Edirne yürüyüşünün startı verildi: Yürüyüşümüz soluksuz

  • 18:45 15 Haziran 2020
  • Güncel
EDİRNE - HDP’nin “Darbeye Karşı Demokrasi Yürüyüşü”nün Edirne kolunun startı Edirne Cezaevi yakınında verildi. Burada konuşan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, yürüyüşlerinin 82 milyonun geleceği için olduğunu yineleyerek, "Milyonların sesiyiz. Yürüyüşümüz soluksuz" dedi. 
 
Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) Hakkari ve Edirne’den Ankara’ya doğru “Darbeye Karşı Demokrasi Yürüyüşü” şiarıyla başlattığı ve saldırı gerçekleştirilen Edirne kolunun startı, Edirne Cezaevi yakınında verildi. Aralarında HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, Halkların Demokratik Kongresi Eşsözcüsü (HDK) İdil Uğurlu, DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş, Ezilenlerin Sosyalist Partisi Eş Genel Başkanı Özlem Gümüştaş’ın da bulunduğu heyet, polis saldırısı ve engellemelere rağmen Edirne’ye ulaştı.  Burada heyet, üzerlerinde “Em bi hev re”  yazılı önlükler giydi.
 
İkinci bir eylem 
 
Pervin ve beraberindekiler ardından partinin önceki dönem Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın tutuklu bulunduğu Edirne Cezaevi önüne doğru yola çıktı. Fakat heyetin cezaevi önüne gitmelerine izin verilmedi. Cezaevine yakın bir noktaya kadar gitmelerine izin verilen heyet, burada zılgıtlar eşliğinde halay çekti, “Hep birlikte özgürlük, adalet”, “İş, aş, ekmek” yazılı dövizler taşıdı.
 
HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, burada yaptığı konuşma ile yürüyüşlerinin startını verdi. Pervin'in konuşmalarından satır başlıkları şöyle:
 
‘82 milyon için yola çıktık’
 
“Biz bugün darbeye karşı demokrasi mücadelesini yürütürken, bu yürüyüşü düzenlerken, sadece HDP’nin ya da sadece Kürtlerin değil, Türkiye’de yaşayan 82 milyon insanın kardeşçe, barış içerisinde ama özgürce yaşayabileceği bir geleceği vaat ederek yola çıktık. 
 
Uzun soluklu bir yürüyüş
 
Bizim yürüyüşümüz dün başlayan yarın bitecek olan bir yürüyüş değildir. Bizim yürüyüşümüz uzun soluklu, demokrasiye, barışa ve adalete kavuşana dek devam edecek olan bir yürüyüştür. 
 
Bugün cezaevlerinde binlerce insan var. İşte bu yürüyüş, cezaevlerinde olan arkadaşlarımızın, yoldaşlarımızın özgürlüğüne kavuşana dek devam edecek olan bir yürüyüştür. Burada, Edirne Cezaevi’nde, milyonların iradesi olan Selahattin Demirtaş'ın ve Abdullah Zeydan’ın özgürlüğüne kavuşana dek devam edecek olan bir yürüyüştür. Bu yürüyüş Gültan Kışanak’ın, Sebahat Tuncel’in, İdris Baluken’in, Bekir Kaya’nın, Osman Kavala’nın iradesinin gasp edilmesine karşı başlatılan bir yürüyüştür.
 
Milyonların sesiyiz
 
Leyla Güven'in, Musa Farisoğulları’nın, Enis Berberoğlu’nun haksız ve hukuksuz şekilde milletvekilliklerinin düşürülmesine karşı bir yürüyüştür. Cezaevlerinde barışı, demokrasiyi isteyen aydınlar, yazarlar, akademisyenler özgürlüğüne kavuşana dek devam edecek olan bir yürüyüştür. Çünkü biz sadece bir halkın bir topluluğun ya da bir kesimin değil bugün mağdur edilen, hakları gasp edilen milyonların sesiyiz.
 
HDP, bugün Türkiye’de milyonların oyunu alan bir partidir. Böyle kısıtlamalarla halkımızla bir araya gelişimizi engellemekle HDP’yi engelleyeceklerini zannedenler büyük yanılıyorlar. HDP duracak, HDP taviz verecek, HDP boyun eğecek, HDP diz çökecek bir parti değildir. Bugün amacımız Hakkari'deki Zap suyu ile Edirne’deki Meriç Nehri’nin buluşmasına dair bir yürüyüştür.
 
Tanımıyoruz
 
Biz biliyoruz ki siyasi darbeler sonucunda milyonlarca insanın hakkı ve hukuku gasp edildi. Bu ülke yıllardır aslında darbelerle mücadele eden bir ülkedir. Askeri darbeler karşısında milyonların bir araya geldiği, darbelere karşı durduğu bir ülkedir. Ancak AKP Hükümetinin yaptığı siyasi bir darbedir. Gasp iradesidir ve Türkiye halklarının seçmiş olduğu milletvekillerine, belediye eşbaşkanlarına, onların temsilcilerine dönük bir irade gaspıdır. Bu irade gaspını asla tanımıyoruz, asla kabul etmiyoruz.”
 
Açıklamanın ardından heyet yürüyüşlerinin ilk durağı olan İstanbul’a doğru yola çıktı.