Dr. Gülgün İncirci’den YKS ve LGS uyarısı

  • 09:02 18 Haziran 2020
  • Güncel
 
ANKARA - Önümüzdeki dönemlerde yoğun bakım ve entübe hasta sayısının artabileceğini ve bununla birlikte hayatını kaybedenlerin sayısında artış yaşanabileceğini kaydeden Dr. Gülgün İncirci Kıran, yapılması planlanan YKS ve LGS sınavlarının da vaka sayılarındaki artışı yükselteceği uyarısında bulundu. 
 
Türkiye’de normalleşme adımlarının hayata geçirildiği 1 Haziran’dan bu yana geçen iki haftada vaka sayısı son bir ayda en yüksek seviyeye ulaştı. Sağlık Bakanı’nın en son açıklamalarına göre günlük vaka sayısı bin 600 bandında seyrederken yoğun bakım ve entübe olan hasta sayılarında da ciddi bir artış yaşandı. Seyahat yasağının kaldırılması ve turizmin normal şekilde devam etmesi vaka sayısındaki artışı tetiklerken, kurum sınavları da artık normal bir şekilde yapılmaya başlandı. Önümüzdeki hafta Türkiye’de yaklaşık 2 milyon öğrenci Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) ve Lise Geçiş Sınavı’na (LGS) girecek. Uzmanlar vaka sayılarında artış yaşanırken, sınavlaral sosyal hareketliliğin en üst seviyeye ulaşacağını belirterek bu durumun salgının gidişatını uzatacağına dikkat çekiyor.   
 
Ankara Tabip odası (ATO) üyesi ve aynı zamanda TED Ankara Koleji İşyeri/Okul Hekimi Dr. Gülgün İncirci Kıran,  “normalleşmede” vaka sayıların artmasını ve Türkiye’nin salgın yönetimini değerlendirdi.
 
‘İyileşen hasta sayısı azalırken kaybettiğimiz hasta sayısı artacak’
 
Artan vaka sayılarının yanı sıra iyileşen hasta sayılarında da ciddi bir azalmanın söz konusu olduğunu kaydeden Gülgün, “Önümüzdeki süreçte iyileşen vaka sayısı azaldığı için yoğun bakımda tedavi gören hasta sayısı da artacak.  Yoğun bakımın artması demek komplikasyonlu hastaların artması anlamına geliyor. Sonuçta yavaş yavaş kaybettiğimiz hasta sayısı da artacak. Bunlar kademe kademe artıyor. Önümüzdeki günlere yaşamını kaybedenlerin sayısında da artış yaşanacak” dedi.
 
Normalleşme adımları
 
Normalleşmenin birdenbire olmasının herkeste bir gevşeme yarattığına dikkati çeken Gülgün, “Eğer kademeli bir geçiş olsaydı; işletmelerde belirli bir sırayla açılsaydı, fabrikalar, bütün sosyal mekanlar belirli sürelerde ve zaman diliminde açılmış olsaydı AVM’lerin açılmasında bu kadar acele edilmeseydi vaka sayısında bu durumda olmayacaktık. Bunu zamanında söyledik; henüz vakalar binin altına düşmemişken maalesef normalleşme başladı. Dolayısıyla da bu beklenen bir süreçti aslında” ifadelerini kullandı.
 
İkinci dalga tartışmaları
 
İkinci dalga tartışmalarına değinen Gülgün,  henüz birinci dalganın bitmediğini ve bu durumda ikinci dalgadan bahsedilemeyeceğine işaret etti.  Gülgün, sözlerini şöyle sürdürdü:  “Ayrıca bu durumda buradan bir başarı öyküsü çıkarılamaz. Türkiye şu an toplumsal hareketliliğin yoğun olduğu bir dönemi yaşıyor. Asker uğurlamaları başladı. Düğünler, nişanlar geleneksel bir şekilde tekrar eskisi gibi yapılmaya başlandı. Geçen günlerde yapılan bir asker uğurlaması nedeniyle aynı aileden 3 kişi pozitif çıktı ve bütün bir çevre karantinaya alındı. Bir yandan sınavlar yapılmaya devam ediliyor. Geçen hafta sonu bir öğrenci sınavda pozitif çıkmış ve salonda bulunan herkes karantinaya alınmıştı.”
 
5 milyon nüfus hareketliliğin yaşanacağı YKS ve LGS sınavı
 
Önümüzdeki haftalarda yapılması planlanan YKS sınavına yaklaşık 2 milyon öğrencinin gireceğini vurgulayan Gülgün, öğrencilerin velileri ile birlikte bu sayının dört milyona yükseleceğini kaydetti. Bu dört milyon kişinin toplu taşıma kullanacağını ifade eden Gülgün,  “Artı sınav salonlarında 800 bin gözetmen olacak. Bir o kadar da güvenlik personeli olacak. Yani nereden bakarsanız 5- 5.5 milyon kişilik bir nüfus hareketi olacak. Sınav telaşı ile sosyal mesafeye uyulamayacak. Çocuklar sınav stresi ile maskeyi çıkaracak ve iki saat boyunca olası bir virüs yükü ile karşılaşacaklar. Dolayısıyla bu durumun vakalara bir yansıması olacak. Bu yüzden YKS ve LGS’nin ertelenmesi gerekiyor” diye belirtti.
 
Mevsimsel göçlerin yaşandığı kentlerde salgın durumu
 
Salgının yaz sürecinde de devam etmesi ile geleneksel toplumsal hareketliliğin vaka sayılarının artışını etkilediğini vurgulayan Gülgün, “Bir yandan düğün dernek gibi etkinlikler bir yandan da  mevsimsel işçi göçleri başladı. Çukurova’da olsun, Karadeniz’de olsun hatta Ankara ilçeleri Beypazarı, Bala, Polatlı gibi göçmen işçilerin geldiği yerlerde vaka sayılarında artış yaşanıyor. Bu durumu yakında farklı şehirlerde de göreceğiz. Geleneksel nüfus hareketliliğin de göz önüne alınması gerekiyor” diye ekledi. 
 
Hastanelerdeki doluluk oranı, enfekte olan sağlık çalışanı
 
Normalleşme adımlarından ilk olarak 20 Mayıs’ta söz edildiğini anımsatan Gülgün, Haziran ayının başlangıcında vakaların azalması ile birlikte bazı hastanelerin pandemi kliniklerini kapattığını ve normal işleyişe devam ettiğini belirtti.  Gülgün, “Şehir Hastanesi’nde iki kule kapatıldı, bir kule ile devam etmeye başlandı. Ama Türkiye genelinde yüzde 20’lik bir artış oldu. Ankara genelinde de öyle. Bütün hastanelerde hem poliklinikteki hasta sayısı hem de servisteki hastalar artmaya başlayınca kapatılan pandemi klinikleri yeniden açılmaya başladı. Mesela; Şehir Hastanesi, Hacettepe ve İbni Sina’nın popülasyonu arttı. Özellikle İbni Sina’da sağlık çalışanı açısından da yoğun bir hasta popülasyonu var” şeklinde konuştu.
 
Enfekte olan sağlık çalışanı sayısının artma nedeni
 
Gülgün, konuşmasının devamında sağlıkçılar neden bu süreçte daha fazla enfekte oluyor? sorusunu “Çünkü normalleşme süreci ile birlikte normal klinikler başladı. Pandemi sürecinde bekleyen hastalar bu süreçte hastanelere yoğun olarak gelmeye başladı. Ertelenmiş ameliyatlar yapılmaya başlandı. Gelen vakaların arasında asemptomatik taşıyıcılar olduğu için bunlarda test edilemeyince sağlıkçılar daha fazla enfekte olmaya başladı. Biz önümüzdeki dönemde bu yükün, yüzde 20’lik vaka artışının en çok sağlıkçılar üzerinde etkili olacağını düşünüyoruz. Çünkü bir yandan hala sağlıkçıların kişisel koruyucu ekipman eksikliği tam olarak giderilemedi” sözleriyle yanıtladı.
 
Salgın yönetim süreci
 
Sürecin başından beri şeffaf yürütülmediğini söyleyen Gülgün, TTB ve Tabip Odaları’nın “epidemiyolojik veriler açıklansın” çağrısını sürekli yinelediğini vurguladı.  Gülgün, “Nedir epidemiyolojik veri? Salgının yaşa, cinsiyete, hastalıklara, sınıf farklılıklarına, il ve ilçelere göre dağılımı… Ancak ne yazık ki Sağlık Bakanlığı hala verileri açıklamıyor. Öte yandan sadece testi pozitif olan vakalar açıklanıyor, onun dışında vakalar açıklanmıyor. Hala şeffaf olmayan politikalar devam ediyor.  Hala çok geç kalınmış değil. Şu andan itibaren tedbirlerin daha sıkı bir şekilde alınması, vatandaşların bu konuda net olarak uyarılması, bir gevşeme döneminden vazgeçilmesi ve hala virüsün ilk aylardaki gibi yayıldığın vurgulamak gerekiyor. Virüs nisan ayında ne hızla yayılıyorsa şu anda aynı hızla yayılıyor” uyarısında bulundu.