Hakkari’de OHAL: Kent değil, askeri üs gibi

  • 09:03 16 Haziran 2020
  • Güncel
HAKKARİ - Valilik yasakları, her sokak başında bulunan panzerler, polisler ile OHAL’in hala devam ettiği Hakkari’yi anlatan HDP Hakkari Merkez İlçe Eşbaşkanı Sinem Seven, “Hakkâri bir il değil de Türkiye’nin askeri üssü gibi görünüyor” yorumu yaptı.
 
Türkiye’de 15 Temmuz 2016’da gerçekleşen darbe girişimi sonrası 20 Temmuz’da olağanüstü hal (OHAL) ilan edildi. İki yıl süren OHAL sürecinde insan hakları ve hukuk aksıya alındı. OHAL, 19 Temmuz 2018’de resmi olarak kaldırılsa da darbe öncesinde de var olan “valilik yasakları” OHAL sürecinde ve sonrasında aralıksız devam ediyor. “Özel güvenlik bölgesi” adı altında kırsal alanlar yasaklanırken, kentlerde ise 15 veya 30 günlük eylem, etkinlik yasağı uygulanıyor. Yasakların biri biterken, diğeri başlıyor.
 
Sokaklarında gece gündüz polislerin dolaştığı, zırhlı araçların konuşlandırıldığı yasakların uygulandığı kentlerden biri de Hakkari. Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkari Merkez İlçe Eşbaşkanı Sinem Seven, bu uygulamaların psikolojik baskı yaratma ve sindirme amacıyla devam ettirildiğini dile getirdi.
 
‘Halk tehdit edilerek susturulmaya çalışılıyor’ 
 
HDP’nin iki dönemdir yerel seçimler ve milletvekili seçimlerinde büyük bir farkla kazandığını hatırlatan Sinem, buna rağmen kayyım atamaları yapıldığını, eşbaşkanların tutuklandığını ifade etti. Son olarak HDP’li milletvekilleri Leyla Güven ve Musa Farisoğulları’nın milletvekilliklerinin düşürülmesine dikkat çeken Sinem, “Buna yönelik halktan büyük tepkiler var ama halk ekmeği, aşı, anne, baba, çocuğuyla korkutuluyor. Yani, ‘karşı çıkarsan seni, çocuklarını, anne, babanı tutuklarız’ gibi politikalarla halkı korkutarak sindirmeye, susturmaya çalışıyorlar. Halkımız her seferinde sandıkta cevap oluyor” diye konuştu.
 
‘Yasaklar sadece HDP için geçerli’
 
Son birkaç yıldır HDP olarak halkla eylem ve etkinliklerde buluşamadıklarını söyleyen Sinem, 15 günde bir eylem ve etkinlik yasağının getirildiğini, bu yasağın da sadece HDP için geçerli olduğunu kaydetti. Sinem, yasak sürecinde farklı parti ve kurumların etkinlik yaptığını belirtirken, “Birkaç ay önce bir yürüyüş düzenledi ve yürüyüşe herhangi bir engel çıkarılmazken biz parti olarak en ufak bir basın açıklaması yapacağımızı söylediğinizde kolluk güçleri müdahale ediyor. İçeride yaptığımız etkinliklere bile kamera sokmaya çalışıyorlar. Buna karşı çıktığımızda ise yapılmasına izin vermeyeceklerini söylüyorlar” ifadelerini kullandı.
 
‘Her adım başında polis var’
 
Kentte uzun zamandır “güvenlik” adı altına her yerde polisin bulunduğunu, son zamanlarda ise yoğunlaştığını dile getiren Sinem, “Birçok mahallede polis noktaları oluşturuldu. Sokak başlarında zırhlı araçlar bekliyor. Merkeze çıktığımızda, sokak başında, marketlerde veya herhangi oturulacak bir yerde, kafede, lokantada karşınıza uzun namlulu silahlı kolluk çıkabiliyor. Dışardan baktığımızda Hakkâri bir il değil de Türkiye’nin askeri üssü gibi görünüyor” dedi.
 
‘Parti yönetici ve üyeleri sürekli izleniyor’
 
“Parti yöneticilerimiz ve üyelerimiz üzerinde psikolojik etki yaratılmak isteniyor” diyen Sinem, kendilerine dönük baskılara ilişkin şunları söyledi: “Parti yöneticilerimiz ve üyelerimiz il dışına çıkışlarda, kente girişlerde polis noktalarında bir saat kadar bekletiliyor. Parti binasından çıkarken evlerine kadar ya da şehirdışına kadar takip ediliyor. Partiye giriş çıkışların sürekli kamera ile izlenilmesiyle, fotoğraflar çekilmesiyle psikolojik baskı yaratılmak isteniliyor. Özelikle birkaç yıldır arkadaşlarımız araçlarla takip ediliyor ve tehdit mesajları geliyor. Arkadaşlarımızın araçları herhangi bir yere görüldüğü zaman direkt takibe alınıyor. Mahalle girişindeki polis noktalarında bekletiliyor. Bu uygulamalara ben de maruz kaldım.”