Cezaevi şartları nedeniyle çocuğundan ayrılmak zorunda kaldı

  • 09:05 13 Haziran 2020
  • Güncel
VAN - Koronavirüs salgını gerekçesiyle hızla yasalaştırılan infaz yasasında kapsam dışı bırakılanlar arasındaki cezaevinde bulunan kadınlar ve çocuklar, büyük risk altında. Bu süreçte çocuklar ya anneleri ile cezaevinde kalıyor ya da annelerinden ayrı bırakılıyor. Ebru Şimşek de 2 yaşındaki çocuğundan ayrı yaşamak zorunda kalanlardan.
 
Adalet Bakanlığı, TBMM'ye gönderdiği 2020 yılı bütçe raporunda, 355 cezaevinde 282 bin 703 tutuklu ve hükümlü bulunduğuna yer vermişti. 2019 Aralık ayında cezaevleri raporunu açıklayan Hak İnisiyatifi'nin verilerine göre de anneleri ile cezaevinde bulunan çocukların sayısı 2019 Kasım ayında 780'e ulaşmıştı. Bu sayı 2020 yılının ilk yarısında da yükseldi. Son örneği ise Diyarbakır’da Tevgera Jinên Azad (TJA) ve Rosa Kadın Derneği’ne dönük siyasi operasyonlarda gözaltına alındıktan sonra 24 Mayıs günü tutuklanan Gönül Aslan ve 3 yaşındaki çocuğu Dilgeş oldu. Gönül, çocuğu ile 9 Haziran’da tahliye olsa da çocuğuyla cezaevinde kalan ya da çocuğundan ayrı kalan çok sayıda tutsak kadın bulunuyor.
 
Cezaevindeki kadın ve çocukların, hasta tutsakların pandemi sürecindeki kritik durumu ortadayken, 14 Nisan’da çıkarılan infaz yasasında ayrımcı bir uygulama ile hem siyasi tutsaklar hem de risk grubundakiler kapsam dışı bırakıldı. Van T Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan Ebru Şimşek de bir süre çocuğuyla kaldıktan sonra, cezaevi koşulları nedeniyle tahliye edilmek yerine çocuğundan ayrılmak zorunda bırakıldı. Ebru’nun eşi Mustafa Şimşek, eşinin ve çocuğunun durumuna ilişkin konuştu.
 
‘Çocuk Ebru’ya ait değil’ denilerek annesine verilmedi
 
Mustafa, Ebru’nun 2009 yılında tutuklandıktan sonra 2 buçuk yıl tutuklu kaldığını, 2018 yılında ise 6 yıl 3 aylık cezası onandıktan sonra hakkında tutuklama kararı çıkarılarak tekrar tutuklandığını dile getirdi. Ebru cezaevine girdiğinde çocuğunun 2 yaşında olduğunu anımsatan Mustafa, “Çocuğum annesinden ayrı geçirdiği üç aylık süreçte çok zor zamanlar geçirdi. Resmi nikâhımız olmadığı ve Ebru evde doğum yaptığı için çocuğun Ebru’ya ait olmadığı iddia edilerek çocuk annesinin yanına alınmadı” ifadelerini kullandı.
 
‘Çocuğu annesine vermedi’ 
 
Mustafa, çocuğunun annesiz geçirdiği sürece dair şunları paylaştı: “Çocuğumu kucaklayıp adliye binasına gittim ve savcıya ‘Çocuğu susturamıyorum annesini istiyor’ dedim. Savcı bana ‘Çocuğu çıkarmadığın takdirde gözaltına alırız seni’ dedi. Savcı Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü’nü arayacağını ve çocuğu vereceğini söyledi. Ben de çocuğumu vermeyeceğimi, zor kullanıldığı takdirde açlık grevine gireceğimi söyledim. Bunun üzerine savcı beni odasına alarak, resmi nikâh olmadan çocuğu cezaevine almayacağını söyledi. Çocuğumu eve götürmek zorunda kaldım.”
 
‘Cezaevi koşullarından kaynaklı çocuk psikolojik travma yaşadı’
 
Savcının Ebru’ya “pişmanlık” dayattığını, bunu da “çocuğu vermemekle” tehdit ederek yaptığını söyleyen Mustafa, çocuğun üç ay sonra annesine verildiğini dile getirdi. Mustafa, “Cezaevi doktorları cezaevi koşullarının ve mimari yapısının çocuk için uygun olmadığını, bulunduğu olumsuz durumların sağlıklı gelişimi açısından olumsuz etkileri olacağını, dışarı çıkarılması gerektiği söyledi. Bu durumdan kaynaklı çocuğu haftanın birkaç günü eve getiriyordum fakat annesini istiyordu. 2019 Kasım ayında çocuğumu annesinden almak zorunda kaldım” dedi.
 
‘Kalp hastalığı başladı’
 
Mustafa, koronavirüs sürecinde cezaevindeki koşullara da işaret etti. Ebru’nun cezaevine girdikten sonra kalp ritim bozukluğu rahatsızlığı oluştuğunu kaydeden Mustafa, salgına karşı da önlem alınmadığını dile getirdi. Maske ve eldivenin yüksek fiyatlara satıldığını, günlük bir bardak çamaşır suyu verildiğini ifade eden Mustafa, “Tahliye edilen kişilerden kaynaklı boşalan koğuşlar birleştirildi. 12 kişi kalması gereken koğuşlarda 20 kişi kalıyor. Kış mevsimlerinde pencereler açılmadığı için havasız kalınıyor, yaz mevsiminde ise tutuklular kişi yoğunluğundan kaynaklı kokudan rahatsız oluyor. Telefona çıkarıldıkları zaman ise sosyal mesafeye dikkat edilmiyor” şeklinde konuştu.