçle tüm kadınlara çağrı yapıyoruz; Rosa etrafında kenetlenip mücadeleyi büyütelim. Bakanlığa da çağrı yapıyoruz. Bu dernek kurulduğu günden beri ŞÖNİM’e yönlendirme yaparak ve diğer mekanizmaları çalıştırarak şiddetle mücadele etti, bu hukuksuzluğa onların da ‘dur’ demesi gerekir.” 
 
‘Pankartlarımız suç sayılmış’
 
Derneğin tüzüğünün dernekler masasında onaylandığını, çalışmaların resmi yürütüldüğünü ancak 8 Mart’ta kullanılan pankartların dahi suç olarak görüldüğünü vurgulayan Neslihan, 8 Mart mitingine taşınan tüm pankartların listesinin günler öncesinden emniyet yetkililerine bildirildiğini ve onay alındığını kaydetti. 
 
‘Başvurucular en ufak bir endişe duymasın’ 
 
Baskın esnasında kimi resmi evraklara el konulduğunu ancak bunların danışanlarına veya başvuruculara ait dosyalar veya evraklar olmadığını belirten Neslihan, “Bu konuda hiçbir başvurucumuzun en ufak bir endişe duymasını istemiyoruz, kişi mahremiyeti bizde esas olduğu için arkadaşlarımız bu konuda çok tedbirli davranıyor. Bu bilgilere çok özenli davranılıyor. Biz çalışanlar bile bu alanda çalışan komisyon dışında başvurucuların sorunları hakkında bilgi edinme hakkını kendimizde bulmuyoruz. Dolayısıyla herhangi bir risk yok, danışanlarımız gönül rahatlığı ile bizden destek talep edebilirler” diye konuştu. 
 
‘Saldırıları boşa çıkarmak için daha çok çalışacağız’
 
Neslihan, derneğin illegalize edilmek istendiğini ancak buna izin vermeyeceklerini vurgulayarak, Türkiye genelinde ve uluslararası aldıkları desteğin, ne kadar haklı işler yaptıklarını gösterdiğini söyledi. Operasyonun da bu şekilde boşa çıktığına işaret eden Neslihan, “Bu durumun düzeltilmesini istiyoruz. Saldırıları boşa çıkarmak için daha çok çalışacağız, daha çok kadına ulaşacağız. Rosa ailesi olarak daha çok büyüyeceğiz. Rosa tüm kadınların ailesi ve güç alıp güç verdiği merkez olacak. Bu operasyona karşı öfkemizi örgütlememize dökeceğiz. Hem Diyarbakır yerelinde kurulduğumuz günden beri desteklerini ve dayanışmalarını esirgemeyen sivil toplum alanında çalışma yürüten fedakar kadınlara, hem de bu süreçte destek mesajlarını açıklayan kadınlara sonsuz teşekkürlerimizi iletiyoruz” diye ekledi.