‘Tacize uğrasam polise, bekçiye gitmem’

  • 09:09 14 Haziran 2020
  • Güncel
Melike Aydın
 
İZMİR - Bekçilere kimlik sorma ve silah taşıma yetkilerinin verilmesini Kürt kentlerindeki koruculuğa benzeten kadınlar, gece sokakta yürürken polis ya da bekçiye güvenmediğini dile getiriyor. Kadınlar, “güvenlik” adı altında çıkarılan yasanın tam tersi güvensizliği arttıracağını düşünüyor.
 
“Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu” teklifi TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaştı. Yasa ile birlikte bekçilere protesto gösterilerine müdahale, kimlik sorma, üst araması yapma ve silah kullanma yetkileri verildi. Uzun süredir gündemde olan ve kamuoyunda “bekçiler yasası” olarak bilinen tasarıya karşı tepkisi dile getirenler, toplumda güvensizliğin daha da artacağına dikkat çekmişti. Kadınlar, kendileri için tehdit oluşturduğunu düşündükleri yasaya tepkili.
 
‘Hiçbir sorun baskıyla çözülemez’ 
 
Karşıyaka ilçesinde Mavişehir’de yaşayan Melahat Can, sitelerde özel güvenlik olduğu için bekçilerin bulunmadığını söyledi. Silaha her zaman karşı olduğunu belirten Melahat, “Her an yoldan gelip geçenlere kimlik soramaz. Çok tepkiliyim. Amerika’da siyahinin ölümünü gördünüz. Öyle olmamalı. Maske konusunda maddi cezalar çok yüksek, sürekli cezalar kesiliyor. Fırsatı ganimete mi çeviriyorlar? Hiçbir sorun baskıyla, yasakla çözülemez” dedi.
 
‘Polis de hakkaniyetli davranmıyor’
 
Semra Çetin, polis ve bekçilerin silah kullanmalarının sakıncalı olduğunu vurguladı. Polisin de hakkaniyetli davranmadığını ifade eden Semra, “Bu da eğitim yetersizliğinden. Benim oğlumun yetkisi var ama eve gelirken polis ona küfrediyor. İşsizlik diz boyu insanlar da başvuruyor” diye konuştu.
 
‘Hükümetin kendine yakın kolluk gücü çalışması’
 
Kadın olarak gece yolda yürümenin kendisini tedirgin ettiğini kaydeden Melis Yerlikaya, “Silah kullanacak kişilerin insan hakları eğitimi alması şart. İşsizler başvuruyordur. Belli bir yaşa gelince aile kurmak için tercih ediyorlardır, düzenli maaşı olsun diye. Hükümetin kendine yakın bir kolluk gücü çıkarma çalışması var” ifadelerini kullandı.
 
‘Bekçi ile korucu aynıdır’ 
 
Yaklaşık 50 yıldır Kadifekale’de yaşayan Emine Korkut ise mahalledeki uyuşturucu kullanımının arttığını belirterek, “Karakola alınıyor, arka kapıdan salınıyorlar. Ceza verseler biterdi ama bitmiyor. Bekçi ile korucu aynıdır. Korucunun iyisi olur mu” diye sordu. 
 
‘Gece en çok polislerden korkarım’ 
 
Kadifekale’ye 1969’da yerleşen Hasina Kaygısız da son iki yıldır polislerin sürekli mahalle içinde dolaştığını belirterek, “Çünkü burası Kürt semti. Gece yarısından sonra uyuşturucu satıcıları buradalar. Burada polis yokken bunlar da yoktu. Akşam kızım eve geç gelirse en çok polislerden korkarım” dedi.
 
‘Belli ki güvensizliği onlar yaratıyor’
 
Nurdagül Çelik, polis ve bekçilere güvenmemesinin nedenlerini şöyle anlattı: “Bekçi, polis varken Kadıköy’de sivil bir araba beni takip etti 500 metre ilerde polis vardı ve gitmedim yanına. Korktum ama o araba korkmuyordu aksine çok rahattı. Danışıklı dövüş yapıyorlar çünkü. Bir tacize uğrasam ilk olarak yakınımdakileri ararım. Bu ülkeyi koruyorlar ve ben hala güvende değilsem belli ki güvensizliği onlar yaratıyor.”
 
‘Kadın haklarına müdahale olacaktır’
 
Özgür Genç Kadın’dan Nagehan Sümer de sokaklarda kadınların can güvenliğinin olmadığını belirterek, şunları söyledi: “Bekçilerin yetkilerinin arttırılması ile özel hayatımıza müdahale edecek olması bizi tedirgin ediyor. Biz zaten erkeklerin korumasına ihtiyacımız olmadığını söylüyoruz. Bu nedenle bekçilerin haklarının genişletilmesinin, kadınların haklarına müdahale olacağını düşünüyorum.”
 
‘Polis ve bekçi şiddeti arttı’ 
 
Devrimci Öğrenci Birliği’nden Melda Barutçu ise pandemi sürecinde kadınlara yönelik ev içi şiddete karşı önlem alınmadığını, bu süreçte polis ve bekçi şiddetinin de arttığını dile getirdi. İktidarın Gezi direnişi gibi protestoların yaşanmasından korktuğunu dile getiren Melda, “Bundan dolayı bekçi ve polis herkesin gözünün önünde şiddet uyguluyor. Örgütlü halktan korkuluyor. Sistem bunu bildiği için faşizmi açıkça gösteriyor. Irkçılık, homofobi, Kürtlere yönelik saldırılar arttı. Halk tepki vermezse çürüme olacak. İnfaz yasası ile katilleri, kadına şiddet uygulayanları dışarı saldırlar. Yasalar erkek egemen sistemi korumak üzerine yapılıyor” dedi.